Masthead header

Category Archives: ömer turan

Bella, odasında yatağına uzanmış ders çalışıyordu. Orhan Veli, kapıdan uzun uzun genç kızı seyrettikten sonra salonun köşesindeki küçük masaya oturur ve cebinden çıkardığı kâğıda bir şeyler karalayıp yeniden odaya yönelir. Kâğıdı Bella’ya uzatır ve “Bu şiiri sana yazdım” der. Uzanıp yatıvermiş, sere serpe; Entarisi sıyrılmış, hafiften; Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor; Bir eliyle de göğsünü tutmuş. […]

devamını oku »

Küçük Şeyler Mevsimi / Öteki Yayınevi   kimseden mektup beklemedim  erken söktüm yazıyı bulut dilinden  bir çingene gösterdim kendimdir diye  saçındaki çiçeğe sokuldu dünya  koynundaki yaprağa ben öyle uzağımda dal gibi inceldim kuş yuvalarına özendim bir zaman sırtımdaki kamburu gösterdiler seni ürperen tenimden bildim kesik kadının seğirmesinden (Akşamın İçinden Geçen Kadınlar / S: 10) Kendi gerçeğini, […]

devamını oku »

Sevgili okur Elinden geldiğince şiir okuyorsun, şiir üstüne düşünüyor, şiir yazılarını, eleştirel bakış açılarını ve kitap tanıtımlarını takip ediyorsun. Estetik bir bilincin, eleştirisel bakışın ve biçimlenmiş bir şiir dünyan var. Dizelerin üzerinde parmaklarını ve gözlerini dolaştırıyorsun güzelce. Öyle anlam ile kurduğun ilişkiyle. Öyle imgeyle çıktığın yol ile. Öyle bir boyuttan başka boyutlara, ilk söze… Uzun […]

devamını oku »

“Özgün sanatçı taklit etmeyendir.’’ minvalinde bir söz var mıdır bilmiyorum. Bir yaratma uğraşı olan sanat, sanatçının arayışıdır hep. Kesin bir menzil, kesin bir netice yoktur onda. Beşikten mezaradır. Özgünlüğünü yakalayabilen, ‘’kendine’’ yönelen sanatçılar, koşularda birinci olurlar. Edebiyatta, resimde, müzikte, sinemada ve dahi diğer sanat dallarında emsal olmuş, ses olmuş bütün sanatçıların yapıtlarında tarih edilemeyen bir […]

devamını oku »

Şiirin yarıştırılmasına öteden beri hep karşı oldum. Bu benim şahsi düşüncem, katılırsınız ya da katılmazsınız. Özellikle de paralı bir ödülü, şiirin ruhuna ve duygu dünyasına hiç yakıştıramıyorum. Bu yüzden de kapitalizmin lekeli araçlarıyla şiiri yan yana getirmenin kaçınılmaz bir çürümeye neden olacağını söyleyip duruyorum. Çünkü kapitalist kuşatmanın şiiri fazlasıyla inciteceğini düşünüyorum. Şiirin yaratım süreci ve […]

devamını oku »

Ne karakış ne rüzgâr, bir şairin ölümüdür dünyayı soğutan demek ki.  Benim şarkım küçük Bir ölüyle doğrulandı bu akşam  Şiirden bir dize daha koyduk acının yanına. Adnan Azar’ı kaybettik…  Ölümle yaşam arasındaki o ince çizgi, susmakla konuşmak çelişkisi, gülmekle ağlamak kardeşliği; şimdi bunlar bir şarkıdan dağılıyor göğe ve sulara. Hangi şiir hangi yaşamın eşi ya […]

devamını oku »

kapının arkasına astığımız kanlı gömleklerimizdir zaman şimdi hangi suda kocayacağız nasıl toplayacak kadınlar çocuklarını sokaktan   ne tez geldiler   patiklere annem seslerini işliyordu kırlangıçtı yuvasındaydı gözlerimi büyüten tarla vardı bir de yol şimdi kim ne ara döktüyse taşlarını   oradan mı geldiler İşte bu dizelerle giriyorum E. Sema Sezen’in “Eskidi Gitmek de” adlı şiir […]

devamını oku »

