Masthead header

keşkeD&R’ın dergi raflarına bakınırken gözüme çarptı Keşke… Alışılmış dergi adlarına benzemeyen bir ad. Farklı bir etkisi, çağrısı vardı; karşı koyamadım aldım.

Keşke, iki ayda bir yayınlanan Düşünce ve Edebiyat Dergisi. Yayın hayatında ilk yılını tamamlayan dergi, okurlarına küçük bir hediye sunmuş. Üzerinde şu dizelerin yer aldığı bir kartpostal: “Kanat çırpan bir gökkuşağıdır kelebek/Konduğu her çiçeğe cenneti hatırlatır.”

Kartpostalı Alara’ya verdim, dergiyi başucuma koydum.

Dergi okurluğum, kitap okurluğuma benzemiyor benim. Kitapları bir solukta okumayı seviyorum, içine dalmayı dahil olmayı… Dergileri ise sindire sindire, yavaş yavaş okumayı… Başucuma koyup, her gece uykuya dalmadan önce bir ya da iki yazı okumayı seviyorum.

Keşke’nin ilk yazısı sinema üzerineydi, bir sinema emekçisi üzerine. Hüseyin Alemdar yazmış; 1997 yılında aramızdan ayrılan Ajlan Aktuğ için, “Ajlan Aktuğ Baladı” başlığıyla…

Yazı çok etkileyici.

Gerek yaşamını yitirmiş bir sinema oyuncusunu içtenlikle anmak, anımsamak; gerekse onunla birlikte Türk Sinemasında seyrü sefere çıkmak yönünden…

Yazının beni etkileyen yönlerinden biri de, yazarın yazı boyunca değişen duygularını Ajlan,Aj’lan, A’j’l’an şeklinde imla işaretlerinin yardımıyla aktarması oldu. Aj’lan, derken “Ah lan Ajlan neden bırakıp gittin bizi” dediğini, A’j’l’an derken onu an’ma duygusunu öne çıkardığını hissettim. Yazıyı çok sevdim. Ardında böyle yazılar yazan sevenleri olduğu için Ajlan Aktuğ’a azıcık gıpta ettim.

İkinci yazı Nurullah Deveci’nin  Kır(ı)k Satır / Kır(ı)k Hatır başlıklı yazısı. Sanki tüm yazarlar imla işaretlerinin peşine düşmüş gibi bu dergide. Nurullah Deveci de Kırk Satırla Kırk Hatırı ‘kırık’ hale getirmeyi seçmiş. Çok sevdiğim bir yöntemdir; doğru yerde kullanılırsa eğer… Yazı, Şair ve Âşığın Hissiyatına Dair… Yazıda, şiirin önce gönüle doğduğu sonra dimağa doğru yol alarak şekillendiği şiirsel ve tadına doyulmaz edebi bir dille aktarılmış. Şiire ve aşka dair tatlı bir yolculuk gibi.

Derginin içeriği nasıl içine alıyorsa okuru, ismi de girdiğiniz o mekanın büyülü anahtarı gibi. Keşke olmasaydı adı, belki de dikkatimi çekip almayacaktım. Anahtarı kilide sokmayacaktım. Hatta, günlük yaşamda çok da kullanmadığım bu kelime üzerinde bu kadar düşünmeyecektim. O günden beri düşünüyorum bu kelime üzerine…

Keşke, hep pişmanlığı çağrıştırırdı bana. Pişman olmayı da sevmem, keşke demeyi de aslında. Ama bu defa kelimenin farklı bir tınısı olduğunu fark ettim. Salt pişmanlık değil, içinde derin sevgiyi de barındırıyor bir anlamda ‘keşke’. Sanki az gelen, yetmeyen hallere daha çok yakışıyor. Bir derin iç çekiş gibi. Yerine başka kelimeler koymayı denedim olmadı. Kiminde sitem, kiminde kırgınlık, kiminde beddua var. Ama keşke, öyle değil. Biraz boynu bükük, çokça hüzünlü hatta kırılgan ama sevgi dolu. Bir dergiyi sorgusuz sualsiz aldıracak kadar…

Fatma Yakan – edebiyathaber.net (14 Ekim 2014)

  • Sedil-ül Aziz - 28/01/2016 - 22:21

    Hissim hissem olup hassama hasdır.

    ‘Ben’ kim? Çap’ım? Çap’a çare ihsandır.
    Avam’a çare intizamdır, şevk ve bürhandır.
    İnsan’a ‘ben’ ise; Çare, Tefekkür-ü Azamdır.
    ‪#‎SefilülAziz‬cevaplakapat

    • Sefil-ül Aziz - 28/01/2016 - 22:22

      Hissim hissem olup hassama hasdır.
      ‘Ben’ kim? Çap’ım? Çap’a çare ihsandır.
      Avam’a çare intizamdır, şevk ve bürhandır.
      İnsan’a ‘ben’ ise; Çare, Tefekkür-ü Azamdır.
      ‪#‎SefilülAziz‬cevaplakapat

mekanmÇok yazarlı “Mekân Meselesi“, Tekin Yayınevi’ninKent-Mekân-Direniş Kitaplığı” dizisinden çıktı.

Bir mekân üzerinde hak iddia etmek ve gerektiğinde, mekân için direnişe geçmek, muhtemelen insanlık tarihi kadar eski. Her ne amaçla yapılırsa yapılsın, siyaset daima bir mekâna ihtiyaç duyar. Mekânın elde edilmesi amaçlanmasa bile, o mekân üzerinden hareket edilir ve mücadelenin insan kaynağı ve araçları büyük ölçüde o mekândan devşirilir.

Bir tarihsel sistem olarak kapitalizm, mekâna daima sermaye birikimi açısından yaklaşır; eşdeyişle sermayenin mekân dolayımıyla hareket eder. Bugün sermaye, artı-değeri neredeyse istediği her mekânda kullanabilme olanağına sahiptir. Bu noktada kentler, sermaye için öncelikli yerlerdir. “Kentsel dönüşüm” adı altında girişilen gasp ve haydutluk, HES inşa etmek için “ortak zenginlik” olan derelerin temellük edilmesi, yoksulların kent merkezlerinden sürülmeleri, AVM garabetleri ve her türden mekânın sermayenin yağmasına açılması, tam da sermayenin yeni dönem ihtiyaçlarına dönüktür.

Sosyo-mekânsal direniş de, işte tam burada kendisini hissettirir. Kapitalizm, mekânları yağmalayarak, yaşam alanlarını yıkarak ve istediği şekilde yeniden yaparak varlığını sürdürebilen bir sistem haline gelmiştir. Böylesi bir sisteme kısa devre yaptırmak için, mekânları emekçiler lehine ele geçirmek ve/veya kendi meşrebimizce dönüştürmek ve/veya emek merkezli korumak kaçınılmaz bir hal almıştır.

Gezi Direnişi de her şeyden önce bir sosyo-mekânsal isyandı. Bu anlamda, toplumsal yarıklardan kaynayan suları egemenlerin üzerine boca ederek mekânın nasıl ele geçirileceği, dönüştürüleceği ve korunacağı noktasında önemli dersler verdi (ve vermeye devam ediyor). Böylece Direniş, mekân eksenli siyaset üzerine oldukça verimli bir tartışma ortamı oluşturmuş oldu. Daha önce akademik ilgiye mazhar olan sosyo-mekânsal praksis biçimleri, Direniş’le birlikte ete kemiğe bürünüp gündelik sohbetlerimizin dahi konusu haline geldi… 

edebiyathaber.net (14 Ekim 2014)

IST_kitap_14_Afis_48x688 Kasım Cumartesi günü açılan İstanbul Kitap Fuarı‘nın bugünkü etkinlikleri şöyle:

MARMARA SALONU
11.00-11.45
Söyleşi: “Genç Yaşlarda Yazar Olmak Mümkün mü?”
Konuşmacı: Miyase Serbarut
Düzenleyen: TUDEM

12.00-12.45
Söyleşi: “Çocuk Kitaplarının Anlatım ve Biçimsel Olarak Çocuk Yayınları Niteliklerine Uygunluğu”
Konuşmacı: Seher Keçe Türker
Düzenleyen: İkinci Adam Yayınları

14.15-15.15
Söyleşi: “5 Vakit İnsan”
Konuşmacı: Senai Demirci
Düzenleyen: Timaş Yayınları

16.45-17.45
Söyleşi: “Teğmen Kitabı ve Sehven Olayı”
Konuşmacı: Mehmet Ali Çelebi
Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayınları

18.00-19.00
Söyleşi: “Uluslararası Anti-Kürt Nizam ve Yüksek Kürt Bilinci”
Konuşmacı: İsmail Beşikçi
Düzenleyen: İsmail Beşikçi Vakfı

KARADENİZ SALONU
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Küçük Cadı Şeroks’un Yeni Macerası: Barış Odaları”
Konuşmacı: Aslı Der
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Mine Soysal Uzakta Romanıyla ON8’de”
Konuşmacı: Mine Soysal
Düzenleyen: ON8

14.00-14.45
Masal Tiyatrosu: “Bir Oyun, Bir Masal”
Katılımcı: Çiğdem Gündeş
Düzenleyen: TUDEM Yayınları

15.00-16.00
Panel: “Travma ve Çocuk Edebiyatı: Soma Örneği”
Yöneten: Süleyman Bulut
Konuşmacılar: Sevgi Koşaner, Necdet Neydim, Sara Şahinkanat, Arslan Sayman
Düzenleyen: Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği

16.15-17.15
Söyleşi: “Ne Batı Ne Doğu Türkçe’nin Akıl Yolu”
Konuşmacı: Feyza Hepçilingirler
Düzenleyen: Everest Yayınları

17.30-18.30
Söyleşi: “Türkiye Sinema Tarihi: Sanatçı ve Özgürlük”
Konuşmacılar: Zahit Atam, Zeki Demirkubuz
Düzenleyen: Leman Dergisi

BÜYÜKADA SALONU
12.00-12.45
Söyleşi: “Projelerimiz”
Düzenleyen: 118 Y Lions Anadolu Yakası  Federasyonu

13.00-14.00
Söyleşi: “Aziz Nesin’den Şiirler ve Öyküler”
Konuşmacı: Jülide Kural
Düzenleyen: Nesin Yayınevi-Nesin Vakfı

14.15-15.15
Söyleşi: “Son Bahçeler”
Konuşmacılar: İrfan Yalçın, Feridun Andaç, Mecit Ünal, Egemen Berköz
Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları

15.30-16.30
Söyleşi: “Büyük Kırılma: 2000’ler Şiiri ve Hayat”
Konuşmacılar: Haydar Ergülen, Cenk Gündoğdu, Baki Asiltürk, Ali Şimşek, Mustafa Bayram Mısır
Düzenleyen: Karşı Yayınları

16.45-17.45
Söyleşi: “Bereketli Topraklar Üzerinde Orhan Kemal ve Sinemamız 100 Yaşında”
Konuşmacılar: Zafer Doruk, Tahir Şilkan
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

