Masthead header

Category Archives: serkan parlak

İlk romanı Haziran Kalsın ile edebiyat dünyasına başarılı bir giriş yapan Burak İhsan’ın yeni romanı Hoşt, yılın ilk günlerinde Eksik Parça Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Haziran Kalsın’da Suphi Bey Apartmanı’nda yaşayan üç kuşağın sorularla dolu hikâyesini okumuştuk. “Hoşt’ta ise insanın içindeki melekle olduğu kadar şeytanla da tanışmış ancak ondan bir türlü yüz çevirememiş bir sokak […]

devamını oku »

Söyleşi: Serkan Parlak Oya Akçizmeci ile geçtiğimiz günlerde Yeni İnsan Yayınevi tarafından yayımlanan son romanı  “Saçlarımdaki Rüzgâr” hakkında konuştuk. Oya Hanım, sizi ilk romanınız “Ümit Penceresi” ile tanıdık. Anılarınızdan hareketle kurguladığınız bir aile romanıydı. Cumhuriyet’e kadar olan dönemi geçişli biçimde ele alıyordu. Yeni romanınızın temel meselesi nedir?  Yeni romanım, ilk romanımla hemen hemen aynı dönemleri […]

devamını oku »

Söyleşi: Serkan Parlak Armağan Tunaboylu ile Oğlak Yayınları tarafından yayımlanan ilk öykü kitabı “Cinai Tuhaflıklar” üzerine konuştuk. Armağan Bey, sizi başkahramanı “Metin Çakır” olan romanlarınızla tanıdık, seriye ufak bir mola mı verdiniz yoksa Metin Çakır’a veda mı ettik? Kısa bir ara diyelim. Metin Çakır maceralarını yazmak beni çok eğlendiriyor. Yazarken, yazdıklarımı okurken, sonradan tekrar tekrar […]

devamını oku »

Tanguy Viel, 1973’te Fransa’nın Brest kentinde doğdu. Kitaplarıyla Feneon ve Edebi Yetenek ödüllerini kazanan yazar, Ceza Kanunu, 353. Madde romanıyla RTL-Okuma büyük ödülü ve François Mauriac ödüllerine değer görüldü. Viel; İletişim Yayınları Dünya Edebiyatı dizisinden Mehmet Emin Özcan’ın nitelikli çevirisiyle yayımlanan  “Ceza Kanunu, 353. Madde”de bir cinayetin altında yatan kişisel ve toplumsal sorunları, ayrıca bu […]

devamını oku »

İlk yazımda bahsettiğim yaratıcı yazı konusuna devam ediyorum. Yazı, yaratıcı yazarlık atölyelerinde değil düzenli olarak yaptığımız okumalarla öğrenilir. Yaratıcı yazarlık atölyeleri, bir metni farklı bakış açılarını görmek ve yazdıklarımızın bir ekip tarafından değerlendirilerek daha iyiye gitmesi için uygun yerlerdir. Sürekli ve planlı olarak yapılan okuma biçimleri bizi yazmaya ister istemez götürür. Günümüzde okur ve yazar […]

devamını oku »

Kelime anlamı “Tanımaz, bilmez duruma gelmek, yabancı olmak”1 olan yabancılaşma kavramı, Hakan Bıçakcı’nın “Doğa Tarihi” romanında romanın merkez karakteri üzerinden verilmektedir. Romanın başkahramanını yabancılaşmanın eşiğine getiren şey eski hayatıyla yüzleşmek zorunda kalmasıdır. Romanın başında sakin ve gayet güvenli ilerleyen Doğa’nın hayatı, eski sevgilisi Ulaş’ı görmesi ve üstüne yaşadığı baba kaybıyla yön değiştirir. Yaşadığı site, çalıştığı […]

devamını oku »

1956 yılında Fildişi Sahili’nde, Abengourou’da doğan Koffi Kwahule, Abidjan’da başladığı sanat eğitimine Fransa’da devam etti. Oyunculuk ve yönetmenlik yaptıktan sonra bütün zamanını yazmaya ayırdı. Yıllar içerisinde Fransızca yazdığı tiyatro oyunları ve romanlardan oluşan geniş bir külliyata imza attı. Oyunları dünyanın birçok ülkesinde sahneye taşındı. Dünyaca tanınan Afrikalı yazarlardan biri olan Kwahule’nin oyunlarının büyük bir kısmı […]

devamını oku »

