“Pes Etmezlerle Tanışalım” | Mehmet Özçataloğlu

Haziran 15, 2026

“Pes Etmezlerle Tanışalım” | Mehmet Özçataloğlu

Yeni bir isimle daha tanıştığım haftayı geride bıraktım. Kitaplarından söz edeceğim isim Neslihan Saltaş. Nar Genç etiketiyle yayımlanan dört kitaplık dizisi “Pes Etmezler Takımı” geçtiğimiz hafta okuma zamanlarıma eşlik etti.

Dizinin her bir kitabı bir mevsimde geçiyor. “Olağanüstü Bir Yaz”, “ Olağan Dışı Bir Kış”, “ Hiç Olmadık Bir Bahar” ve “Olasılıksız Bir Sonbahar.” Peşinde Etmezler Takımı yedi kişiden oluşan bir ekip. Kötü Şans, Çukur, Başkan, Dürbün, Uzaylı, Filozof, Radar. Her biri farklı bir karaktere sahip yedi arkadaş. Yedi benzemezlerin ya kendisi. Böylesi ekip üzerine kurulu metinleri okurken ister istemez ben de çocukluğuma dönüyorum. Bugünün çocuklarının ekran başı yalnızlıklarının aksine sokakta, doğayla bütünleşmiş ve dayanışma içinde bir çocukluğumuz vardı bizim. Bu kitaplar bir zaman tüneli yolculuğu yaptırıyorlar bana da.

Kitaplar farklı mevsimlerde geçse de ortak özelliği ekibin yeni keşiflerde bulunması. İlk kitap olan “Olağanüstü Bir Yaz”la başlayalım. Kitapta anlatıcı, Kötü Şans. Diyor ki; “ Bir zamanlar on yaşındaydım. Hayat hakkında az şey biliyordum ve dünyanın en şanssız çocuğu olduğuma inanıyordum. Sonra olağanüstü bir Yaz mevsimi geldi. O Yaz bir kez öleyazdım, bir kez gün ortasında uyuyakaldım ve iki kez de bayıldım. Ayrıca birçok nadir hayvan keşfedip gazetelere manşet oldum. Hayat hakkında bir şeyler öğrenip duruma çok oturan atasözleri duydum.” Bilge bir babaanne ve onun kullandığı atasözleri kurguya yumuşak bir şekilde yerleştirilmiş. Parmak sallayan didaktik bir yapıdan uzak. Sıcakların bir anda bastırdığı şu günlerde “Olağanüstü Bir Yaz”ı burada bırakalım ve geçelim “Olağandışı Bir Kış’a.

Bu kitapta da Peşinde Etmezler Takımı bir serüvenin içindeler. Yine yeni keşifler var. Vahşi bir ayının peşine düşüyorlar. Çengel boynuzlu dağ keçisine yardım ediyorlar. Delik deşik edilmiş bir meşe kökünün gizemini çözüyorlar. Gözünün önündeki manzarayı yaşamım boyunca yaşamadım ama kitaplar zaten bunun için var, değil mi? Eşsiz bir kış atmosferinin içindeydim. Çocuk okurlar bu kitapta Boz Ayı’yla, Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi’yle, Alageyik’le, Altı Taraklı Geyik Böceği ile tanışacaklar.

Üçüncü kitap “Hiç Olmadık Bir Bahar.” Mevsimlerden en sevdiğim. Polenlerle verdiğim mücadele olmasa yılın 365 günü baharı yaşayabilirim ve hiç şikayetçi olmam. Yazın delirten sıcakları, kışın çamuru ve kat kat giyinmek zorunda bırakmayan o soğuğu yok baharda. Yağmuru bile sakın ve bir başka güzel olur. Peş Etmezler Takımı’nın “Hiç Olmadık Bir Bahar”ı ise yine başka bir serüven. Kırk yıl önce yaşlı bir köpek ölmüş ve bilinmeyen bir mezara gömülmüş. Sonra hiç Olmadık o baharda köpek, Büyükbaba’nın aklına düşüyor. Pes Etmezler Takımı için de yeni bir hikâye başlıyor. Tabii yanında yeni keşifler de geliyor. Bu kitapta Hint Oklu Kirpisi, Saz Kedisi, Damalı Su Yılanı, Sarı Benekli Türk Semenderi çocukların ilgisini çekecektir.

Geldik son kitap “Olasılıksız Bir Sonbahar”a. Sonbahar deyince aklıma hep sarı düşer. Sarı deyince de Van Gogh sarısı en sevdiğimdir. Yere düşmüş o yaprakların romantik görüntüsü. Ha bir de ‘Kasım’da Aşk Başkadır.’ Kitabın dışına daha fazla çıkmadan mevsim güzellemesini geçeyim. Bu kitapta 2020 yılına döndürüyor bizi yazar. Yılın adı geçmese de kesin bir tarih vermese de oraya gidiyoruz ister istemez. Çünkü burada dünyayı kasıp kavuran pandemi günlerini anlatıyor. Hatırlayalım bir kere daha. Hepimiz evlerimize çekilmiştik ve doğa derin bir uykudan uyanmıştı. Pes Etmezler Takımı da tabiatın bu sessizliğe bürünmüşlüğünün tadını çıkarmak istediler kendilerince. Fakat her şey umdukları gibi olmadı tabii. Dirilen yılan balıkları, yetim yavru kurtlar, öfkeli turnalar ve ormanın gizemli hayaleti onları biraz zorladı.

Pes Etmezler Takımı üzerine konu, kurgu, anlatım dışında bir parantez açmam gerekirse, Nar Genç etiketiyle yayınlandığı için ilk gençlik dönemine seslenen kitaplar olduğunu düşünmüştüm. Fakat gördüm ki çocuklara seslenebilecek kitaplar bunlar. Resimlerin türü, içerikteki yoğunluğunun yanında konu, kurgu ve anlatım da düzey olarak çocuklar için uygun. Yayınevi bir kere daha gözden geçiririm sanırım bu kararını. Son söz olarak da baskı ve metnin hazırlanmasındaki özene vurgu yapmak isterim. Böylesi tertemiz kitapları okuyunca mutlu oluyorum.

Yorum yapın