18.00-19.00
Söyleşi: “Türkiye Rüyası: Yeni Siyaset Nasıl Olabilir”
Konuşmacı: Cenk Sidar
Düzenleyen: SODEV- Sosyal Demokrasi Vakfı

HEYBELİADA SALONU

12.00-13.00
Söyleşi: “Nazım Hikmet’in Ölümünün 50. Yılı”
Yöneten: Alâettin Bahçekapılı
Konuşmacılar: Hıfzı Topuz, Orhan Karaveli, Ahmet Özer
Düzenleyen: TÜYAP

14.30-15.30
Söyleşi: “Yaratıcı Okuma: Meraklı’nın Yolculuğu”
Konuşmacı: Nilay Yılmaz
Düzenleyen: Altın Kitaplar

15.45-16.45
Söyleşi: “İsyan ve Devrim Filmleri”
Konuşmacılar: Necla Algan,  Neslihan Cangöz, Yeşim Dinçer, Seray Genç
Düzenleyen: Yordam Kitap

17.00-18.00
Söyleşi: “Tarihi Anlamak ve Anlatmak Üzerine”
Konuşmacılar: Sabahattin Özel, Süleyman Beyoğlu, Safiye Kıranlar, Eminalp Malkoç, Serkan Tuna
Düzenleyen: Der Yayınları

18.15-19.00
Söyleşi: “Kıbrıs Türk Karikatür Sanatı ve Tarihçesi”
Konuşmacı:  Arif Albayrak
Düzenleyen: Göl Kitap

KINALIADA SALONU

12.00-13.00
Gabriel Garcia Marquez’i Anma Etkinlikleri 
Söyleşi: “Alvaro Mutis ile İstanbul’da Buluşmak/ Alvaro Mutis: Şair, Gezgin, Serseri”
Konuşmacılar: Armando Romero, Adnan Özer
Düzenleyen: Kolombiya Büyükelçiliği

13.15-14.15
Söyleşi:“Orhan Kemal 100 Yaşında: Yaşamı ve Eserleri”
Konuşmacı: Işık Öğütçü
Düzenleyen: TÜYAP

14.30-15.30
Söyleşi: “Geleceğin Düşünme Biçimi Olarak Zeka Oyunları”
Konuşmacı: Serkan Yürekli
Düzenleyen: Akıl Oyunları

15.45-16.45
Panel: “Sanat-Estetik ve Politika Bütünlüğü”
Yöneten:  İsmail Hardal
Konuşmacılar: Yusuf Erdem, İsmail Hardal
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi – Sanat Cephesi Dergisi

17.00-18.00
Şiir -Dinleti:”Az Gittim Çok Döndüm”
Müzik: Merih Aşkın
Konuşmacı: Aynur Uluç
Düzenleyen: Kibele Yayınları

18.15-19.00
Şiir Dinleti: “Şiire Yolculuk”
Müzik: İkbal Kaynar
Yöneten: Tekin Gönenç
Katılımcı Şairler: Gökhan Cengizhan, Bircan Çelik, Ali Karagöz, Dilruba Nuray Erenler, Kevser Atay, Bedran Cebiroğlu, Saniye Gündüz Yıldırım
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

edebiyathaber.net (14 Kasım 2014)

fadimeu1. Yazmayla ilgili bir yerde formül görüyorsanız dikkat kesilmek yerine gülüp geçin. Her yazar kendine göre bir yol, yöntem geliştirir. Eğer formüllerle yazılsaydı, Roald Dahl’ın Otomatik Dev Gramatizör öyküsündeki gibi hepimiz birer yazı makinesine dönüşürdük. Kitap üretmek belirlenmiş zamanda gerçekleşecek bir proje yapmak kadar kolay olsaydı, büyük öykücü Akutagava’nın Kappa adlı eserinde anlattığı gibi, çeşitli tozları bir makineye boşaltır öte taraftan kitap çıkarırdık. Yüreğinizdeki kıpırdanmayı duymadan, sürekli devinen doğayı izlemeden, kahramanlarınıza ve kendi sesinize inanmadan, içten ve duyarlı olmadan yazmayın.

2. Soluduğunuz atmosferin her zerresi sizi baskılayıp yıldırsa, okuduğunuz metinler çağın basmakalıp tekrarını, dinlediğiniz müzikler yıllar önce bestelenmiş makamları hatırlatsa da içinizdeki keşif arzusunu, yenilik heyecanını soldurmayın. Heyecanınız, şaşırma refleksiniz köreldiğinde yazınız sıradanın ağına takılabilir.

3. İlhamın ya da yaratıcı fikirlerin kapınızı çalmasını beklemek yerine kapıdan dışarı çıkıp arayın, dışarı çıktığınızda öyküyü bulmayacaksınız ama öyküye giden yolun taşlarını göreceksiniz. Üstelik dışarıda olmak içeriye faklı bir gözle bakmamızı sağlar ve aramadıkça zihninizde bir örümceğin ağı gibi genişleyecek hikâyenin kırıntılarıyla karşılaşma ihtimali zayıflar.

4. Zamanınızın çoğunu başka işler yaparak harcıyor olabilirsiniz. Gözünü görerek bakmaya, kulağını gerçekten hissederek duymaya yönelten kişi harcarken biriktirir; yaşantı, dolayısıyla deneyim biriktirir. Yazmak başlı başına eşsiz bir deneyimken yazdıklarımızla da hayata yeni deneyimler ekleriz. Yazmadığımız zamanlar yazının atmosferini düşünür, yazarken de biriken gözlemlerimizden faydalanırız. Böylece yazı, iki farklı hayat yaşamamızı sağlar. Bu hayatın birbirinden farklıymış gibi görünen hatta keskin çizgilerle ayrılan zamanları, birbirine kavuşmayı arzulayan iki sevgiliye benzer. Sözcüklerle metni kurmaya, biçim verip düzenlemeye başladığımızda bu sevgililerin coşkusu daha da verimli kılar bizi.

5. Yazmak için kendinize sınırlar koymayın; belli bir zaman dilimi, kulağa hoş gelmeyen seslerden arındırılmış ya da size destek olacağına inandığınız yaratılmış nesnelerle donatılmış bir alan. Her durumda yazabilirsiniz. Bunlar savruk imgeler, henüz nereye oturacağı belli olmayan küçük yol göstericileri olabilir. Zihninizde başlayan metni, imgeleri, yani işaret noktalarını zaman kaybetmeden kaydedin. Her yerde yapabilirsiniz bunu, yazmayı düşünmeyi ve harekete geçmeyi bahanelerle ertelemeyin.

6. Bir bütün olarak yazmaya ya da kurduğunuz metne yüklediğiniz anlamla onun kendi anlamı çatışabilir. Uzlaşmanın en akılcı yolu yazının veya metnin kendi yasasına boyun eğmektir. Hikâyenin tarzını, dilinin ritmini, kahramanların sözünü hissederek yazın. Her metin kendi üslubuyla doğar; ne kadar uzayıp kısa kalacağını kendisi belirler; bize düşen,  disiplinli bir düzen içinde ona hizmetten başka bir şey değildir.

7. İyi yapıtlarla beslenin. Neyi yerseniz o olursunuz sözünü unutmadan, edebiyatın farklı disiplinleriyle sanatın öteki dallarının insanlığa verdiği evrensel mesajı dikkatle okuyun.  Onların mesajlarını iletme biçimleri üzerine kafa yorun. Sözgelimi, bir müziği dinlerken enstrümanların, notaların uyumuna; durak yerlerine, alçalıp yükselen tınılarına, soluk alıp vermesine kulak kabartın. Bir resmin; renk ve fırça darbeleriyle dile gelen hikâyesini, felsefesini arayın. Sanatın her dalı edebiyata açılan kapıdır. Fotoğraf nasıl ışıkla yazı yazmaksa edebiyat da yazının yazısı, hayatın kapsayıcısıdır.

8. Risk almaktan korkmayın. İyi bilinen yollarda yürümekten de henüz patika olan yollara sapmaktan da çekinmeyin. Yazdıkça, yazdığınızı beğenmeyip yeniden yazdıkça başkasına benzemeyen sesiniz kendiliğinden duyulmaya başlayacaktır. Bu ses bir başkasının beğenisi için değil, kendi estetik tatmininize yönelik olmalıdır. Ortalama beğenilerin pek çoğu yanıltıcı ve gelip geçicidir.

9. Bir yazar için en tehlikeli şey, kendi sesine, söylediği sözlere hayran olmaktır. Hayran olunmak, etrafında kendini yüceltecek kişiler oluşturmak için çaba harcamak yazarı önce komik, sonra sefil duruma düşürür. Kıymetli zamanınızı yarattığınız eser üzerine beğeni almaya ya da yorumları takip etmeye harcamak yerine kendinizi edebiyata, daha iyisini üretmeye adayın. Sessizliğe gömülerek, gözlerden uzak bir yere çekilip yazın.

edebiyathaber.net (13 Ekim 2014)

yeraltıMutsuz günlerden geçiyoruz. Orta Doğu coğrafyasının acıya talimli insanları olarak bu günlerde yine yaşamımız varlık ve yokluk arasında. Ne yapacağımızı şaşırıyor, neye sığınacağımızı bilemiyoruz. Günlerin adı yok öylesine geçiyor zaman. Çünkü bu günün yarından farklı olmayacağını dünden biliyoruz.

Acıdan kaçacak, görmeyecek yerlere özlem duysak da insan içinde olanı çıkaramıyor bu nedenle içimiz huzurlu değil ki içimize kaçalım, kendimize dönelim. İnsanın kendine dönmesi için bile sabah güneşi görmesi gerekmez mi zaten? Oysa biz sadece kasvet görüyoruz ya da yağmur yerine hüzün yağdıran bulutlar, bir sonbahar gelmişte kışa dönemiyor sanki mevsim. Zaman bir Ferid Edgü kitabının adı gibi bu günlerde; “yaralı”.

İnsanlık tarihi boyunca buhran dönemleri var olmuş yeryüzünde. Savaş, acı, kıtlık, yokluk, yoksunluk. Tarihin bilinen ilk şairi Ludingirra öyküsünü bilir misiniz? Bilmem. Akad devleti Sumer topraklarını işgal etmeye başlayınca, Sümer ülkesinde kȃtiplik yapan Ludingirra dilinin yok olacağını düşünür. Çünkü son dönemde Akad dili ülkesine hȃkim olmaya başlamış ve Sümer dili yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu duruma çok üzülen Ludingirra yazmaya başlar. Çünkü onun için bu acıya katlanmanın yolu dilinin unutulmaması için yazmaktır. İlk aşkını, çocukluğunu, ailesini ve Sümer Ülkesi yaşamını yazarak dilini yaşatmaya çalışır. İşte bizim içinde zaman biraz böyle bu günlerde.  Bir şeylere sığınarak acıyı hafifletme çabası içindeyiz. Eğer yaşamaya devam edeceksek gördüklerimizi unutamayacağımıza göre sığınacak bir şeylere ihtiyacımız var. Bu nedenle sanırım bu günlerde işlevsel hale gelecek olan; edebiyat, sanat, sinema, müzik. Bir kitabın sayfalarında kaybolup, bir filmin karakteriyle birlikte onun derdine ağlamak, bir şarkıda kendimizi bulup onu acımıza tanık etmek, böylece kendimize azda olsa telkin sağlamak.