Yaratıcı yazının, özellikle öykü ve romanın gereksindiği şeylerle ilgili başlangıçta tasarılar yapmak gerekir. Çalıştıkça tasarılarımız gelişir ve zamanla ayrıntılar eklenerek boşluklar doldurulur. Bazı şeyler yazma sürecinde ortaya çıkar, gelişir. Tasarı yapmak metni mekanikleştirmez, aksine bizi hazırlıklı kılar. Oğuz Atay’ın Günlük’ü bu konuda güzel bir örnek olabilir. Tasarı yapmak işimizi kolaylaştırır, yetkinliğin önünü açar. Yazı defterimize, […]

devamını oku »

Hennoz (2007), Tahteravalli (2011), Kasaba Avukatı (2014) ve Çıkmaz Sokak (2018) adlı öykü kitaplarıyla tanıdığımız İlker Karakaş’ın ilk romanı “İnsan Korkularıyla Yaşar” geçtiğimiz günlerde Notos Kitap etiketiyle okurla buluştu. Kısa, özlü, anlatılmak istenen neyse ona odaklanan bir roman var elimizde. Yalın, akıcı ve yoğun cümleler… Bu romanda gereksiz hiçbir şey yok. Dram ve mizah iç […]

devamını oku »

Latif Demirci, 1961 yılında İstanbul’da doğdu. 1975 yılında ilk karikatürü Gırgır dergisinde yayınlandı. 1978-1979 yıllarında Mikrop dergisinde, sonraki on yıl boyunca Gırgır ve Fırt dergilerinde çalıştı. 1989 yılında çıkan Hıbır dergisinin kurucularından olan Demirci, daha sonra çalışmalarını kendi adlarına çıkardıkları HBR Maymun dergisinde sürdürdü. Canavar Koyun Orhan, Muhlis Bey, Arap Kadri, Mithat-Mirsat ve Press Bey tiplerinin […]

devamını oku »

Söyleşi: Serkan Parlak Funda Gökgücü ile eşi Erhan Gökgücü’nün ilk polisiye romanı Muz Kabuğu Cinayeti ve romanın ortaya çıkış sürecindeki ortak üretimleri hakkında konuştuk. Eşiniz Erhan Gökgücü’nün polisiye romanı Muz Kabuğu Cinayeti’ni keyifle okudum. Eşinizi 13 Şubat 2020’de kaybettiniz. Öncelikle görüşme isteğimizi kabul ettiğiniz için size çok teşekkür ederim. Şöyle başlamak isterim: Erhan Beyin bir […]

devamını oku »

Melih Günaydın’ın ilk polisiye romanı “Sürgün Avı” geçtiğimiz günlerde Dipnot Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Uzun süre finans sektöründe çalıştıktan sonra gazetecilik yapmaya başlayan Günaydın Yenigün gazetesinde sayfa sekreteri ve editör olarak görev aldı. Farklı türlerde metinler üreten yazarın son olarak “Cürmümeşhut, Yerli Polisiye Edebiyatta Alternatif Suç Denemeleri” adlı derleme kitapta öyküsü yayımlandı. “Bu topraklar üzerinde […]

devamını oku »

Edebiyatın birçok alanında nitelikli metinler üreten Feridun Andaç’ın deneme-anlatı türündeki son yapıtı Paris Bir Yalnızlıktır, Eksik Parça Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Andaç, dersler vermekte, süreli yayınlarda yazmakta, şu an “Arzen’de Zaman” üzerine çalışıp yolculuklar yapmakta, öteki deneme üçlemesi Montaigne/Italo Calvino/Elias Canetti kitaplarının yazımını sürdürmekte. Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayımlanan söyleşisinde (Halil Gökhan, 2 Temmuz 2020) gittiği […]

devamını oku »

