Masthead header

Nâzım Hikmet ve Münevver Varşova’da neleri tartıştılar? | Metin Celâl

Sibel Oral’ın Nâzım Hikmet’in oğlu Mehmet Hikmet’in yaşam öyküsünü anlatan kitabı “İşitiyor musun Memet?” kitabı birçok polemiğe konu oldu. Özellikle Memet Fuat’la ilgili kitapta ileri sürülen görüşler tartışılıyor. Oysa daha çok konuşulması gereken Nâzım Hikmet, Münevver Andaç ve Mehmet Hikmet ilişkisi olmalıydı. 

Mehmet Hikmet babasını görememiş, onunla yaşayamamış bir çocuk. Yaşamını belirleyen de bu travma olmalı. Nâzım Hikmet, daha küçücük bir bebekken, üç aylıkken oğlunu bırakıp yurtdışına kaçmak zorunda kalıyor. Ana oğul 10 yıl boyunca sivil polis gözetiminde yaşıyorlar İstanbul’da. O on yılda ana oğul  neler yaşadılar? Mehmet Hikmet’in çocukluğu nasıl geçti? Bu da yazılmayanlardan. 

Mehmet 10 başındayken Varşova’da buluşabiliyorlar. Bu çok tatsız bir buluşma oluyor. Münevver Andaç ve oğlu Mehmet’le yeniden birlikte yaşayabileceklerini ummadığı için Nâzım Hikmet Moskova’da yaşarken kendine yeni bir yaşam kurmuş.  Aşklar yaşamış, Dr. Galina ile ilişkisi olmuş, sonra da Vera ile evlenmiş. 

Buluştuklarında evlidir. Nâzım Hikmet, Münevver Andaç ve Mehmet Hikmet buluşmasındaki soğukluğun temelinde şairin bu durumunun etkisi olduğu düşünülür. Nâzım Hikmet ve Münevver dört saat tartışmıştır. Tartışma konusu sadece Nâzım Hikmet’in yeni evliliği midir? Yoksa daha Münevver Andaç ve Mehmet yurtdışına çıkmadan başlayan başka bir tartışma mıdır? Münevver Andaç’ın birlikte çeviri yaptıkları Kemal Tahir’le dostluğunun aşka dönüştüğü dedikodusu Moskova’ya Nâzım Hikmet’in kulağına gitmiştir. Nâzım Hikmet de bu durumu Münevver Hanım’a sormuş. Saime Göksu – Edward Timms’in Romantik Komünist’inde “Anlaşılan Nâzım, Münevver’in Kemal Tahir’le olan ilişkisini kınamıştı” denilerek bu mektuplaşmadan nazikçe söz edilir (s. 404 – 405). 

Memet Fuat Nâzım Hikmet biyografisinde olayı şöyle anlatıyor. “Nâzım çok gezdiği, belli bir yerde uzun süre kalmadığı için, genelde ona yazılan mektuplar Zekeriya Sertel’e gönderilirdi. O bilirdi Nâzım’ın nerede olduğunu. 1958 Ağustosunda İstanbul’dan gene böyle Zekeriya Sertel aracılığıyla gönderilen bir mektup kıskanç şairi allak bullak etti. Mektup sanat çevrelerinde dolaşan bir dedikoduyu aktarıyordu. Kemal Tahir bir kahvede, ‘Yengenize atlamaktan geliyorum,’ gibi bir söz edince Orhan Kemal onun üzerine saldırmış, arkadaşları iki yazarı zor ayırmışlardı,”(s.644 – 645). 

Memet Fuat izleyen paragrafta mektubu yazanın adını açıklamaz ama yaptığı tarif Mehmet Ali Aybar’ı işaret eder ve mektup sahibi için yalan söyleyecek bir kişi değildi diye sözünü bitirir.  

Sonra da Münevver Andaç’ın mektuplarında Mehmet’in okul çağına geldiğini artık Nâzım’ın onu nüfusuna geçirmesi gerektiğini yazması üzerine de şairin öfkelenip,  Kemal Tahir çocuğu nüfusuna alsın, diye yazdığını belirtir. Bu mektup konusu Sibel Oral’ın kitabında da var. 