Edebiyat ve sanat en çok kötü günlerde gereklidir. Çünkü birçok yazar için yazma sebebi zaten dünyaya dayanmak içindir. Tezer Özlü şöyle der örneğin; “Neden yazılır? Dünya acılı bir yer olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bir kez bu zavallılıktan kurtulmaya görsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altına alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazılır.” Yazarlar da dünyaya katlanmak için yazarlar ve bu edimi paylaşırlar. Çünkü yazmak da bir anlamda derdi paylaşmaktır. Ve yazar okuyucusuyla paylaşır derdini. Böylece ortaklaşır dünyaya ve onun acılarına dayanma çabası.

Cioran; “Kitaplarımın her birisi yılgınlık karşısında bir zaferdir. Kitaplarımın birçok kusuru vardır, ama mamul değillerdir. Hakikatten sıcağı sıcağına yazılmışlardır; birine şamar atmak yerine, şedit bir şey yazarım. Dolayısıyla söz konusu olan edebiyat değildir, parçalara dayalı bir tedavi usulüdür; intikamlardır bunlar.” Derken, bu durum okuyucusu içinde geçerlidir kuşkusuz. Böyle bir çağda hangimiz iddia edebiliriz ki öfkesiz ve yarasız olduğumuzu. İntikam duygusundan uzak, sakin huzurlu bir yaşam sürdürdüğümüzü, elbette edemeyiz. İşte böyle durumlarda Cioran nasıl kendisini yazarak tedavi ediyorsa bizde okuyarak, kurguların dünyasında kısa sürelide olsa kaybolarak sürdürebiliriz yaşamımızı ki sanat zaten günümüzde anladığımız gibi üst yapı kurumlarının şakşakçılığı değil, tabanın, ezilenin yaralarının merhemidir çoğu zaman. Çünkü yazan insanın kendi acısının yaşanan günde karşılık bulması gerekir. Acı bireysel çekilir ancak acıyı oluşturan durumun kaynağı dışarıdandır. Ve bu dışarının acısı; yazarlar, düşünürler, yönetmenler tarafından, dışarıda aynı acıyı çekenlere ulaşmak için sanatsal bir yaratıcılıkla var edilir ve böylece paylaşım sağlanır.

1013046_538707362833059_948819513_nBahsettiğimiz bu durumlar sadece yazma edimi içinde geçerli değildir. Sinemanın da benzer bir işlevi vardır. Örneğin Zeki Demirkubuz kendi sinemasını anlatırken şöyle der;Tek şansı olan sinema kişisel sinemadır. Kişisel sinema ile kastettiğim; toplumsal, ulusal, sosyolojik olmama durumu değil. Zaten doğası itibariyle kişisel olan bir şey bunları içerir. Bana göre her şeyden önce toplumsal olan bütün mazlumiyetine, edilgenliğine rağmen, faşizm olma durumudur.” Kişisel olan zaten toplum tarafından belirlenir. Toplum faşizm olma durumunda bireyi edilgenleştirme onu kendi toplumsal iktidar kategorisinin bir yerine hapsetme peşindedir. Bu anlamda sanat toplumun belirlediği dışında bir birey yaratma çabasıdır birazda. Farklı bakabilmeyi, yorumlama yeteneği kazandırmaktır. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde egemenlere göre biçim almış bireylikleri görürüz. Neye üzüleceği, neye tepki vereceği bile belirlenmiş, toplum faşizmi tarafından beslenmiş insanlar içinde sanat işlevsel bir anlam ifade eder bu nedenle. Yine Demirkubuz’un deyimiyle evet sanatın “bilinç götürme, aydınlatma” gibi bir işlevi olması beklenmez her zaman, ama kişinin kendisiyle yüzleşmesi için sanata ihtiyacı olabilir. Zeki Demirkubuz sinemasının yapmaya çalıştığı gibi. Bu nedenle sanatın işlevi her dönemde önemli bir yerdedir birey için. Kötü günlerde sığınacağımız bir liman olmasının yanında çok yönlü insan gerçekliği ile yüzleşebilmemiz bakımından da. Bireysel olanın hep yanlış anlaşılmaya mahkȗm olduğu bizim gibi toplumlarda özellikle önemli bir durumdur bu çünkü unutulan, bireysel olanın toplum dışı olmadığıdır.

Sinema ve yazma edimine müziği de eklemeliyiz elbette. Örneğin arabesk müziğin insanlar üzerinde müsekkin etkisi olduğunu yadsıyamayız. Coğrafyamızda bu müzik türünün toplumsal tarihine baktığımızda 1950’li yıllara kadar giden bir geçmişe sahip olduğunu görürüz.  Bu yıllar insanların yeni ümitlerin peşinde köyden kente göç etme süreçlerine rastlar ve Türkiye’ de sanayileşmeyle birlikte özellikle doğu illerinden kente başlayan göçlerle yakından ilişkilenir. Sosyolojik olarak bu durumun tanımı budur. Ancak arabesk müzik dinleyenler için anlamı en başta da söylediğimiz gibi acıyı tedavi edici bir ilaç kadar işlevseldir. “Modern” algıda arabesk dinleyenlere bakışın dıştalayıcı bir anlamı da vardır. Çünkü arabesk daha çok kıyıda kalanın, garibin, hor görülenin daha geniş ifadeyle “ezilenin” müziğidir. Modernleşme kaygılı bir toplumun tek tipleştirici sanatına karşı bir başkaldırıdır. Göç ile zorunlu nedenlerle memleketinden uzağa düşmüş bir insan için yaşama dayanma biçimidir. Çünkü her anlamda ötekisi olduğu (dili, şivesi, yaşam biçimi, giyim kuşamı) bir topluluğun içerisinde ona; “yakarsa dünyayı garipler yakar.” Diye seslenen telkin edici, yaraları kabuk bağlayıcı bir özelliğe sahiptir.

Kısaca sanatın her dalı biz insanların kötü gün dostudur. Ancak sınırlı algılı bir bakışa sahip toplumsal durumlar isyan, savaş, afet durumlarında sanatla, edebiyatla ya da sinema ile uğraşmanın “elitist” bir boyutu olduğunu iddia ederler. Oysa tam tersidir; yaşananlara dayanabilmek için sanat mecburidir. Gezi Parkı Direnişi ile sokağa taşan “şiir sokakta” akımı da bence bunun en önemli göstergesidir.

Kaynaklar

Cioran, E. M., (2005), “Ezeli Mağlup”, (Çev. Haldun Bayrı), İstanbul: Metis.

Özlü, T. (2013), “Yeryüzüne Dayanabilmek İçin”, ( Haz. Sezer Duru), İstanbul: YKY

Çığ, İ. M. (2012), “Sümerli Ludingirra”, İstanbul: Kaynak.

http://www.kameraarkasi.org/sinema/makaleler/zekidemirkubuz_sinemakurami.html

Emek Erez – edebiyathaber.net (13 Ekim 2014)

  • Sibel Yılmaz - 16/10/2014 - 20:20

    İçerik olarak güzel bir yazı. Sanata neden ihtiyaç duyduğumuz iyi örneklerle açıklanmış. Keşke yazanlar ya da editörler yazım yanlışları konusunda daha özenli davransalar. Yazıdaki de bağlacı hataları okumayı zorlaştırıyor.cevaplakapat

  • Gülhan Güllü - 24/07/2015 - 13:43

    Sibel Yılmaz’ın yorumuna katılıyorum.cevaplakapat

tmpimage_1408515520.7302_1Üzerinde yaşadığımız topraklar eşsiz zenginlik ve güzelliklerle bezeli bir coğrafyaya ait. Katman katman tarihin üzerinde yaşıyoruz. Son yapılan kazılarda 8.000 yıl öncesine ait materyaller bulundu. Peki, bundan çocuklarımız ne kadar haberdar? Ebeveynler çocuklarının ellerinden tutup tarihle buluşmalarını sağlıyorlar mı? Ya da yaz tatillerinden sadece deniz-kum-güneş gereksinimini karşılayıp dönüyorlar mı?

Eğer durum böyle ise çocuklar bu kitabı mutlaka okusunlar isterim. Okusunlar ki tanısınlar bu toprakları. Göremedikleri yerleri en azından hayallerinde canlandırabilsinler.

Betül Avunç’un “İkiz Gezginler”i Peri ve Ege, İstanbul’dan Bodrum’a bir gezi gerçekleştiriyorlar. Gezi esnasında gördükleri, öğrendikleri dikkat çekici. Ayrıca mitolojik hikâyelerle daha da keyifleniyor bu gezileri. Boğaziçi’nin İnek Geçidi olduğunu, ayçiçeklerinin neden hep güneşe dönük olduklarını öğrenince de çok şaşırıyoruz. Cesur yüzücü Leandros ve Troya’nın tahta atı heyecandan yerinde oturtmayacak çocukları. Bunlarla birlikte kanatlı koçun sırtında uçan çocukların başlarına ne geldi, Kral Midas’ın her tuttuğu neden altın oldu, Lidyalılar parayı nasıl icat etti, diye meraklananlar bu kitapta yanıtları bulabilirler. Sadece bu kadar da değil. Daha neler neler…

İkiz Gezginler Peri ile Ege, antik çağ efsanelerinin izini sürerken çok eğleniyorlar. Eğlenirken öğreniyorlar, öğrenirken de öğretiyorlar. Adnan Binyazar’ın bir sözü düşüyor hatırıma: “Edebiyat öğretmez ama edebiyatın öğrettiğini de hiçbir şey öğretemez,” diyordu bir yerde. Bu kitap da işte böyle bir şey.

İkiz Gezginler: İstanbul’dan Bodrum’a” Tudem Yayınları tarafından yayımlanmış. Aynı yayınevinden sözünü etmek istediğim bir başka kitap ise “Babam ve Ben”. Patrick Modiano yazmış, Jean Jacques Sempe resimlemiş. Pıtırcık’ı bilenler Sempe adına yabancı değiller zaten. Modiano da henüz çok taze olan ödülü, Nobel’le adından söz ettiriyor bugünlerde.

