Çok satanlarda Japon istilası | Metin Celâl

Mart 20, 2024

Çok satanlarda Japon istilası | Metin Celâl

Covid salgını sonrasında kitap fuarlarının eski havasını bulamayacağı düşünülüyordu. Çünkü salgın yeni iletişim yolları yaratmıştı ve artık yerinizden kıpırdamadan yenilikleri izlemek, görüşmeler yapmak mümkündü. Artan seyahat maliyetleri, vize alma zorlukları gibi unsurlar da eklenince fuarların cazibesinin daha da azalacağı öngörülüyordu. Salgının ertesine düzenlenen kitap fuarlarına ilginin azlığı da bu düşünceleri destekler nitelikteydi. Fuarlar çağı kapanıyordu. Ben de bu kanıdaydım. Ama kanılarımın doğru olmadığını Londra Kitap Fuarı’na katılınca anladım.

Londra Kitap Fuarı, Olympia London Fuar Alanında 12 – 14 Mart 2024 tarihleri arasında 53. kez gerçekleştirildi. Londra Kitap Fuarı, ilk kez 1971 yılında bölgedeki kütüphaneciler için düzenlenmiş, gelişip genişleyince 1977’de Londra Kitap Fuarı adını almış. Fuar yayıncılık sektörüne yönelik, profesyonel nitelikte bir etkinlik. Yayıncılık sektörünü temsil eden yayıncılar, yazarlar, çevirmenler, kitapçılar, matbaacılar gibi profesyonellerin dışında ziyaretçi kabul etmiyor. Katılım da bu nedenle diğer fuarlara göre az.

Bu yıl 26.000 m2 alanda gerçekleştirilen Londra Kitap Fuarı’nda yaklaşık 100 ülkeden 30.000 profesyonel katıldı. Fuarda 1.000 firma, 550 uluslararası telif ajansı yer aldı. 100 seminer ve oturum gerçekleştirildi.

Yapay zekâ ve sürdürülebilirlik

Bu yıl fuarın önceki yıllara göre oldukça kalabalık olduğu ilk bakışta görülüyordu. Yani salgından sonra fuarların işlevini yitireceği düşüncesi yanlış çıkmıştı. Fuarı düzenleyen Reed Exibition yetkililerinden fuarın genişleyeceğini, yeni salonların inşa edildiği bilgisini de aldım. Gelecek yıllarda Londra’nın Frankfurt’un birincilik bayrağını elinden almayı amaçladığı anlaşılıyor.  

Fuar kapsamında esas olarak yayıncılık sektörüne yönelik etkinlikler gerçekleştiriliyor. Bu yılki etkinliklerin konuları yapay zekanın yayıncılık sektörünü nasıl etkileyeceği ve kaynakların adil bir şekilde paylaşılması ve gerektiği kadar tüketilmesi anlamına gelen sürdürülebilirlikti. Yayıncılığın temel tüketim maddesi olan kâğıt üretiminin sektörün büyümesi ile talepleri karşılayamaz hale gelmesi temel bir sorun. Tabii kâğıt üretimi yapılırken tüketilen doğal kaynaklar da önemli bir sürdürülebilirlik problemi. Toplantılardan kâğıt dışında da yayıncılıkta birçok sürdürlebilirlik yaşandığı anlaşılıyor.  

Fuar katılımcıları etkinliklere yoğun ilgi gösteriyor. Hemen her etkinlik dolu geçiyor. Bazı etkinliklere giriş içinse uzun kuyruklar oluştuğunu gördüm. Bunlardan biri de Richard Osman’ın söyleşisiydi. İngiltere’de çok ünlü bir televizyon yıldızı olan Richard Osman Türkçeye de çevrilen, çok satan polisiyeleri ile okurlardan büyük ilgi görüyor.  Yayıncılık sektörü de aynı oranda onunla ilgili.

