Masthead header

Alt tarafı ‘Birkaç Küçük Sıyrık’ | Burak Soyer

Klinik psikolog Merve Tarhan’ın yazdığı ‘Birkaç Küçük Sıyrık’, her biri ayrı yaralar almış karakterlerinin hayatlarını yazınsal olarak deneysel bir metinde birleştirirken giriştiği işte ipin ucunu elinden bırakmadan ortaya farklı bir eser koyuyor.

Romanda çok fazla karakter kullanımı ip üstünde yürümeye benzer biraz. Eğer bir başrolünüz yoksa bu daha da zorlaşır zira rolleri eşit dağıtmak, herkese aynı miktarda pay biçmek zorunda kalırsınız. Diğer türlü birinin ötekinin önüne geçme ihtimali öbürünü unutturur. Okuru sayfalar boyunca tekrar geriye dönmek durumunda bırakır, böyle olunca okuma sürecinde hikâyenin gidişatı aksayabilir ve kaçınılmaz son olarak da sıkılma ortaya çıkar. Ancak kime hangi pastadan ne kadar vereceğinizi bilirseniz kurgu rahat ilerler. Konudan kopma olmadan sonuca ulaşılır. Bunlar bir kural mı? Elbette değil. Ama bu niyete giren bir yazar zaten doz aşımını engelleyerek kendine serbest dolaşım hakkı tanıdığı için ister istemez bu yazdığım riskleri ortadan kaldırır. 1989 doğumlu klinik psikolog Merve Tarhan’ın Ornis Kitap etiketiyle çıkan kitabı ‘Birkaç Küçük Sıyrık’ da tam bu çember içinde yer alan bir roman.

Sabahları bir radyoda ‘Horozlar Ötmeden’ adlı bir program yapan Anıl gitar öğretmeni arkadaşı Kerem’i beklediği metro çıkışında kötü vaziyetteki İpek’le karşılaşıyor. Sıradan bir kıyafetle berbat halde görünen İpek’in iyi olup olmadığını sormak için yaklaşan Anıl “İntihar edeceğim” cevabını alıyor. Ufak çaplı bir zaman kazanma muhabbetinden sonra ortama damlayan ‘cool’ karakterimiz Kerim’in sihirli çenesi “bu işlerin ayık kafayla olmayacağını” söylemesi üzerine bir taksiye atlayıp Kerem’in bildiği mekanlardan birine gidiyorlar. Barlar sokağına giden ama bara gitmeyen ve oryantal dersi alan taksici onları mekana bırakıyor üçlü geceyi bol bol içerek İpek’in intiharını erteliyor. O geceden itibaren de arkadaş olup beraber takılmaya başlıyorlar. Sayfalar ilerleyip biz karakterlerin iç dünyalarına konuk olurken yeni yeni tipler dahil oluyor romana. Tadımız kaçmasın diye elbette onları ve özelliklerini buraya yazmayacağım ama biz de onlarla beraber kitabın sonuna kadar bir solukta geldiğimizi pas geçmeyeyim.

Merve Tarhan, özellikle kitabın ikinci yarısı diyebileceğimiz taksicinin ‘gerçek yüzü’yle okuru tanıştırdıktan sonra kitabını bir sahneye çeviriyor. Bazıları belki sadece 500 vuruş olan bölümlerde kitaptaki karakterlerden biri çıkıp repliğini söylüyor ve yerini diğer karaktere bırakıyor. Bunu yaparken konuşturduğu kişilerde birinci tekil kullanması okurla direkt temas kurmasını sağlıyor ve böyle hikâyenin gidişatı daha gerçekçi bir hal alıyor. Ayrıca yazarın sokak diline hakimiyeti, klişelere aşırıya kaçmadan el atması, kıvamında bıraktığı mevzular ve önemlisi de sonuna kadar okuyanı bırakmayan merak duygusu kitaba daha da yakından bakmamızı sağlıyor. Biçimsel olarak bu mevzuların yanında yazarın karakterlerle kurduğu sağlam bağ ve onların da birbirileri arasında kurdukları bağ bizi bir muhabbetin ortasında bırakıyor ve onlarla beraber yalnızlık, dostluk, ölüm gibi konulara değiniyoruz. Kıssadan hisse; ‘Birkaç Küçük Sıyrık’ ve yazarı Merve Tarhan, son dönemlerin dikkat çekici, deneysel ve takipte kalınmasını önerebileceğim eserlerden.

edebiyathaber.net (14 Kasım 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r