Babam ve Ben2014 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Modiano bu kitapta 1960’lı yılların Paris’ine götürüyor bizi. Öykünün anlatıcısı Catherine, New York’ta bale öğretmeni. Ve babasıyla geçirmiş olduğu çocukluğunu anlatıyor. Annesinin adının çok az ve sadece mektup göndermiş olarak geçmesinden olsa gerek sanki hiç yok gibi. Bu yüzden baba-kız ilişkisine yoğunlaşıyoruz kitapta. Hatta öyle ki Yeşilçam’da izlediğimiz filmlerdeki gibi annesiz bir kızı izlediğimizi düşünebiliyoruz. Babasıyla ortak noktası ise her ikisinin de gözlük takıyor olmaları. Dans ederken çıkardığı gözlükleriyle keskinliğini kaybeden dünyasını babasıyla paylaşmak Cathrine’e farklı bir haz veriyor. “Gözlüklerimizi çıkarırdık. Etrafımızdaki her şey yumuşak ve sisli hale gelir, zaman dururdu. Kendimizi çok iyi hissederdik. (s. 10)”

Catherine’in babası Georges Certitude, nakliye işiyle uğraşmaktadır. Fakat çocuk gözüyle Catherine bu durumu çözememiştir ve onun için müthiş bir gizemdir babasının yaptığı iş. Bununla birlikte kitaptaki her olay somut bir sonuca bağlanmadığından okuyucun kafasında yeni pencereler açabiliyor. Bu da Modiano’nun kurgudaki ustalığını gösteriyor.

Bu kitap sadece çocuklara değil kızı olan babalara da değişik duygular yaşatacaktır.

Mehmet Özçataloğlu – edebiyathaber.net (13 Ekim 2014)

Yasar+Kemal+2İstanbul Bilgi Üniversitesi, edebiyatımızın usta kalemi Yaşar Kemal’e, fahri doktor unvanı verdi.

Türkiye ve dünya edebiyatına sunduğu eşsiz katkıların yanı sıra insanlık davalarının da önde gelen savunucularından biri olan yazara unvanı, 12 Kasım’da “Yaşar Kemal Onur Günü” etkinlikleri kapsamında düzenlenen özel törenle sunuldu.

Türkiye’nin önde gelen akademisyenleri, araştırmacıları ve eleştirmenlerinin katılımıyla gerçekleşen “Binbir Kültürün Elçisi Yaşar Kemal” başlıklı sempozyum sonrasında Sanatçı Güneş Karabuda’nın fotoğraflarından oluşan “Al Gözüm Seyreyle” adlı fotoğraf sergisi ile Yaşar Kemal’in kitaplarının ilk basımlarıyla birlikte farklı dillere çevrilen ve yazar hakkında yazılanlardan oluşan kitap sergilerinin açılışı yapıldı.

edebiyathaber.net (13 Kasım 2014)

mesele94_kapakMesele kitap dergisi Ekim sayısında kapağına IŞİD’in tehdit ettiği Ortadoğu coğrafyasını taşıdı.

Arap topraklarında gerçekleşen “Bahar”ın henüz ileriye taşınamaması, dahası, günümüzde İslamcı terörün, baskıcı rejimlerin ve iç karışıklıkların yükselişe geçmesi ise akla şu soruyu getiriyor: “Arap Baharı kışa mı dönüyor?

Mesele’nin bu sayısında yer alanlar:

Şöhret Baltaş yazdı: “FAŞİZM: Bir gece ansızın gelebilir (mi)

Murat Mengüç, İslamcılık ve faşizm arasındaki ilişkiyi yazdı: “AKP ve dinci Türk faşizmi

Can Semercioğlu, Andrey Nikolaidis’in Kıyamet romanını değerlendirdi: “Yok başka Kıyamet, okuyoruz işte!

F. William Engdahl yazdı: “Genetik manipülasyonun şeytani dünyası: Yıkımın Tohumları

Kutay Ucun, Andrey Zvyagintsev’in Leviathan filmini değerlendirdi: “Bir ‘canavar devlet’ panoraması olarak Leviathan

Barış Soydan, Gün Zileli’nin romanı Mevsimler’i değerlendirdi: “Türkiye solunun dört mevsimi

Mustafa Günay, Ahmet Ada’nın şiir kitabı Taşın Sesi’ni değerlendirdi: “Taşın Sesi’nde çığlığını duymak

Tevfik Kalkan, Can Ertuna’nın kitabı Arap İsyanları Güncesi’ni değerlendirdi: “Yanlış bahar: Kış güneşi

Vijay Prashad, ABD’nin IŞİD’e müdahalesi ve Suriye arasındaki ilişkiyi yazdı: “Obama’nın Suriye Muamması

Halil Türkden, Gilbert Achcar’ın kitabı Halk İstiyor’u değerlendirdi: “Halk böyle istiyor…

Yunus Öztürk, Gilbert Achcar’la Arap isyanlarını ve günümüzü konuştu: “Arap İsyanı, uzun vadeli devrimci sürecin başlangıcı

Candan Yıldız yazdı: “Medyanın Kobani Sınavı

Kurtar Tanyılmaz, ekonomik kriz ve işçi hareketini yazdı: “Küresel kriz karşısında nasıl bir emek stratejisi?

Masis Kürkçügil, birleşik muhalefet üzerine yazdı: “Anti kapitalist bir birleşik muhalefet: Neden olmasın?

Yunus Öztürk, Osman Öztürk’le Birleşik Muhalefet Hareketi’ni konuştu: “Siyasal coğrafyamız için birleşik sol bir harekete ihtiyaç var

Aslı Sarıoğlu, Şöhret Baltaş’la kitabı Annemle Konuşmalar’ı konuştu: “Anneler ve kızlar arasındaki bağı koparmak

Ufuk Özcan, geçtiğimiz ay aramızdan ayrılan Burhan Şaylı’yı yazdı: “Yükselen İsyanın Barometresi’ Burhan Şaylı

İsmail Güney Yılmaz, İskoçya’da yapılan bağımsızlık referandumunu yazdı: “İskoçya: ‘Gelecek Kaygısı’ Kazandı

Eric Hobsbawm’ın ölmeden önce yazdığı son kitabı Parçalanmış Zamanlar’dan bir bölüm: “Kamusal dinin Geleceği

edebiyathaber.net (13 Ekim 2014)

IST_kitap_14_Afis_48x688 Kasım Cumartesi günü açılan İstanbul Kitap Fuarı‘nın bugünkü etkinlikleri şöyle:

MARMARA SALONU
11.00-11.45
Söyleşi: “Şirin ile Kendi Hikayeni Yaz”
Konuşmacı: Birsen Ekim Özen
Düzenleyen: Timaş Çocuk

13.00-13.45
Söyleşi: “Okuma Psikolojisi ve Hızlı Okuma”
Konuşmacı: Murat Tunalı
Düzenleyen: Yediveren Yayınları

14.00-15.00
Söyleşi: “Pepe ve Suşu ile Söyleşi”
Konuşmacı: Ayşe Şule Bilgiç
Düzenleyen: İnkılap Kitabevi

16.00-17.00
Söyleşi: “Yunus Emre ve Hayatın Gerçeği”
Konuşmacı: Faruk Dilaver
Düzenleyen: Emre Bilişim

17.15-18.30
Panel: “Demirtaş Ceyhun’un Yağmur Sıcağı’nda Kadın Kimlikleri”
Yöneten: Aydan Ay
Konuşmacılar: Nezihe Altuğ, Seyyit Nezir
Düzenleyen: Sis Çanı-Broy Yayınevi

KARADENİZ SALONU
11.00-11.45
Okuma-Söyleşi: “Çocuklar İçin Sanal Bir Labirent: Postayla Gelen Deniz Kabuğu”
Konuşmacı: Behiç Ak
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Deyimler ve Atasözleri Öykülerini Arıyor”
Konuşmacı: Süleyman Bulut
Düzenleyen: TUDEM Yayınları

13.00-13.45
Okuma-Söyleşi: “Köprü Kitaplar’da Yeni Bir Gençlik Romanı: Dört Kozalak”
Konuşmacı: Karin Karakaşlı
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.00-14.45
Söyleşi: “Büyüyünce Ne Olsam”
Konuşmacı: Toprak Işık
Düzenleyen: TUDEM Yayınları

15.00-15.45
Söyleşi: “Sanatçı Doğan Çocuğun Sanatçı Olarak Büyümesinde Çocuk Edebiyatının Rolü”
Konuşmacı: Asuman Portakal
Düzenleyen: Altın Kitaplar

17.15-18.15
Söyleşi: “Ayasofya: Cennete Açılan Kapı”
Konuşmacı: Hakan Yılmaz Çebi
Düzenleyen: Doğu Kitabevi

BÜYÜKADA SALONU
11.00-12.00
Söyleşi: “Uzayda Yaz Tatili ve Ufacık Vidacık”
Konuşmacılar: Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın-Evrensel Çocuk Kitaplığı

13.00-14.00
Söyleşi: “Hollywood Karşısında Ülke Sinemaları”
Konuşmacı: Rıza Oylum
Düzenleyen: Net Yayınları

14.15-15.15
Söyleşi: “Nazım Hikmet, Brecht, Bloch İlişkisi”
Konuşmacı: Onur Bilge Kula
Düzenleyen: İş Kültür Yayınları

15.30-16.30
Söyleşi: “Yağız At”
Konuşmacı: Roni War
Düzenleyen: Ava Yayınları

16.45-17.30
Söyleşi: “Edebiyat Eski/Yeni Faşizme Karşı ve Yansıma Dergisi”
Konuşmacı: Tekin Sönmez
Düzenleyen: Nis Medya

KINALADA SALONU

15.30-16.30

Söyleşi: “Sınırlar, Sürgünler ve Edebiyat”
Yöneten: Halil İbrahim Özcan
Konuşmacılar: Pınar Selek, Şêxmûs Sefer, Zeynep Aliye
Düzenleyen: PEN

edebiyathaber.net (13 Kasım 2014)

foto - berge arabianFransız Kültür Merkezi15 Aralık Pazartesi 19:00’da, İletişim Yayınlarından Türkçesi çıkan “Türkiye ve Ermeni Hayaleti” kitabının yazarlarından Laure Marchand’la, Cengiz Aktar moderatörlüğünde gerçekleşecek bir söyleşiye ev sahipliği yapıyor.
Fransız gazeteciler Laure Marchand (Le Figaro) ve Guillaume Perrier (Le Monde), Türkiye’nin Aralık 2004 yılında başlatılan Avrupa Birliği katılım müzakerelerinden günümüze yaşadığı dönüşümü, en hassas konulardan biri olan “Ermeni sorunu” başta olmak üzere, adım adım takip ettiler. Yazarlar, adları değiştirilmiş, evleri, kiliseleri yıkılmış köylerde, canını kaybetmiş, yahut bir şekilde kaçmış, kurtulmuş insanların çocuklarının, torunlarının tanıklıkları aracılığıyla resmî tarihin karşısına farklı bir tarih koyuyorlar.

