Masthead header

Kim okuyor bu kalın kitapları? | Metin Celâl

Yaz ayları benim kalın kitaplar okuma zamanımdır. Özellikle bir haftayı geçmeyen yaz tatilimi bu tür kitaplarla değerlendiririm. O nedenle, yaz için, özellikle tatil için kitap önerilerine kızıp “Yaz kitabı kış kitabı olur mu?” diyenlere benim şahsi cevabım; “Olur!” Bazı kitaplar bazı mevsimleri bekler. 

Esas işim kitap okumak olduğu, hemen her hafta bir kitap yazısı yazdığım için kış aylarının yoğunluğunda tercihim ince kitaplardan yana oluyor. Birkaç gün içinde, en fazla bir haftada bitirilebilecek kitaplar okuyorum. Benim için ideal kitap kalınlığı 270 sayfa civarındadır. Dediğim gibi kalın kitapları ise daha geniş zamanlara saklıyorum. Tabii bu geniş zamanın illa yaz tatili olması gerekmiyor. Evde geçireceğim 10 günlük Kurban Bayramı tatili de kar nedeniyle kapalı kalacağım 3 günlük zorunlu ev tatili de kalın kitaplar okumak için idealdir. Örneğin yıllarca kitaplığımın raflarında okunmayı bekleyen Marcel Proust’un 7 ciltlik 3148 sayfadan oluşan Kayıp Zamanın İzinde’sini böyle bir kar kapanmasında okumaya başlamıştım. Tabii ki bu muhteşem roman 3 günde bitmedi ama “başlamak bitirmenin yarısıdır” derler. Kitaba öyle kapılmıştım ki kar tatili bitip işe dönünce de okumaya devam ettim. Yeter ki isteyin, her kalınlıkta kitabı okuyabilirsiniz. 

“Çağımız hız çağı, her anımız dolu, o nedenle okumaya vakit ayıramıyoruz” diye bir kitap okumama bahanesi vardır. Öncelikle şunu söyleyeyim, cep telefonlarının, internetin, hatta televizyonun olmadığı zamanlarda da çok kitap okunmuyordu. O zaman da insanların okumamak için bahaneleri vardı. Kitap okuyanlar her zaman sayıca azdır ve o nedenle ayrıcalıklıdır. Diğer yandan işten başka bir şeyi gözümüzün görmediği, bir şey yapamadığımız iddiası da büyük bir yalandır. “Çorbama cip koyup ne yaptığımı izleyecekler” diye endişelenen dostlara telefonları her gün kaç adım attığını da telefonda kaç saat vakit harcadıklarını da bildiriyor. İnternet ve sosyal medya analizleri yapan We Are Social’ın 2021 yılının ilk çeyreği için yayınladığı küresel internet kullanımı raporuna göre Türkiye’de yaşayanlar günde 7 saat 57 dakikalarını internette geçiriyorlar ve sosyal medyayı kullanma süremiz de 2 saat 57 dakikayı buluyor. Kuşkusuz internete geçirilen bu zamanın ne kadarının videoları izlemekle yani görsellikle, ne kadarının yazıları okumakla geçirildiği de ölçülmüştür. Benim iddiam internet kullanıcılarının tamamı gerek iş için gerek meraktan ya da haber almak amacıyla günboyu sürekli okuyor. Yani aslında okuma tembeli değiliz, sadece okuma araçlarımız değişmiş. Kâğıda basılı meydanın yerini ekran almış. Artık gazeteler esas olarak internetten okunuyor. Kâğıda basılı hali 20 bin bile satmadığı söylenen gazetelerin internette günlük okur sayısı milyonlarla ifade ediliyor. 

Kâğıda basılı kitap okumak isteyen ama dijital yoğunluk nedeniyle zaman bulamadıkları bahanesine sığınanlar için önerim; günde sadece 20 dakika kitap okuyun, yıl sonunda ne kadar çok kitap okuduğunuzu görüp şaşıracaksınız. Okuma kültürü ile ilgili çalışmalarıyla tanıdığımız Prof. Dr. Bülent Yılmaz’ın önerdiği gibi günde 40-50 sayfa okumak gibi hedefler de verimli sonuçlar almamızı sağlayabilir. 