Hem Göksu ve Timms, hem de Memet Fuat, Nâzım ve Münevver arasındaki Kemal Tahir’le ilgili tartışmanın mektuplarla uzun bir süre devam ettiğini ve sonunda Münevver’in şairi masumiyetine ikna ettiğini yazıyorlar. Anlaşılan ikna olmuş gibi görünse de Nâzım Hikmet için bu konu kapanmamış ve bir yara olarak kalmış. Varşova buluşmasından sonra Münevver’le birlikte bir hayat kurmamasında, oğluna yakın davranmamasında da bu durumun payı olmalı. Çocuk benden mi diye parmak hesabı yaptığına dair çirkin dedikoduları da yine anılarda okuduk. 

Yıllardır özlediği babayla buluşamamak, birlikte yaşayamamak kuşkusuz Mehmet Hikmet’in yaşamını etkileyen en önemli olgulardan biri. Yaşam öyküsünün de dönüm noktasını oluşturuyor. Sibel Oral Varşova’daki buluşmadan kitapta söz ediyor ama Münevver Andaç  Kemal Tahir ilişkisinin bu buluşmayı nasıl etkilediğini anlatmıyor. Anlatmayınca da Nazım Hikmet’in tavrını yanlış yorumluyoruz.       

Münevver Andaç  Kemal Tahir ilişkisinin yeniden gündeme gelmesinde yine yeni yayınlanan bir kitabın, sinema yapımcısı Sabahattin Çetin’in “Hatırlamak, Sinema ve Siyaset Anıları” etkili oldu. Soner Yalçın, Sözcü gazetesindeki 15 Ekim 2021 tarihli Hakikat adlı köşesindeki “Siyasi Magazin” başlıklı yazısında şöyle yazmış; “Siyasi magazini bol kitap “Hatırlamak”… Mesela:

Nazım Hikmet’in eşi Münevver Hanım’ın, Nazım yurt dışına gittikten sonra Kemal Tahir ile aşk yaşadığını bilmiyordum! Münevver Hanım yurt dışına çıktığında mektuplaşmaları hep sürüyor. Sabahattin Çetin bu ilişkileri Münevver Hanım’ın merkezinde olduğu film yapmak istiyor. Olmuyor,” diye konuyu gündeme getirmiş. Oda TV de aynı gün “Nazım Hikmet’i şoke eden ilişki… Kemal Tahir – Münevver Hanım aşkı” başlıklı bir video yayınlamış. (https://youtu.be/N6xH7kHaEJ0). 

Sabahattin Çetin, “Kemal Tahir’le Münevver Hanım arasında mektuplaşma, Kemal Tahir ölünceye kadar sürüyor. Hatta Kemal Tahir Nazım’ın ölümünden iki yıl sonra Leipzig’e gidip bir hafta Münevver’in misafiri olmuştur,” diye de yazmış (Doğum Gününde Bir Sinemacının Nazım – Münevver Anısı | sadibey.com). Sabahattin Çetin’in yazdıkları ne kadar birincil kaynaklara, ne kadarı duyumlara dayanıyor, ne kadar güvenilir, kitabı göremediğim için bilmiyorum. Ama Münevver Andaç – Kemal Tahir ilişkisinin gerçekten yaşanıp yaşanmadığı artık netleştirilmeli. Bunun da birincil kaynaklara dayanarak yapılması gerekli. Gerçekleri gizleyenler, bunu tarafları koruma, dedikoduyu önleme amacıyla yapıyorsa ne Münevver’e, ne Nâzım Hikmet’e iyilik etmiyor. Aksine dedikodunun onlarca yıldır sürmesine neden oluyorlar. 

Münevver Andaç’ın Nâzım Hikmet’e 750’den fazla mektup yolladığı, Moskova’daki RGALI Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi’nde 400’den fazla mektup, Aziz Nesin arşivinde 100’den fazla mektubun elle yazılmış kopyaları bulunduğu söyleniyor. Nâzım’ın Münevver’e ayda 4-8 mektup ve kart yolladığı da yazılanlardan. Bu mektuplaşmanın artık günyüzüne çıkması, yayınlanması gerekli. Gerçekler ancak arşivlerde bulunan Nâzım Hikmet – Münevver Andaç mektuplaşmalarının yayınlanmasıyla anlaşılacak. 

Kaynaklar:

  • Sibel Oral, “İşitiyor musun Memet” (2021, Doğan Kitap.)
  • Saime Göksu – Edward Timms, “Romantik Komünist”(2011, Yapı Kredi yay.)
  • Memet Fuat, “Nâzım Hikmet” (2000, Adam yay.)
  • Sabahattin Çetin’in “Hatırlamak, Sinema ve Siyaset Anıları” (2021, Pikareks yay.)

edebiyathaber.net (20 Ekim 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r