Şair Ömer Turan 14 Kasım Perşembe günü, 19:00-21:30 saatleri arasında Kafka‘da okurlarıyla buluşuyor. “Şiir ve Erotizm” başlıklı söyleşinin ardından şair kitaplarını imzalayacak. Adres: Olgunlar Sok. 9/A Kızılay Organizasyon ve İletişim: Fettah Köleli (0535 258 28 19) Ömer Turan, 1971 yılında Trabzon’da doğdu. İlk şiiri Ankara’da yayımlanan Hayal dergisinde yer aldı (2006). Yazı ve şiirleri sırasıyla Mortaka, Kıyı Kültür Sanat, Maviada, Çalı, Cümle, […]

devamını oku »

fırtınadan geçmiş diliyle ardıcın dokunsam tene akışını duysam nabzında yasmin’in beni bilse yasmin ardıcı bilse tenlerimiz geçse yan yana aynı köprüden aynı suya düşse   suyu bilse  Bu dizelerle başlıyor Emel Kaya’nın “Ten Tarihi” yolculuğu. “Yasmin”i bir ten tasarımı olarak kabul edersek, bu tasarımı şekillendiren ve birbiri için başat konumda olan birçok ana temadan da […]

devamını oku »

Karanlığın içinde bir şarkı mırıldansak Sanki bir bardak boydan boya çatlayacak Veya bir şarkının içinde karanlıksak Bilemeyiz hangi nota uçurumdan atlayacak Bu dizeler Emre Polat’ın Mühür Kitaplığı’ndan çıkan “Vukuat Vardiyası” adlı ilk şiir kitabından. Edebiyatseverlerin çok yakından tanıdığı Mühür Dergisi’nin kardeş kuruluşu olan Mühür Kitaplığı, kuruluşundan bu yana önemli ve nitelikli kitaplara imza atıyor. Daha […]

devamını oku »

Tersine sularda bata çıka çırpınır durur şimdi eski bir yalnızlık Masum bir sıyrık mı diyelim onca kırıma?  Yukarıdaki dizeler Ahmet Günbaş’ın son şiir kitabı Rüzgâr Akıllı’dan. İnsanlık geleneğinin büyük bir kısmını savaşlar oluşturuyor yargısından yola çıkarsak, Günbaş’ın bu dizeleri kitap boyunca diğer dizelere de yoldaşlık yapmaktadır. Öyle ki “Manşetlerden kanhaberler damlarmış, vebalım boynuna sus!” diyecek […]

devamını oku »

Ne kolay yazdı gazeteler, Ahmet Erhan öldü dediler.  Sözcükler gülümsemeyi kesti. İçten içe bir sıkıntı, yolcusuz ve dilsiz… Şiirlerin şimdi, ne yana aksa yalnızlıkla çoğalıyor. Fotoğrafların geçiyor her yerden. Hüzünyüz fotoğrafların. Hiç unutmuyorum: “Sararmış bir devrimci fotoğrafıdır hayatım” demiştin yıllar önce. Anılar, kavgalar, giden arkadaşlar ve kalan yoldaşlar; hepsi aynı kadrajın içinde. Yenilgiler ve savruluşların […]

devamını oku »

Kenan Sarıalioğlu’nun son şiir kitabı Temmuz Sağanakları’nı okuyorum. Dönüp dönüp yine okuyorum. Kitap boyunca insan hallerinden nesnelerin yalnızlığına uzanan yolculukta, “Şiir neyi gizlemez?” diye hep sordum kendi kendime. Yoklukla varlığın o ince çizgisinde bıçaktan bakan sözcüklerin keskin tarafına yaklaştıkça şekillerden ayrışan sözlerin duruluğu bu soruya bir cevap gibi aslında. Bir kere şiir, insanı hiç gizleyemez. […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r