Derz Kusması | Feride Cihan Göktan

Mayıs 23, 2024

Derz Kusması | Feride Cihan Göktan

Hakan Günday’ın yeni kitabı Derz. Derz, yüzey kaplamasında kullanılan döşemelerin arasını dolduran bir çeşit dolgu malzemesi. Bir de derz kusması var. Düzgün ve parlak bir yüzeyde o derz aralıklarının alt tabakalarda bulunan artıkların ve çamurun yüzeye çıktığında meydana gelen o kirli görüntü. Hakan Günday da bence dünyanın pisliğini vahşetini çamurumsu birikmiş kirini derzden fışkırmış gibi okurunun üzerine boca ediyor. Kusuyor. Evet, aynen böyle.  Gerçi yazarın kendisi kitabına bu başlığı vermesini iki roman arası öyküler olarak tariflemiş ve böylece yeni romanını da haber vermiş olabilir. Ancak öyküler yeryüzüne çıkmış kusmuk gibi. Fanuslarında yaşayanlar beyaz tertemiz zeminlerinin derzlerinden fışkıran dünyanın o karanlık ve pis zemin altını görür gibi önce şaşırıyor dehşete kapılıyor ve sonra o derz aralıklarında neler oluyor diye merakla okumaya devam ediyor. Veya bu kadar pisliğe dayanamayıp kitabı kapatıyorsunuz.

Okuma grubunun tercihi olduğundan ilk defa Hakan Günday okudum. Şaşırarak, hayrete düşerek, merak ederek, düşünerek çoğu kere de beğenerek ve tabii ki rahatsız olarak. Yazarın seveni çok ve sevmeyeni de. Okuduklarınıza yüreğiniz dayansın veya dayanmasın yazdıkları gerçek. Görmek istediğimiz, olmasını hayal ettiğimiz kendimizi çoğu kere aldattığımız dünyanın tam tersi bir dünya var ne yazık ki. Her tarafından kan, cinayet, hırsızlık, uyuşturucu kaynayan bir dünya.  Rahatsızlık veren bir dünya.  Rahatsızlık veren bir dünya olur da bunun edebiyatı ve sanatı olmaz mı? Ana akımın dışında kalan alkışlama ve gülme veya ağlama yaratmadan yüz hatlarımızın gerilmesine, kalp çarpıntısına ve mide bulantısına sebep olan bir edebiyat. Süslü değil dikenlerle dolu. Hayatın yüzeyinden o görmek istediklerimizden değil o derz aralıklarına sıkışmış yerin kirli alt yapısından çamurdan balçıktan beslenen bir edebiyat. İnsanın cinsellik ve şiddet gibi temel dürtüleriyle açığa çıkan gerçekler üzerine inşa edilmiş bir sanat. Dünyamızın politik ve sosyolojik nedenlerle bu gittikçe artarak neredeyse yaşamanın imkânsız hale geldiğini düşünürsek zaten insanlığı uyaran ve bu dünyanın pisliğini hiç romantize etmeden açık açık gösteren bir yeraltı edebiyatının da okuru var tabii ki.

Kitapta metin başlıkları da ilginç: Toplum İnşası ve Mühendisliğinde Bir Yalıtım Malzemesi Olarak İnsan Eti Kullanmaya İlişkin Kılavuz. Kısaca topluma ve dünyanın gidişatına duyarsız ve düşünemeyen insan nasıl inşa edilir üzerine kısa ama etkili bir metin. Yazarın buna benzer ilginç başlıklarla oldukça yaratıcı bağlamlarla yazılmış Kafa Dergisinde ve birçok derleme kitapta yer alan öykü ve deneme tarzı metinleri var ve ayrıca Ankara Seyir Defteri isminde bir fanzinin çizgileri ile harmanlanmış bir kitap.  

“İsrail: Geberteceğim lan seni! Soyun sopunu kurutacağım.

Filistin: Eşhedü en la…

DÜNYA: İçinden şehadet getir, bağırma! Ulan bir uyutmadınız be!”

Syf.149 /Triyaloglar

“Boğazına dünya kaçmış gibi, boğulacakmış gibi, iç organları gözeneklerinden rendelenerek çıkacakmış gibiydi.” Syf 35/Gasp Hakan Günday’ı benim gibi ilk okuduğunuzda dünyanın sert ve acımasız gerçekliğini hiç dolaysız ve sert bir anlatımla okumaktan çok rahatsız olmuyorsanız veya bu rahatsızlığa dayanabiliyorsanız evet bu kitap ve bu yazar size göre.

edebiyathaber.net (23 Mayıs 2024)                   

Yorum yapın