Yetişkinler olarak kendimiz kitap okumuyoruz ama çocuklarımızın okumasını arzuluyoruz. Bizim yapmadığımız bir şeyi çocuklarımızın yapmasını neden bekliyoruz anlamak kolay değil. Futbol maçlarına, televizyon dizilerine saatler ayırır, evimize tek bir kitap bile sokmazken böyle bir beklentiyi pek anlamlı bulmuyorum. Anne babası sürekli televizyon izleyen, bir oturuşta 8 bölümlük Netflix dizisini bitirecek kadar boş zamanı olan bir ailenin çocuğu neden kitap okusun? Televizyonu, cep telefonunu kapatın, elinize bir kitap alın, sadece 20 dakika ya da 40 sayfa kitap okuyun. Bu okuma işini bütün aile birlikte, aynı yerde yapın. Yani öncelikle siz kitap okuyun ve örnek olun.   

Hâlâ çocuğunuz kitap okumak istemiyorsa bunu çözülmesi gereken bir sorun olarak masaya yatırın. Ama kendinizin kitap okumaya zaman ayırabildiğinizi ve kitap okumayı dizi izlemekten daha çok sevebildiğinizi göreceksiniz. 

Diğer yandan bir gerçeği de göz ardı edemeyiz. “Günümüzün teknoloji kuşağı” ya da popüler deyimle Z Kuşağı çocuklar ve gençler dijital dünyaya doğdular. Doğduklarında bilgisayar da internet de, cep telefonu da vardı. Onlar için kâğıda basılı bir medya (kitap, dergi ya da gazete) eski modadır. Özenilecek bir şey değildir. Buna rağmen anne babalarından daha çok kitap okuyan gençler var ve sayıları artıyor. Üstelik tercihleri “ince” kitap değil. 

“Kalın Kalın Kitaplar” Nasıl Okunur, Biter?” başlıklı yazısında Bülent Yılmaz, “Rus yazar L. N. Tolstoy’un “Savaş ve Barış” romanı tam 4 cilt 1808 sayfadır. Fransız yazar Victor Hugo’nun “Sefiller”i 2 cilt 1724 sayfa. Benzer başka birçok örnek daha var. Böylesi çok sayfalı, hacimli, heybetli kitaplar, okuma niyetindeki hemen herkesin gözünü ciddi biçimde korkutur” diye yazdıktan sonra çözüm önerilerini de söylüyordu (bkz.  “Kalın Kalın Kitaplar” Nasıl Okunur, Biter? – Prof. Dr. Bülent Yılmaz (wordpress.com)). Tabii bu soruyu kitap okumaya vakti olmayan biz yetişkinler soruyoruz. Gençler böyle ayrıntılara takılmıyor. Neredeyse on yıldır çok satanlar listelerini Bülent Yılmaz’ın örneğinde adlarını sıraladığı hem kalın hem klasik kitaplar işgal ediyor. Yeni yayınlanan ve “bestseller” diye tanımlanıp çok okuru hedefleyen kitaplar da hiç ince değil ve gittikçe daha çok kalınlaşıyor. 

Yetişkinlerin “kitap okumaya vakti olmadığı” (!), kitap okurunun gençler olduğu gerçeğini düşünürsek bu kitapları Z Kuşağı okuyor diyebiliriz. 2019’da Okuyay Projesi kapsamında yapılan araştırmaya göre kitap okuduğunu söyleyenlerin %78’i 15-32 yaş arasında (bkz. okuma-kulturu-arastirmasi.pdf (okuyayplatformu.com)

Gençlerin en çok tercih ettiği kitaplar arasında yer alan Harry Potter serisi toplam sekiz cilttir ve 4406 sayfadır. Yani Tolstoy, Dostoyevski bir yana Proust’un Kayıp Zamanın İzinde’sinden de daha kalın.  Gençlerin en çok okudukları tür olan Fantastik romanlar da hiç ince değildir. Robert Jordan’ın Zaman Çarkı 15 kitap, Terry Pratchett’ın Diskdünya’sı 41 kitap, J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi 3 cilt 1291 sayfa, Terry Goodkind’in Doğruluk Kılıcı 6 kitap 3000 sayfa.  

“Kim okuyor bu kalın kitapları?” sorusunun cevabı açık ve net, “Günümüzün teknoloji kuşağı” ya da popüler deyimle Z Kuşağı dediğimiz çocuklar ve gençler.    

edebiyathaber.net (29 Haziran 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r