Simültane çeviri yapılacak söyleşiye giriş ücretsiz.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi

İstiklal Cad. N :4 Taksim

0212.393.81.11

edebiyathaber.net (12 Aralık 2014)

IST_kitap_14_Afis_48x68İstanbul Kitap Fuarı, 8 Kasım Cumartesi gününden beri açık. Fuarın bugünkü etkinlikleri şöyle:

INTEREXPO SALONU

14.00-15.00
Söyleşi: “SOMA”
Konuşmacılar: Ertan Mısırlı, Eşref Karadağ, Gönül Çatalcalı,  Hande Baba, Nazmi Bayrı, Yelda Karataş
Zürbiye İvdik
Düzenleyen: Tilki Kitap

15.15-16.15
Söyleşi: “Sevdiğinize Bağlı Mısın, Bağımlı Mısınız?”
Konuşmacı: Bünyamin Çetinkaya
Düzenleyen: Pegem Akademi

18.00-19.00
Söyleşi: “Gün O Gündür”
Konuşmacı: Banu Avar
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

MARMARA SALONU
11.00-11.45
Atölye Çalışması: “Origami Atölyesi”
Yöneten: Nazan Tacer
Düzenleyen: Dünyalı Dergi

12.00-12.45
Atölye Çalışması: “Dağlarca Çocuklarda”
Konuşmacı: Çiğdem Odabaşı
Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınları

13.00-13.45
Atölye: “Büyü Küçül Oyunu”
Yöneten: Koray Avcı Çakmak
Düzenleyen: TUDEM Yayınları

14.15-15.15
Söyleşi: “Türk Sineması: Yeşilçam ve Bugün”
Yöneten: Atilla Dorsay
Konuşmacılar: Türkan Şoray, Füruzan, Onur Ünlü
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.30-16.30
Söyleşi: “Halk Hikayeleri-Ustalarla Söyleşi”
Konuşmacılar: Adnan Binyazar, Adnan Özyalçıner, Turgay Fişekçi, Refik Durbaş, Feridun Andaç
Düzenleyen: Doğan Kitap

16.45-17.45
Söyleşi: “Kars ve Alper Akçam’ın “Masalsı” Romanının Konusunun Geçtiği Yörenin Gezilmesi”
Yöneten: Aysel Sakarya
Konuşmacılar: Alper Akçam, Pelin Bektaş
Düzenleyen: Ekin Yazın Dostları

18.00-18.45
Söyleşi: ’’Kendini Bilme Okulları”
Konuşmacı: Cüneyt Gültakın
Düzenleyen: Ruh ve Madde Yayınları

KARADENİZ SALONU

10.15-11.00
Söyleşi: “Çılgın Dondurma”
Konuşmacı: Tülin Kozikoğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

11.15-12.00
Okuma-Söyleşi: “Küçük Çocuk Gözünden Göçmenlik: Kömür Karası Çocuk”
Konuşmacı: Müge İplikçi
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

13.15-14.00
Okuma-Söyleşi: “Çocuklar için Çok Renkli Bir Davet: Hayal Kız”
Konuşmacı: Leyla Ruhan Okyay
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.15-15.30
Panel: “Çocuk Edebiyatımızın Klasikleri…Var Mı? Yok Mu?”
Yöneten: Gülçin Alpöge
Konuşmacılar: Fatih Erdoğan, Mavisel Yener, Yalvaç Ural
Düzenleyen: Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği

15.45-16.45
Söyleşi: “Toplumsal Barış Topraktan Gelecek”
Konuşmacı: Hayrettin Karaca
Düzenleyen: TEMA Vakfı

17.00-17.45
Panel: “Kürtçe Roman”
Yöneten: Azad Zal
Konuşmacılar:  Abdullah Pertev Işık, Ömer Dilsöz, Cihan Roj
Düzenleyen: Ajans J&J

18.00-18.45
Panel:“Gençliğin Siyasete, Siyasetin Gençliğe Etkileri ve Günümüz…”
Yöneten: Namık Kemal Boya
Konuşmacılar: Gökalp Eren, Mehmet Atay, Öner Yağcı
Düzenleyen: CUMOK

BÜYÜKADA SALONU
12.00-13.00
Söyleşi: “Zeka’dan Deha’ya: Zamanı Aşacak  Nesiller Yetiştirmek İçin”
Konuşmacı: Ahmet Maraşlı
Düzenleyen: Timaş Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: “Şiirden Öyküye Yeni Arayışlar Yeni Aranışlar”
Konuşmacılar: Aydın Şimşek, Özge Kocatürk, Mine Hoşcan Bilge, Hayrettin Ökçesiz
Düzenleyen: Kanguru Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Ölümünün 30. Yılında Yılmaz Güney-Edebiyattan Sinemaya Yolculuk”
Konuşmacılar: Aba Müslim Çelik, Adnan Özyalçıner, Sennur Sezer, Nihat Behram
Düzenleyen: BESAM-TÜYAP

15.45-16.45
Söyleşi: “Edebiyat Müziğe Bakınca”
Konuşmacılar: Feryal Öney, Tahir Abacı, Gönül Paçacı
Düzenleyen: İkaros Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: “Yurttaş Toplumu, Modernleşme ve Küreselleşme”
Konuşmacı: Aziz Yardımlı
Düzenleyen: İdea Yayınları

18.15-19.00
Söyleşi: “Kent-İslam ve Kapitalizm”
Konuşmacı: Lütfi Bergen
Düzenleyen: Doğu Kitabevi

edebiyathaber.net (12 Kasım 2014)

Aşağıda kazananlar ve yedekler listesinde adı bulunanların, 14 Kasım 2014 Cuma günü saat 12:00’a kadar bilgi@edebiyathaber.net adresine, kargo bilgilerini (ad soyad, telefon ve adres) göndermeleri gerekmektedir.

Not: Kargo bilgilerindeki ad ile yanıt vererek kazanan kişinin adının aynı olması gerekmektedir.

Kazananlar

1) Aksel Zeytinciler

2) arzu çınar Gökmen

3) şahan kış

4) Tuğba YAVUZKAN

5) SERAY ŞENGİN

 Yedekler

6) Gökçe Turhan

7) serpil yılmaz

8) Mercan Konur

9) Sibel Akın

10) gamze sarı

Aşağıdaki soruyu doğru yanıtlayan 5 kişi  İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Emrah Polat‘ınAlocu Tilki’nin Serencamı” adlı romanını kazanıyor. 

2063 ALOCUTILKI.indd

Ne zaman ve nereden edindiğimi hatırlamadığım kelepçeyi ellerine arkadan taktım. Sürükleyerek içeri götürdüm. Kollarım kalınlaşmıştı ama ayağımda hastabakıcıların giydiği mavi terliklerden vardı. Afallamıştım. Allahtan Can Alan kıpırdayacak halde değildi. Yine nereden geldiğini bilmediğim bir koli bandı elimdeydi şimdi. Salonun ortasındaki halının üzerine bıraktığım adamın ağzını kapatacak şekilde koli bandını başında birkaç kez dolaştırdım. Sıra paketlemenin son aşamasına gelmişti. Avucumun içiyle Can’ın yüzüne, yüzünün ortasına birkaç kez vurdum.

‘Kımıldama, sıkarım kafana, ayaklarını birleştir!’
Ayak bileklerini sıkıca bantlayıp dış kapıya yöneldim. Dışarıda başka biri duruyordu, bu adam bendim, üstelik tekerlekli sandalyedeydim.”

Genç bir dolandırıcı, İmparator’un yeğeni Tilki Sadık, bir gün, hiç ummadığı biçimde vurulur. Belkemiğine oturan bir kurşunla, bir kara deliğe düşer gibi hayatı değişir. Senelerce Aloculuk yapmış, rol kesmiş, yemlemiş… Tilki’nin günleri, titanyuma mı vidalandı? Yoksa artık sandalyede dik oturmalı, on beş dakikada bir push up mı yapmalı?

Emrah Polat, garip, yaralı, kahırlı, vicdanı unutan ve hatırlatan bir hikâye anlatıyor. Alocu Tilki’nin Serencamı, kirli bir adamın küskünlüğünü, iç dökmelerini trajikomik bir dille resmediyor. Muzip, karanlık ve soğuğu bilen bir soğuklukla.

Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.

***

Soru: Emrah Polat’ın Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya’da da yayımlanan ilk romanının adı nedir?

***

(Yanıtlar sayfanın altındaki yorum bölümüne bırakılmalıdır. Facebook ve Twitter üzerinden verilen yanıtlar çekilişe dahil edilmeyecektir.)

Kazananlar, 11 Kasım 2014 Salı günü saat: 12:00′ye kadar haberin altında bulunan yorum kısmına, doğru yanıtı yazanlar arasında, bilgisayar programı ile yapılacak çekiliş sonucu belirlenecektir.

Kazananların listesi aynı gün (11 Kasım 2014) 12:30′da edebiyathaber.net üzerinden açıklanacak;  Facebook ve Twitter üzerinden de duyurulacaktır.

Not: Kazananların kargo bilgilerindeki ad ile yanıt veren kişinin adının aynı olması gerekmekte.

Yalnızca Türkiye içindeki adreslere gönderim yapılacaktır. Adresiniz Türkiye dışında ise lütfen çekilişe katılmayınız.

edebiyathaber.net (31 Ekim 2014)

  • mehmet özçataloğlu - 31/10/2014 - 09:18

    Köpek Adamlar :)cevaplakapat

  • Mercan Konur - 31/10/2014 - 09:20

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Serhat Adem - 31/10/2014 - 09:21

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Mehmet Mert Demir - 31/10/2014 - 09:25

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • NİLÜFER KUZU - 31/10/2014 - 09:25

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • suna ağabeyoğlu - 31/10/2014 - 09:25

    Köpek Adamlar!cevaplakapat

  • Yaren şentürk - 31/10/2014 - 09:27

    köpek adamlarcevaplakapat

  • MEHMET YAKUT - 31/10/2014 - 09:27

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Zeynep Çamoğlu - 31/10/2014 - 09:27

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Eda Nur Çakmak - 31/10/2014 - 09:28

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ayşe yazıcı - 31/10/2014 - 09:28

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Önder Kunt - 31/10/2014 - 09:29

    Köpek Adamlar.cevaplakapat

  • Hayriye Ayhan - 31/10/2014 - 09:29

    Köpek Adamlar…cevaplakapat

  • Tayfun Sürücü - 31/10/2014 - 09:30

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ebru toğuşlu - 31/10/2014 - 09:30

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • ibrahim orhan - 31/10/2014 - 09:40

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Kerem Akarslan - 31/10/2014 - 09:45

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • veysel can - 31/10/2014 - 09:47

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Şükrü Daşdemir - 31/10/2014 - 09:53

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Mehmet Daşdemir - 31/10/2014 - 09:54

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Elif Inci Daşdemir - 31/10/2014 - 09:56

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Hülya Daşdemir - 31/10/2014 - 09:57

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Fikret Daşdemir - 31/10/2014 - 09:58

