Masthead header

Category Archives: Menekşe Ercan Pekel

David John Constantine, 1944 İngiltere doğumlu bir şair, yazar ve çevirmendir.  Oxford Wadham Koleji’nde, “Modern Diller” bölümünde okumuş, Almanya Durham Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi’nde dersler vermiştir.  Hölderlin, Brecht ve Goethe gibi klasik Alman şairlerinden çeviriler yapmıştır.  Öykü, şiir ve çevirileri  birçok ödüle layık görülmüştür.  Yazarın “Gerekli Güç” öyküsü,  Metis Yayınları tarafından 2006 senesinde Türkiye’de ilk […]

devamını oku »

Raymond Carver (1938-1988), Amerikan edebiyatının büyük yazarlarından biri olarak kabul edilir. Aynı zamanda bir şairdir. Balıkçılık ve kereste fabrikasında işçilik yapan bir babayla; garsonluk, tezgâhtarlık gibi gelip geçici işlerde çalışan bir annenin oğludur. Yoksul bir çocukluk geçirmiş, erken yaşta evlenmiş, yirmi yaşındayken iki çocuk babası bir aile reisi olmuştur. Evini geçindirebilmek için kıyasıya çalışmış; fabrika […]

devamını oku »

Meksikalı yazar  Juan Rulfo (1917-1986), yaşamı boyunca az sayıda kitap yazmış, fakat verdiği eserlerle Latin Amerikan edebiyatında çok saygın bir yere sahip olmuştur.  Kısa öykülerini topladığı  Ova Alev Alev isimli  öykü kitabı ilk defa 1953’te yayımlanmıştır. Rulfo çocuk yaşta anne ve babasını kaybettikten sonra büyükannesi tarafından büyütülmüş, 1876-1910 tarihleri arasında devam eden Meksika devriminden sonraki […]

devamını oku »

Amerikalı yazar J. D. Salinger tarafından kaleme alınan, “Muz Balığı İçin Mükemmel Bir Gün” isimli öykü,  ilk kez 1948’de The New Yorker dergisinde yayımlanmıştır. Öykünün ana kahramanı, İkinci Dünya Savaşı’ndan dönen sorunlu asker Seymour Glass’tır.  Salinger, sonradan Glass ailesini konu alan yedi öykü daha yayımlamıştır. Salinger’in bu öyküsü, özellikle kahramanlar arasında kurulan diyalogların sağlamlığı ile […]

devamını oku »

Fadime Uslu’nun son kitabı “Ay Eskir Gün Işırken”, içerdiği öykülerin çok katmanlı bir yapıya sahip olmasıyla dikkat çekiyor.  Yavaş ve dikkatle okunması gereken bir öyküler ağında buluyoruz kendimizi.  Kitabı bir defada hızlıca okuyup geçemiyoruz.  Anlam ağlarının bağlantıları arasında gezinirken tüm dikkatimizi okuduğumuz metne vermemiz gerekiyor. Özellikle iki öykü üzerinde durmak istiyorum:  Ay Eski̇r Gün Işırken […]

devamını oku »

Yazar Nursel Duruel, “Geyikler, Annem ve Almanya” isimli öyküsünü küçük bir kız çocuğunun dilinden anlatıyor.  Öykümüzün kahramanı olan çocuk, yabancısı olduğu bir evde, ertesi gün Almanya’ya, babasının yanına gidecek olan annesiyle birlikte geçirdiği son geceyi, bu gecede gördüğü etkileyici rüyayı ve ertesi güne kadar annesiyle birlikte ne şekilde değişip olgunlaştığını okuyucuya anbean aktarıyor. Yazar, öyküdeki […]

devamını oku »

Cortazar’ın Paris’te geçen bu öyküsünde, ilk başta, kullandığı anlatım biçimiyle kurduğu atmosfer arasındaki koşutluk dikkatimizi çekiyor.  Öykünün karamsar, aynı temayı her paragrafta tekrar eden, takıntılı bir atmosferi var.  Atmosferin bu ağırlığını her bir paragrafın uzunluğu destekliyor.  Uzun tutulmuş her paragrafı nefesimiz daralarak okuyoruz, paragraf sonuna geliyoruz ve derin bir teneffüs alıp dinleniyoruz. Ardından hemen diğer […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r