Türkiye’nin katılımı

Türkiye fuara daha önceki yıllarda olduğu gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) koordinasyonunda katıldı. Toplam 230 m2 alanda Ayrıntı, Çikolata, Destek, Doğan, Epsilon, Ketebe ve Yeditepe’nin de aralarında olduğu 28 yayınevi için İkili görüşme alanları oluşturulmuştu. Telif ajansları bölümünde de çok sayıda Türk ajans temsilcisi görüşmeleri yürüttüler. Ayrıca birçok yayıncımız da ziyaretçi olarak fuara katıldı. Türkiye’den Bilnet, Sena Ofset, Levent Ofset, Matsis, Mega Basım, İmak ve Promat gibi matbaacılar da kendi özel stantlarıyla yer alıyordu.

  

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2005 yılından bu yana yürütülen TEDA projesinin temsilcileri de yabancı yayınevleriyle görüşmelerini sürdürüyordu. Türkiye standının açılışına katılan Kütüphaneler ve Yayınlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, TEDA kapsamında bugüne kadar 89 farklı ülkede, 63 farklı dilde, 868 yayınevine 3.878 esere destek sağlandığı ve 3.210 kitabın yabancı dillerde yayımlandığı bilgisini verdi.

Çoksatanlar ve Japonlar

İngiliz yayıncılığının dışa kapalılığı, çeviri eserlerin oranının yüzde 1’i geçemediği göz önüne alınırsa bizim için zorlu bir pazar. İngiliz okurun çeviri eserlere pek rağbet etmediği bu yüzdeden net olarak anlaşılıyor. Tabii insan bu yüzde birlik dilimde hangi şanslı yazarların yer aldığını merak ediyor. Sektörün en önemli dergilerinden Bookseller’in fuar için özel olarak yayınlanan sayılarından 13 Mart tarihlisinde yer alan bir yazı Dünya dillerinden İngilizceye çevrilen yazarlar hakkında önemli veriler içeriyordu. Nielsen Bookscan’ın verilerine göre İngilizceye çevrilip 2023’te en çok satan yazarlar arasında ilk sırayı Japonlar almış. İlk otuza 15 Japon yazar ve çizer girmiş. Bunların neredeyse tamamı “Manga” diye tanımlanan Japon çizgi romanlarının yazar ve çizerleri. Listede Kore ve Çin’den de Manga çizerleri yer alıyor. Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinde yaşanan Manga rüzgarının İngiltere’yi de etkisine aldığı zaten biliniyordu. Japonca Manga’ların da büyük bir okur kitlesi varmış.

İlk sırada bir manga yaratıcısı, Kentaro Miura var. Listeye “Bersek” serisi ile girmiş. İkinci sırada Toshikazu Kawaguchi var. Türkiye’de de yayınlanan “Kahve Soğumadan Önce” (Epsilon yay.) yılın en çok satılan çeviri kitabı olmuş.  Listede üçüncü sırada yer alan İsveçli Thomas Erikson’u “Etrafım Aptallarla Dolu” (Koridor yay.) adlı kişisel gelişim kitabı ile tanıyoruz. Onuncu sırada The Witcher serisi yazarlarından Polonyalı Andrzej Sapkowski’yi görüyoruz. Listelere giren kitabı “Deliler Kulesi (Hussit Üçlemesi 1)” Türkçede Pegasus Yayınları’ndan çıkmış.

İlk 30’da ayrıca Elena Ferranie, Jo Nesbo, Paulo Coelho ve Haruki Murakami gibi tanıdık yazarlar da alıyor. Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan Bulgar yazar Georgi Gospodinov tek yeni isim. Erich Maria Remarque’ın “Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok”unun da (Everest yay.) geçen yılın en iyi uluslararası film Oscar’ını kazanan Netflix yapımı uyarlaması sayesinde listelere girdiği belirtiliyor. Homeros, Marcus Aurellus, Dostoyevski ve Tolstoy listenin klasikleri. 

edebiyathaber.net (20 Mart 2024)

Yorum yapın