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Seher Çiçek - 31/10/2014 - 10:00

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Güldeniz Aydan - 31/10/2014 - 10:14

    Köpel Adamlarcevaplakapat

  • Güldeniz Aydan - 31/10/2014 - 10:15

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Damla Aygun - 31/10/2014 - 10:26

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Ömer Özdemir - 31/10/2014 - 10:29

    Köpek Adamlar

    Adres : Barbaros Mahallesi Serik Caddesi No : 64 AKSU / ANTALYAcevaplakapat

  • irem şahin - 31/10/2014 - 10:29

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Lale cokgezer - 31/10/2014 - 10:30

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Ergün Torbalı - 31/10/2014 - 10:32

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • banu özer - 31/10/2014 - 10:36

    Köpek Adamlar (bütün cevaplar ortadayken soru sormak ilginç değil mi?)cevaplakapat

  • fatma yüksel - 31/10/2014 - 10:52

    Köpek Adamlar sevgilercevaplakapat

  • Nevin Yavuz - 31/10/2014 - 10:55

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Nurten İşyar - 31/10/2014 - 11:02

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Furkan Namlı - 31/10/2014 - 11:04

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Buse sözer - 31/10/2014 - 11:05

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Arzu Derman - 31/10/2014 - 11:06

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • erdem kırbıyık - 31/10/2014 - 11:10

    köpek adamlarcevaplakapat

  • SULTAN ALTUN - 31/10/2014 - 11:11

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Burak Uzun - 31/10/2014 - 11:11

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ANIL BALKAN - 31/10/2014 - 11:13

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • RODA ÇELEBİ - 31/10/2014 - 11:13

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • emrah polat - 31/10/2014 - 11:15

    orospu heriflercevaplakapat

  • Atilla cantepe - 31/10/2014 - 11:17

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • mustafa arıkboğa - 31/10/2014 - 11:19

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Ayla Metin - 31/10/2014 - 11:23

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Oğulcan Karaşen - 31/10/2014 - 11:23

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Zeliha Akkaya - 31/10/2014 - 11:46

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Gökçe Turhan - 31/10/2014 - 12:28

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • pınar köse - 31/10/2014 - 12:31

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Melis Teke - 31/10/2014 - 12:32

    Köpek Adamlar.cevaplakapat

  • bengül Yaprak - 31/10/2014 - 12:37

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Özge Kaymak - 31/10/2014 - 12:45

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Ekin Şen - 31/10/2014 - 13:02

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • NAZLI İSTEMİ - 31/10/2014 - 13:17

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Cem Kaçar - 31/10/2014 - 13:27

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Rasim Rasimoğlu - 31/10/2014 - 13:29

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • SONER ÜÇKUŞOĞLU - 31/10/2014 - 13:31

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Seher fidan - 31/10/2014 - 13:34

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Sedef Çevirgen - 31/10/2014 - 13:34

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • aslı över - 31/10/2014 - 13:38

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • CANSU CENGİ - 31/10/2014 - 13:50

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • EDA TERZİOĞLU - 31/10/2014 - 13:53

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • neşe yavuz - 31/10/2014 - 14:30

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Büşra Koç - 31/10/2014 - 14:32

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Bülent Çinsar - 31/10/2014 - 14:37

    Emrah Polat ın ilk romanı:”Köpek Adamlar” dır.cevaplakapat

  • Lale Celepoğlu - 31/10/2014 - 14:38

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Tayfun Ak - 31/10/2014 - 14:39

    köpek Adamlarcevaplakapat

  • Emre Gulsu - 31/10/2014 - 14:40

    Kopek Adamlarcevaplakapat

  • Gökşen Zerengök - 31/10/2014 - 14:44

    “Köpek Adamlar”cevaplakapat

  • Selma Ülker - 31/10/2014 - 14:44

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • neziha timar - 31/10/2014 - 14:49

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Gamze AY - 31/10/2014 - 15:21

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • merve yetgin - 31/10/2014 - 15:27

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Hülya Tanman - 31/10/2014 - 16:21

    Köpek adamlar:)cevaplakapat

  • BANU İLCAN - 31/10/2014 - 16:26

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Hacer Doğan - 31/10/2014 - 16:46

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Hatice Korkmaz - 31/10/2014 - 17:12

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Fatma Gizem Kastal - 31/10/2014 - 17:19

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Caner Çınar - 31/10/2014 - 17:23

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • İrfan Kılıç - 31/10/2014 - 18:41

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • özge sarı - 31/10/2014 - 18:54

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Türker ŞİRİN - 31/10/2014 - 18:59

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Alican Sadıç - 31/10/2014 - 20:24

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Erhan Bilen - 31/10/2014 - 20:25

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Gözde Başak Soyhan - 31/10/2014 - 20:26

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Merve Tuncel - 31/10/2014 - 20:51

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Mehmet Yalçın - 31/10/2014 - 20:56

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • FAruk Ulakcı - 31/10/2014 - 22:06

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • EMRE TOKAR - 31/10/2014 - 22:47

    “KÖPEK ADAMLAR”cevaplakapat

  • MUSTAFA ARAL - 31/10/2014 - 23:47

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • İlhan Sadıkoğlu - 01/11/2014 - 00:01

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Yıldız Çiçek Kahraman - 01/11/2014 - 02:48

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Doğancan Bedir - 01/11/2014 - 03:14

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • BÜLENT ERİŞ - 01/11/2014 - 10:34

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Hüseyin Demir - 01/11/2014 - 10:36

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Gülşah Ülkü - 01/11/2014 - 10:37

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Özge Özçelik - 01/11/2014 - 10:41

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Nazik Çam - 01/11/2014 - 10:43

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Gülen Varer - 01/11/2014 - 10:48

    Kopek adamlarcevaplakapat

  • Mustafa Ülkü - 01/11/2014 - 10:59

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Gizem Alp - 01/11/2014 - 11:18

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Tuğba YAVUZKAN - 01/11/2014 - 11:42

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • SEMRA AKYÜZ - 01/11/2014 - 11:54

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Selin Sedef Özafşarlıoğlu - 01/11/2014 - 12:01

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ahmet solmaz - 01/11/2014 - 12:06

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Sibel Akın - 01/11/2014 - 12:21

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Ebru Cinal - 01/11/2014 - 12:23

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • OZAN PINAR - 01/11/2014 - 12:26

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Aslı altunışık - 01/11/2014 - 12:26

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Gökmen Biçer - 01/11/2014 - 12:57

    Köpek Adamlar…cevaplakapat

  • Gökmen Biçer - 01/11/2014 - 13:01

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • merve turan - 01/11/2014 - 16:33

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • başak coşkun - 01/11/2014 - 19:57

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Dilay Atakay - 01/11/2014 - 20:38

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • sebahattin yıldırım - 01/11/2014 - 20:43

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ferhat elmas - 01/11/2014 - 20:58

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Enver İleri - 01/11/2014 - 22:49

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Elif Körkuyu - 01/11/2014 - 23:51

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Fatih Beşen - 02/11/2014 - 00:58

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • sena ılgaz - 02/11/2014 - 11:15

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • serra aydın - 02/11/2014 - 12:48

    “Köpek Adamlar”cevaplakapat

  • HATİCE ŞENGİN - 02/11/2014 - 14:13

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • RECEP ŞENGİN - 02/11/2014 - 14:17

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ŞAHİN KIŞLAKÇI - 02/11/2014 - 14:44

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Şafak Tamir - 02/11/2014 - 16:03

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • nagihan karaoğlan - 02/11/2014 - 16:13

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ECENAZ KARAOĞLAN - 02/11/2014 - 16:14

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • SELÇUKHAN PORTAKAL - 02/11/2014 - 20:00

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Cem Apak - 02/11/2014 - 20:08

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Şair Mustafa Çifci - 02/11/2014 - 21:02

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • refika balıkoğlu - 02/11/2014 - 21:26

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Mehmet M. Alan - 02/11/2014 - 21:41

    Köpek Adamlar,vesselam..cevaplakapat

  • Ayşegül Özboğa - 02/11/2014 - 21:47

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • cihan kurt - 02/11/2014 - 23:19

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • selçuk başaran - 03/11/2014 - 00:01

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Basak Ozen - 03/11/2014 - 00:11

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Ezgi Hasgenç - 03/11/2014 - 00:12

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • gamze sarı - 03/11/2014 - 00:14

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Burak Tezgören - 03/11/2014 - 00:15

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • sefa koçuk - 03/11/2014 - 03:03

    köpek adamlarcevaplakapat

  • ARZU BABAKUŞ ÖZTÜRK - 03/11/2014 - 09:34

    KÖPEK ADAMcevaplakapat

  • ARZU BABAKUŞ ÖZTÜRK - 03/11/2014 - 09:35

    köpek adamlar :)cevaplakapat

  • murat yapucu - 03/11/2014 - 09:38

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Emrah Yıldırım - 03/11/2014 - 09:59

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Müge Alaboz - 03/11/2014 - 10:03

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Didem Köksal - 03/11/2014 - 10:16

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Murat Bolat - 03/11/2014 - 10:17

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Kubra - 03/11/2014 - 10:35

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • SEYRULLAH ŞENGİN - 03/11/2014 - 10:38

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Selin Korkmaz - 03/11/2014 - 12:27

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Nihan Tekün - 03/11/2014 - 13:34

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • tuğba gürbüz - 03/11/2014 - 14:46

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Hamdi Ovalı - 03/11/2014 - 16:39

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ayşenur inal - 03/11/2014 - 18:45

    köpek adamlar :)cevaplakapat

  • TUFAN METE - 03/11/2014 - 18:47

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • EDA AKSOY - 03/11/2014 - 18:50

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • DİLEK DEREN - 03/11/2014 - 19:16

    köpek adamlarcevaplakapat

  • aysun düzgün - 03/11/2014 - 20:38

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Tuğba ÇİFTÇİ - 03/11/2014 - 20:40

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • figen yıldırım - 03/11/2014 - 20:49

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • şahan kış - 03/11/2014 - 20:50

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • İlmiye EDEPLİ - 03/11/2014 - 21:04

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Rahsan Tekin - 03/11/2014 - 21:24

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Bilge Oturum - 03/11/2014 - 21:38

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • İsmail Şen - 03/11/2014 - 22:04

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Fatmanur Şen - 03/11/2014 - 22:06

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Gamze Kaya - 03/11/2014 - 22:41

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Dilek AĞA - 03/11/2014 - 22:46

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • AHMET ÖZBAŞ - 03/11/2014 - 22:50

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • ESRA KALE - 03/11/2014 - 23:06

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Aksel Zeytinciler - 03/11/2014 - 23:28

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • EROL ÖĞRETMEN - 03/11/2014 - 23:28

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Aylin Torun - 04/11/2014 - 09:43

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • SEDA BAYOLDU - 04/11/2014 - 09:44

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • didem üregil - 04/11/2014 - 09:47