“Hepimiz aynı yazarın kaleminden çıkmıştık. Onun roman kahramanlarıydık. Yazar bu! Bir gün karakterleri mezarından uyandırıp göğün altına serpiştirebilir. Kim bilir? Keşke burada sonlansaydım dedim kendime. Sahi son neydi?” Roma’da başlayan Bari’de devam eden, sonrasında İstanbul’da geçen ve nihayetinde tekrar Bari’nin sokaklarında biten bir roman “Arafta Zaman”. Şair-yazar Halil İbrahim Polat’ın Klaros Yayınları tarafından yayımlanan ve […]

devamını oku »

Norveçli kâşif, dağcı, yayıncı, yazar, sanat koleksiyoncusu, avukat Erling Kagge’nin sessizlik üzerine eşsiz güzellikte anlatısı “Gürültü Çağında Sessizlik-Dünyayı Dışarıda Bırakmanın Keyfi” Nezihat Bakar-Langeland’ın nitelikli çevirisiyle Norveççe aslından Türkçeye çevrildi ve Alfa Kitap etiketiyle yılın ilk günlerinde okurla buluştu. Güney Kutbu’nu yalnız başına keşfe çıkan ilk insan olmasının yanı sıra “Üç Kutup Noktası”nı –Kuzey, Güney ve […]

devamını oku »

Oyun yazarı, rejisör, oyuncu olarak onlarca ödül alan, kültür-sanat hayatımıza her daim nitelikli katkılar yapan tiyatro dünyamızın değerli isimlerinden usta tiyatro sanatçısı Erhan Gökgücü’nün ilk polisiye romanı Muz Kabuğu Cinayeti, Bilgi Yayınevi etiketiyle yazarın vefatından yaklaşık altı ay sonra okurla buluştu. “Muz kabuğuna basarak apartman boşluğuna düşüp ölen bir kadın. İlk bilgi bu. Peki arkasındaki […]

devamını oku »

Kolaj, çağımızın belki de en etkili görsel tekniklerinden biri. Bir şeyleri kesip bir yerlere yapıştırma anlamında kolaycılık gibi de algılanabilmektedir ancak bu doğru değildir. Edebiyatta özellikle görsel şiir ve post modern romanda kullanılmaktadır. Sanatsal tasarım alanında meydana gelen en devrimci biçimsel yeniliklerden biri olmasının temel nedeni, isteyen herkesin özgürce kolaj üretebilecek olması gerçeğidir. Daha çok […]

devamını oku »

1967 yılında Adıyaman Besni’de doğan Doğan Doğan doksanlı yılların ikinci yarısında Frankurt’ta bulunan Goethe Üniversitesinde hukuk okudu. İki binli yılların ilk yarısında ise yine Frankurt’ta bulunan dünyaca ünlü güzel sanatlar akademisi Stadelschule’de sanat eğitimi aldı. Bu sırada bir dönem New York’ta bulunan Cooper Union’da eğitim gördü. Akademiyi master yaparak bitirdi, ardından Berlin’e yerleşti. Sanatçının bu […]

devamını oku »

Söyleşi: Serkan Parlak A. Yasemin Eren’le A7 Kitap etiketiyle yayımlanan “Güç Mevsimi” romanı hakkında konuştuk. Güç Mevsimi, dünyayı yönetenlerin güç savaşları ve bu savaşın taraflarının aşkının romanı dersek özet olarak, neden böyle bir roman yazmayı istediğinizi sorarak başlayalım söyleşimize…   Güç Mevsimi, dünyanın en güçlü ve zengin aileleri arasındaki güç ve iktidar savaşlarının entrikalarla dolu dünyasında […]

devamını oku »

1950’li yılların ünlü polisiye yazarı Yannis Maris’in geleneğini sürdüren ve Yunan edebiyatının en önemli polisiye yazarı olan Petros Markaris, türe yatkınlığını Yunan televizyonunda üç yıl kesintisiz oynayan Bir Cinayetin Anatomisi oyununun senaryosunu yazarak kanıtladı. 1995’te başkahramanı cinayet masası şefi Komiser Haritos olan Gece Bülteni –Türkçeye çevrilen ilk Markaris romanı- adlı polisiye romanıyla edebiyat dünyasına sıkı […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r