Masthead header

Ev sahibine hakaret etme: “Beijing” Kitap Fuarı’nın onur konuğusun | Heyzen Ateş

FeaturedEvent

Her yerde Pekin Kitap Fuarı makaleleri görüyorum. “Pekin” o şehrin batılı misyonerler tarafından kullanıla kullanıla dünyaya yayılan, Çin’in ise “Hayır Beijing denmeli” diye itiraz ettiği adı.

“Türkçesi Pekin” diyebilirsiniz ama ortada karşı tarafın dünyaya ilettiği bir talep var. “Bize Batılının verdiği adla değil, gerçek adımızla hitap edin.” Seçim, seçenin. Bombay-Mumbai bir diğer örnek. Saygı, bence o ülkelerin tercihlerine uymayı gerektiriyor.

Buna mı takıldın diyebilirsiniz. Kitap fuarından bahsediyoruz. Kitaplardan. Kelimelerden. 

Ve kelime tercihleri çok önemlidir.

İsimler daha da önemlidir.

Bir Batılı İstanbul’dan Constantinople diye bahsettiğinde ne hissediyorsunuz?  Aynı şey değil diyebilirsiniz ama bilin ki fark ebat farkıdır. Aynı düşünme biçiminin uzantılarıdır bunlar. 

Fuara girerken bir kafanızı kaldırıp bakın, tepede kocaman ne yazıyor? “Beijing Book Fair.”  Çünkü Amerikalı da sen bil bilme, oraya Beijing diyor uzun zamandır.

Fuara onur konuğu olarak gittik de raflarda Çinceye çevrilmiş kaç kitabımız var diye sormayacağım. Çin’de kaç Türk edebiyat eserinin dağıtımda olduğunu biliyorum. Çünkü Çince okuyabiliyorum. Meraklanmayın bu makale Teda’nın verimliliğiyle ilgili değil. Aynı şeyler bin kere yazılmaz. Ama söylemeden edemeyeceğim bir iki detay var:

Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz. Kitap fuarında film konuşulmaz. (Üstelik iki ülkenin kültür bakanlıklarının üzerinde uzlaşabilecekleri tek Türk filmi muhtemelen Turist Ömer Uzayda ise.)  Komünist (haliyle ateist) ülkeye diyanet işleriyle gidilmez. Anadolu oyuncaklarını severiz ama yeri kitap fuarı değildir. 

Çin, içerikte hata yapmanı tolere edebilir ama arayı iyi tutmak istiyorsan usulde hata yapmayacaksın. Benden söylemesi. İsteyen yine bildiğini okusun. 

Heyzen Ateş – edebiyathaber.net (1 Eylül 2014)

  • heyzen ates - 01/09/2014 - 17:58

    Bir de ayran ikram edilmiş ziyaretçilere deniyordu makalelerde.

    Çin, laktoz intoleransının çok yaygın olduğu ülkelerdendir.

    Süt ve süt ürünleri çoğu Çinlinin hayatında yer almaz. Vücutları sütü sindirecek enzimi geliştirmez, dolayısıyla sütlü içecekler, kimileri için bir tür “zehirdir”.

    Ayran kültürümüzün değerli birparçası olabilir ama herhangi bir uzak doğu ülkesi için çok “tehlikeli” bir seçim. Biz uyarmış olalım…cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r