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Selahattin ÖZKÖK - 04/11/2014 - 09:53

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • FATMA KAYA - 04/11/2014 - 10:28

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Berrak uluoğlu - 04/11/2014 - 11:14

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Mustafa Mert - 04/11/2014 - 11:52

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Beyhan Özer - 04/11/2014 - 11:55

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Tuba Efe - 04/11/2014 - 13:47

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Merve İL - 04/11/2014 - 16:10

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Zehra Akın - 04/11/2014 - 16:10

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Yeşim Torun - 04/11/2014 - 16:10

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Semra Kurtaran - 04/11/2014 - 16:11

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • TUĞÇE CANER - 04/11/2014 - 16:15

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • ESRA ACAR - 04/11/2014 - 16:18

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Canan Unalan - 04/11/2014 - 16:41

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Mine Çelebi - 04/11/2014 - 16:56

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Gözde Alla - 04/11/2014 - 17:14

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Nurhayat ÜNLÜ - 04/11/2014 - 18:16

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • SERAY ŞENGİN - 04/11/2014 - 19:33

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Zeynep Duran - 04/11/2014 - 22:15

    Kopek adamlarcevaplakapat

  • Murat turan - 04/11/2014 - 23:22

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Deniz Savcı - 05/11/2014 - 10:52

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Okan CAN - 05/11/2014 - 10:58

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Zafer Tekin - 05/11/2014 - 11:07

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Hüseyin Taştan - 05/11/2014 - 11:59

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • GÖZDE BEYAZIT - 05/11/2014 - 14:57

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Cumali Fırat - 05/11/2014 - 20:39

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • gülçinbilicen - 05/11/2014 - 21:02

    köpek adamlarcevaplakapat

  • MURAT BARİS SAHİN - 05/11/2014 - 23:16

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • yağmur tosun - 06/11/2014 - 09:04

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Aslıhan Abay - 06/11/2014 - 09:04

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • serpil yılmaz - 06/11/2014 - 09:05

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • HALİL İBRAHİM ŞAHİN - 06/11/2014 - 09:17

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • fazilet yorgun - 06/11/2014 - 09:19

    Kopek Adamlarcevaplakapat

  • zeliha yıldız - 06/11/2014 - 09:28

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • mustafa balcı - 06/11/2014 - 10:54

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • soner bayramoğlu - 06/11/2014 - 12:32

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • Kübra Taştemir - 06/11/2014 - 13:10

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • salih camtepeoglu - 06/11/2014 - 16:26

    KOPEK ADAMLARcevaplakapat

  • serap duran - 06/11/2014 - 21:00

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Fatih Taşcı - 06/11/2014 - 22:51

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Emre Yaman - 06/11/2014 - 23:11

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • GÜLSÜM KIR - 06/11/2014 - 23:37

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • nuri sakar - 07/11/2014 - 08:06

    köpek adamlarcevaplakapat

  • hatice akyol - 07/11/2014 - 09:32

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Elif ÖZDEMİR - 07/11/2014 - 09:35

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • melike arslan - 07/11/2014 - 09:38

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Yasin özden - 07/11/2014 - 10:11

    “Köpek Adamlar”dır.cevaplakapat

  • arzu çınar Gökmen - 07/11/2014 - 10:11

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Gizem Onar - 07/11/2014 - 10:13

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • KADRİYE TILIKOĞLU - 07/11/2014 - 10:20

    “KÖPEK ADAMLAR” 2012 yılında Arnavutluk ve Bulgaristan’da, 2013 yılında ise Romanya’da.cevaplakapat

  • Mustafa Berkay KARA - 07/11/2014 - 10:24

    Köpek Adamlar,Romanya’da CAINI IN MERG PARADIS,Arnavutluk’da NJEREZIT E QENVE,Bugaristan’da KUCHESHKI SUDBI isimleriyle basılmıştır.cevaplakapat

  • PINAR ARDIÇ - 07/11/2014 - 13:56

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Oguz Coban - 07/11/2014 - 13:58

    Kopek Adamlarcevaplakapat

  • Soner SÖYLER - 07/11/2014 - 14:36

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Fatoş Avcıoğlu - 07/11/2014 - 15:03

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ferit keskin - 07/11/2014 - 16:03

    köprek adamlar.cevaplakapat

  • burcu temel - 07/11/2014 - 16:16

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • ali eymen - 07/11/2014 - 16:20

    fahişe karılarcevaplakapat

  • AHMET KARABULUT - 07/11/2014 - 19:38

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • esranur yüksel - 07/11/2014 - 21:51

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Salih Er - 07/11/2014 - 21:52

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Perihan Durmaz - 07/11/2014 - 22:01

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Oğuz Kırman - 07/11/2014 - 22:07

    Köpek Adamcevaplakapat

  • Dündar incesu - 07/11/2014 - 23:48

    Köpek Adamlar”sırasıyla Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya’da yayınlandı.cevaplakapat

  • Deniz Pınar - 08/11/2014 - 04:37

    Köpek Adamlar yayınlandı.cevaplakapat

  • nurettin varer - 08/11/2014 - 09:32

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Feyza Karaaslan - 08/11/2014 - 09:36

    Köpek Adamlar adlı kitap yayımlanmıştır.cevaplakapat

  • Yusuf Aycen - 08/11/2014 - 09:44

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • yesim varol - 08/11/2014 - 10:06

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Uğur Şen - 08/11/2014 - 13:48

    KÖPEK ADAMLARcevaplakapat

  • ilknur yalvaçlı - 08/11/2014 - 16:42

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Sami Sami - 08/11/2014 - 18:25

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Ali Kaçıra - 08/11/2014 - 19:06

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Rindol Çonkar - 09/11/2014 - 08:24

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Serpil Gündü - 09/11/2014 - 11:37

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • A.Erdem DÖNMEZ - 09/11/2014 - 15:42

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • merve yongacı - 09/11/2014 - 18:27

    köpek adamlarcevaplakapat

  • Murat Ucar - 09/11/2014 - 18:28

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Kadir Karali - 09/11/2014 - 18:30

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Ayrin Erciyas - 09/11/2014 - 20:04

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • SEYİTHAN ATAŞ - 09/11/2014 - 23:24

    Ne çok cevap gelmiş lan.KÖPEK ADAMLAR :)cevaplakapat

  • Murat Ceylan - 09/11/2014 - 23:28

    Köpek Adamlar.cevaplakapat

  • emre akçay - 10/11/2014 - 09:29

    Köpek adamlarcevaplakapat

  • Serap Boduroğlu Kara - 10/11/2014 - 09:30

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • sait akyüz - 10/11/2014 - 10:47

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Ibrahim Adiguzel - 10/11/2014 - 21:16

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • YUSUF. KOÇ - 11/11/2014 - 03:37

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Ayşenut Türkarslan - 11/11/2014 - 09:10

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • berfin doğan - 11/11/2014 - 10:05

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Reyhan Ordulu - 11/11/2014 - 10:08

    Köpek Adamlarcevaplakapat

  • Ayşegül Aksoy - 11/11/2014 - 13:41

    Köpek Adamlarcevaplakapat

ancientcook_468x235Sila Votruba, 15 Kasım Cumartesi 15:00’te TESAK’ta paleolitik dönemden antik çağlara kadar insan-yemek ilişkisi üzerine konuşuyor.

Votruba, avcı-toplayıcı toplulukların diyetleri, neolitik devrimle beraber tarım topluluklarının oluşması ve hayvanların evcilleştirilmesiyle ortaya çıkan değişimler, bu değişimlerin beraberinde getirdiği seramik üretimi, yiyecek depolanması, hatta yazının ortaya çıkması gibi yenilikler ve bu yeniliklerin insan yaşamı üzerindeki etkilerini tartışacak. Ayrıca yazılı kaynaklar, arkeolojik kalıntılar ve analizler ışığında toplumların yemek kültürleri ve birbirleri ile olan ilişkileri, bölgesel ve dönemsel olarak ele alınacak.

Adres: Rıhtım Cad. Caferağa Mah. No: 2/3 Beşiktaş İskelesi Karşısı (Eski Başkanlık Binası) Kadıköy / İSTANBUL

Tel: 0216 337 86 54/55

edebiyathaber.net (11 Kasım 2014)

IST_kitap_14_Afis_48x68İstanbul Kitap Fuarı, 8 Kasım Cumartesi günü açıldı. Fuarın bugünkü etkinlikleri şöyle:

INTEREXPO SALONU
15.30-17.00
Söyleşi: “Fetullah Gülen ve Tefsir”
Yöneten: Kerim Balcı
Konuşmacılar: Yahya Aklın, Ali Günal, Ali Bulaç
Düzenleyen: Kaynak Kültür Grubu

MARMARA SALONU
11.00-11.45
Atölye: “Dünyalı ile Keşfeden Çocuk Üretir”
Yöneten: Yıldıray Karakiya
Düzenleyen: Dünyalı Dergi

13.00-13.45
Atölye: “Küçük Arkeologlar İş Başında”
Yöneten: Betül Avunç
Düzenleyen: TUDEM Yayınları

14.00-14.45
Söyleşi: “Levent ile Hikayeni Yaz”
Konuşmacı: Mustafa Orakçı
Düzenleyen: Timaş Çocuk

18.15-19.00
Söyleşi: “Kanser Öldürmek İçin Değil Yaşatmak İçindir”
Konuşmacılar: Yücel Aydemir, Berrin Kırar
Düzenleyen: Yaşamın Gizemi Yayıncılık

KARADENİZ SALONU
10.00-10.45
Söyleşi: “Çocuk ve Mizah”
Konuşmacı: Savaş Ünlü
Düzenleyen: ABM

11.00-11.45             
Okuma-Söyleşi: “Çocuk Edebiyatında Bir İlk Roman: Devin Şarkısı”
Konuşmacı: Raife Polat
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

12.00-12.45
Söyleşi: “Tilki Toni ile Tanışmaya Hazır Mısınız?”
Konuşmacı: Hafize Çınar Güner
Düzenleyen: Kelime Yayınları

13.00-14.00
Söyleşi: “Küçük Süperstarlar”
Konuşmacı: Andrea Valente
Düzenleyen: Kelime Yayınları

14.15-15.00
Söyleşi: “Kedileri Seviyorum”
Konuşmacı: Hüsnan Şeker
Düzenleyen: Altın Kitaplar

15.15-16.00
Panel: “1980 Kuşağı Türk Şiirinin Günümüz Şiirine Etkisi”
Konuşmacılar: Mustafa Fırat, Baki Asiltürk, Cenk Gündoğdu
Düzenleyen: Mühür Şiir Dergisi

16.15-17.15
Panel: “Tarihçilikte Yeni Ufuklar”
Konuşmacılar: Mustafa Armağan, Abdülkadir Özcan, İsmail Kara, Mehmet Genç
Düzenleyen: Derin Tarih Dergisi

