Bir çeviriden fazlası: Emily Wilson’ın Homeros’u neden bu kadar tartışılıyor?

Temmuz 22, 2026

Bir çeviriden fazlası: Emily Wilson’ın Homeros’u neden bu kadar tartışılıyor?

Antik Yunan edebiyatının iki dev yapıtaşı Odysseia ve İlyada, yüzyıllardır akademisyenlerin, şairlerin ve çevirmenlerin elinde defalarca şekillendi. Ancak 2017 yılında Odysseia’yı, ardından da İlyada’yı İngilizceye kazandıran Pennsylvania Üniversitesi Klasik Çalışmalar Profesörü Emily Wilson, bu iki destana bakış açımızı kökten değiştirdi. The New Yorker‘ın Judith Thurman imzalı kapsamlı portresi, Wilson’ın klasik eserleri çağdaş okurla buluştururken nasıl köklü çeviri geleneklerini değiştirdiğini anlatıyor.

2017’de yayımlanan Odysseia çevirisiyle tarihe geçen Wilson, eserin İngilizceye yapılan ilk kadın çevirmeni oldu. Ancak onu farklı kılan yalnızca bu “ilk” unvanı değildi. Wilson, Homeros’un şiirini hem ritmini koruyarak hem de gereksiz süslemelerden arındırarak çevirmeyi tercih etti. Böylece yüzyıllardır romantikleştirilen ya da ideolojik tercihlerle dönüştürülen birçok ifadeyi yeniden değerlendirdi.

“Sadık eş”, “baştan çıkarıcı kadın” kalıplarını sorguladı

Wilson’ın en çok tartışılan tercihleri arasında, metindeki kadın karakterlerin tanımlanış biçimini değiştirmesi yer aldı. Daha önceki birçok çeviride ahlaki yargılarla yüklenen kelimeleri, Yunanca metne daha yakın ve tarafsız ifadelerle karşılamaya çalıştı. Ona göre çevirmen, yalnızca sözcükleri değil, yüzyıllar boyunca metne eklenmiş kültürel önyargıları da sorgulamak zorunda.

Bu yaklaşım, klasiklerin “değişmez” olduğu yönündeki anlayışa da meydan okudu. Wilson, her çevirinin aslında kendi döneminin dünya görüşünü yansıttığını savunuyor.

Homeros’u bugünün okuruna yaklaştırdı

Wilson’ın çevirileri akademik doğruluğu korurken akıcı ve modern bir İngilizce kullanmasıyla da dikkat çekti. Bu sayede yalnızca klasik filologlara değil, daha önce Homeros okumamış geniş bir okur kitlesine de ulaştı.

The New Yorker profiline göre Wilson’ın amacı, antik metni güncellemek değil; onu yüzyıllar içinde oluşan yorum katmanlarından arındırarak okurun Homeros’un sesine mümkün olduğunca doğrudan ulaşmasını sağlamak.

Çeviri anlayışı yeni kuşağı etkiliyor

Wilson’ın çalışmaları bugün yalnızca Homeros çevirileriyle sınırlı görülmüyor. Klasik eserlerin nasıl çevrilmesi gerektiğine ilişkin uluslararası tartışmaların önemli isimlerinden biri haline gelen akademisyen, çevirmenin görünmez bir aracı değil, metinle etik bir ilişki kuran yorumcu olduğunu savunuyor.

Son yıllarda yayımlanan İlyada çevirisi de aynı yaklaşımı sürdürürken, Wilson’ın klasik edebiyatın yeni kuşak okurlarıyla buluşmasında belirleyici isimlerden biri olduğu değerlendirmelerini güçlendirdi

Yorum yapın