Masthead header

Category Archives: özge uysal

“İnsan sayılar toplamı ha! Oysa sen onu imgeler ağacı zannediyordun.” Adnan Özer’in yazdığı, 1978 yılında İstanbul’dan Moskova’ya, oradan da Küba’ya giden genç bir delikanlının şehirlerle, sokaklarla olan derin sohbetiyle şekillenen bir roman var karşımızda: Eskiden Gelecek Güzeldi. O zamanlar Küba’ya gitmek olacak iş değil. Romanın ismi umutsuz bir hikâyenin habercisi gibi görünse de yılgınlığa uğramışlık […]

devamını oku »

İnsan gözü kusursuz bir cihazdır. Küçük bir çabayla en büyük adaletsizliği bile görmezden gelebilir. Değiştirilmiş Karbon, sf. 291 Bilimkurgu, son on yıllık serüveninde ele aldığı meseleler ve bunlara ilişkin yorumlarıyla fikirlerimizi, gelecek tasavvurlarımızı distopik bir yöne doğru savurdu. İnsanın teknolojiyle ilişkisinin varacağı nokta ile ilgili değerlendirmeler, tam anlamıyla felaket senaryolarına dönüşmüş durumda. Okur olarak da […]

devamını oku »

“‘Ağlama Angelita. Bu akşam ya sana bir ev alacağım ya da yasımı tutacaksın.’ Manuel Benitez, ‘El Cordobes’ İspanya’nın cesur boğalarıyla ilk karşılaştığı gün, ablasına söylediği sözler“ Yoksulluk, açlık, tek edilmişlik; bu saydıklarım, çok başarılı olmayı ve milyonlarca insanın ağzından kendi ismini duymayı hayal eden biri için pek de kolaylaştırıcı sayılmaz. Bunlara bir de doğuştan itibaren […]

devamını oku »

Var olmak, algılanmış olmaktır. Berkeley “Bir sabah uyansanız ve o güne dek yaptığınız, düşündüğünüz ya da öğrendiğiniz hiçbir şeyi hatırlamasanız, ne olur? Bu kişi hâlâ siz olur musunuz?” Bellek Yanılgısı – Hatırlama, Unutma ve Sahte Anılar Üzerine Bir İnceleme isimli kitabın Giriş bölümündeki bu çarpıcı soru, bellek hakkında tedirgin eden bir tartışmanın da fitilini ateşliyor. […]

devamını oku »

“Sen bize kuvvet veriyorsun. Biz de kuvvetle seni memnun istediğimiz yerde, seni daha çok memnun etmek için metanetle duruyoruz. Sen bizim vatan anamızsın.” Kemal Tahir Geçtiğimiz Nisan ayında, İthaki Yayınları tarafından Kemal’den Piraye’ye Mektuplar isimli bir kitap yayımlandı. Kemal Tahir’in hayatına, Nazım Hikmet’le dostluğuna ve Piraye’nin bu ilişkiye dahil oluşuna ayna olan kitap, Piraye’nin ne kadar […]

devamını oku »

İnsan, hayatı boyunca birçok şey yaşar, birçok eşyaya, mal, mülke sahip olur. Hatta bu mülkiyetler çoğu zaman bir güven hissi oluşturur, gelecek kaygısını azaltır. İnsanın en geniş ve ömrü boyunca kendisiyle kalan mülkiyeti ise anılarıdır: Çocukluk, ilk gençlik yıllarındaki telaşlar, üniversite anıları… Hafıza, kişiye kimlik kazandıran bir toplamdan oluşur. Arkadaş sohbetlerinde, günlüklerde, kitaplarda anlattığımız ve […]

devamını oku »

Öğrencilik yıllarımızdan bugüne değin, hepimizin dinlediği bir masal var: Osmanlı İmparatorluğu zamanında, tüm ırklardan ve tüm dinlerden insanlar İstanbul’da bir arada, hoşgörü ve yardımlaşma içerisinde hayatlarını sürdürürlerdi… Bu masalın verdiği bilgiler, büyük ölçüde doğruydu; Balkan Savaşları başlayınca çokuluslu, çok dilli ve çok kültürlü Osmanlı ülküsünden vazgeçilene kadar… Orhan Türker’in değerli ve önemli çalışmasını “Pera’dan Beyoğlu’na: […]

devamını oku »

Kurmaca metinlerle tanıştığım dönemlerde, özellikle de olası gelecek tasvirleri çok güçlü olanlardan birini okuduysam, çok fazla düşündüğüm, endişelerim arttığı ve “Bu olası kötü senaryo için ben nasıl bir katkı sunuyorum?” diye kendimi sorguladığım zamanlar yaşarım. Krizalitler’i okuduğum ve sonrasında devam eden süreçte de benzeri, endişe yüklü bir düşünce dönemimin kapısını da aralamış oldum.             Bir tırtılı […]

devamını oku »

Akademik metinlerin okuyucusu olmak zordur; bu metinlerle kafa dağıtmak için, boş zaman değerlendirmek için ya da hayallere dalmak için buluşamazsınız. Bazı akademik metinler okuyucunun kendisinden uzaklaşmasına müsaade etmez; metinle mesafenizi koruyamazsınız; kelimeler, anlamlar, çağrışımlar dünyasında kaybolarak metnin içerisinde kendi anlam dünyanızı inşa edersiniz. Derrida’nın Bağışlamak metnini, sıradan akademik metinler arasında değerlendirmek size pahalıya mal olabilir; […]

devamını oku »

Bir kitapla birlikte güzelleşen hikâyeler vardır. Yolculuğu boyunca kitaptaki karaktere eşlik eden okuyucu, hikâyenin sonuna gelindiğinde -nasıl bir son olursa olsun- yeni yolculuklarda buluşmayı ümit ederek ayrılır kitaptan. Yolu böyle kitaplarla kesişen okuyucular olarak biz, hikâyenin peşindeki çağrışımların izini süreriz. Çoksatanlar listesinde kendine yer bulamayan, -aslına bakarsanız bu işe gizli gizli sevinen, benim de içerisinde […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r