17.30-18.30
Panel: “Türk Sinemasında Bahriye Rüzgarı”
Yöneten: Mete Horozoğlu
Konuşmacılar: Kıvanç Terzioğlu, Halit Akçatepe,Göksel Arsoy
Düzenleyen: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı

BÜYÜKADA SALONU
11.00-11.45
Söyleşi: “Sinemacılık Oyunu”
Konuşmacı: Gülsüm Cengiz
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın-Evrensel Çocuk Kitaplığı

13.00-14.00
Söyleşi: “Nar ve Elma Kurdu”
Konuşmacı: Nazlı Deniz Güler
Düzenleyen: İletişim Yayınları

14.15-15.30
Panel: “Çeviriler ve Çevirmenler”
Panel: “Çeviriler ve Çevirmenler”
Yöneten: Sevgi Can Yağcı Aksel
Konuşmacılar: Tarık Demirkan, Edit Taşnádi, Gün Benderli (çevirmen), Jeney Zoltán (PIM, Çeviriler Destek Programı), Hamdi Turşucu (TEDA)
Düzenleyen: Onur Konuğu Macaristan ve TC Kültür ve Turizm Bakanlığı

15.45-16.45
Panel: “Cemal Süreya’yı Yitireli Çeyrek Yüzyıl Oldu”
Yöneten: Aydan Ay
Konuşmacılar: Engin Turgut, Niyazi Yaşar, Seyyit Nezir, Zuhal Tekkanat
Düzenleyen: Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği

17.00-18.00
Şiir Dinleti: “Genç Şairler Şiirlerini Okuyor”
Düzenleyen: Şiirden Yayıncılık

edebiyathaber.net (11 Kasım 2014)

gayebGaye Boralıoğlu, İletişim Yayınları’ndan çıkan Mübarek Kadınlar isimli yeni öykü kitabıyla karşımızda.  Daha önce Hepsi Hikâye (2001), Meçhul (2004), Aksak Ritim (2009) ve İçimdeki Ses (2013) isimli öykü ve romanları çıkmıştı. Mübarek Kadınlar, adından da tahmin edilebileceği gibi çoğu alt sınıflardan gelen kadınların anlatıldığı, hüzünlü hikayelerden oluşuyor. Boralıoğlu ile edebiyatı, yazarlık anlayışını, siyaseti ve haliyle kadınları konuştuk.

Kitabın isminden başlayalım. Nedir bu mübareklik? Cennet, ayaklar altında mı?

Cenneti bulsam ayaklar altına alır mıyım? Mübareği iki yönden de ironik anlamda kullandım. Biri, hani deriz ya “be mübarek kadın!” diye. Bir anlamı, kadınca muzırlığa, kabına sığmazlığa, şaşırtıcılığa işaret ediyor. Öte yandan kitabımda bir de, benim için kutsal kadınlar var. Yani bildiğimiz anlamda kutsal değil de tam tersine verili kimlikle derdi olan, bir biçimde ötekileştirilmiş, saklanmak, gizlenmek zorunda kalmış, zulüm görmüş, mücadele etmiş, bu yüzden kutsal tanımını hak eden kadınlar.

Nasıl başladı, nasıl oluştu bu kitap? Hikâyeler özel olarak  kitap için mi yazıldı yoksa birikenlerden böyle bir derleme mi yaptınız?

Bu kitabın ilk hikâyesi “Mi Hatice”ydi aslında. Bir antoloji için o öyküyü yazdığım zaman kadın zihninin içinde edebiyat diliyle yolculuk etmenin benim için ne kadar konforlu olduğunu fark ettim. Çok uzun zamandır kadın konusu pek tartışılmıyor, artık bu sorun yokmuş, aşılmış gibi davranılıyor. Oysa daha hiç konuşmadığımız o kadar çok şey var ki. Her neyse, işte Hatice’yle birlikte kadın hikâyeleri yazmaya karar verdim. Bazen ilham geldi ve oturup bir hikâye yazdım. Kimi zaman da Türkiye ya da Almanya’dan antoloji ya da gazeteler için öykü istediler. O öyküleri de bu konsept içinde değerlendirdim. Ama asıl olarak niyetim, kendime bu öykülerle bir kadın arkadaşlar güruhu yaratmaktı. Kadın arkadaşlığının güzelliğini bilenler bilir.

Hikâyelerde bir hüzün var, eksiklik, yenilmişlik, yıpranmışlık. Kahramanı erkek olan ve birbirini tamamlayan iki hikâye bile böyle. Gaye Boralıoğlu’nu hikâye yazarken başlangıç noktası olarak ne tetikliyor?

MUBAREKKADINLAR2 3Galiba vicdanım. Tabii ki bazen gazetedeki bir haber, bazen çocukluğumdaki bir sızı, bazen birisinin ettiği bir cümle. Ya da öyle boş boş denize bakarken, karşıdan beliren bir tekne. Her şey yazmak için tetikleyici olabiliyor. Ama benim için yazmak, ruhumun göç etmesi demek. Böylece ondan kurtuluyorum. Şaka bir yana, bu göç genellikle sevmek, kucaklamak, şefkat göstermek istediğim kimselere doğru oluyor. Edebiyatın böyle bir gücü olduğuna inanıyorum. Bir kitap okuduğunda insan omuzunda bir el hissedebiliyor mu? Bu sorunun cevabı benim için mühim. Yanılıyor olabilirim, o zaman da yazmayı bırakırım.

Tabii öte yandan şu da var: Milletçe içimizde arabesk bir ruh var. Herhalde bende de vardır. Bir Müslüm Gürses’le mesela, kendimizden geçeriz hepimiz. İstemesek, sevmesek bile. Yani şu oluyor: Bu sefer matrak bir hikâye yazacağım, yeter be diyorum, oturuyorum yazmaya başlıyorum. Sonunda bakmışım gene bir gözyaşı, bir hüzün… Galiba hüznü seviyorum. Terazi burçları hüznü sever ayrıca.

Muhalif bir tortu var hikâyelerde. Bazen doğrudan siyasi bir mesele veya. Aktüel siyaset ne kadar etkiliyor edebiyatınızı?

Fazlasıyla etkiliyor. Kendimi bildim bileli bir şekilde siyasetin içinde oldum. İçinde olmasam da kıyısında, köşesinde. İçimde bir adalet terazisi var durmadan salınıp duruyor. Yazdığım şeyler de bu salınıma ayak uyduruyor ister istemez. Öte yandan bir isyan da var. Türkiye’de hasır altı edilmiş, anlatılmamış, yok sayılmış, engellenmiş o kadar çok hikâye var ki. Toprağın altında kemikleri sızlıyor insanların. Buna da isyan ediyorum.

Siyaset bahsinden devam edeyim, kitaba dayanarak şunu sorayım: Erkek aklının yönetmediği bir alan var mı? Mesela edebiyat bu alanlardan biri mi? Biri olabilir mi?

Yok, edebiyat bu manada en berbat alanlardan biri. Yayınlanan kitapların oranlarına bakın, edebiyat dergilerinde kadınlara ne kadar yer ayrıldığına bakın, görürsünüz. İşin kötüsü, benim gençliğimden bu yana Türkiye’de kadınlar açısından daha fazla geriye gidiş oldu. Meclisin aritmetiği, yönetim mekanizmalarındaki kadınların oranı, iktidardakilerin bir çırpıda kadınları aşağılayan eril dili, kadın kimliğini bir kez daha ve bu kez daha derinden, daha ciddi bir şekilde tartışmayı zorunlu kılıyor.

Hikâye ve roman yazanlara sorulur. Sırada roman mı var?

Öykülere devam ederim ama bu sonbahar bir romana başlayacağım. Ama korkuyorum, onu da söyleyeyim.

Söyleşi: Serap Uysal – edebiyathaber.net (10 Ekim 2014)

Düzenlediği etkinlikler, film gösterimleri, çayınızı yudumlayarak kitap ve dergi okuyabileceğiniz hoş ortamıyla Tayfa KitapKafe Ankaralılar için kısa zamanda bir buluşma noktası olmuş durumda. 

edebiyathaber.net (10 Ekim 2014)

  • selma gömdeniz - 10/10/2014 - 17:33

    Etkinliklerine ilgili bilgi sahibi olmak istiyorum. Mail listenize alırsanız memnun olurum.
    Sevgilerimle
    Selma gömdenizcevaplakapat

Oyku Yazmak Kapak Tanitim2Feridun Andaç’ın “Öykü Yazmak, Hikâye Anlatmak” adlı kitabı Ceres Yayınları’ndan çıktı.

Anlatıcının yolculuğu kadar anlatılanın ne olduğunu bilmek/anlamak için bir başucu kitabı. İnsanlığın yeryüzündeki serüveni yazıda anlamını bulurken, anlatı geleneğinin oluşmasında sözlü kültürün kaynakları hep besleyici olmuştur. Taşıyıcı olan söz, dilde yeni biçimlere bürünmüştür. Öykü türünün var oluşu da bu süreçte biçimlenir. Feridun Andaç, işte bu birikime bakarken; o kesin ayrımı da dile getiriyor. Sözcük anlamıyla öyküyü hikâyenin bire bir karşılığı olarak almamak gerektiğini gösterip, dahası birini öykünmek/öykülemek, gerçeği yeniden kurgulamak; diğerini de gerçeği olanca biçimiyle hikâye etmek/anlatmak biçiminde değerlendirmenin kaçınılmazlığını belirtiyor.

“Öykü Yazmak, Hikâye Anlatmak”, bu bağlamda bir kavram karmaşasını göstermekle birlikte  asıl sözlü-yazılı geleneğin birbirine açılan kapılarında, öykünün önyüzünü/sırlı yanlarını ortaya çıkarmaktadır. Andaç, özellikle de günümüzde yazılan öykünün ne olduğu, neleri içerdiği, ne türden yapı özelliklerini taşıdığını anlatarak, öykü okuru/yazarı olan herkese zenginleştirici bir okuma yolculuğu sunuyor.

edebiyathaber.net (10 Ekim 2014)

#13 kapakAlfabe Fanzin’in 13. sayısı çıktı.

Dergide yer alanlar şöyle:

ÖYKÜ

Hakuna Matata; Binnur Tekinalp
Bodrum Katından Sesler; Ömer Kaçar
Algıdan Anlam’a Eğrilebilmek; Birce Altın
Kuşkonmaz Mahallesi’nin Elmadan Karları; Ece Çavuşlu
Çay-Lak; Önder Şit
Höyt Babalar!; Tuba Kır
Bukalemun; Gizem Aytekin

DENEME

Sivri Kenar; Ülkü Saydan

ŞİİR

Başlangıç; Tan Doğan
Ölene Kadar Anlattığım, Sade Kendi Hikâyemdir; Burak Çıkırıkçı
Şehir Uykuları ve Gölgeler; Okan Torun
Bir Günü Bitirmek; Gaffari Yılmaz
İkiz Sihirbazlar; Zeyno Ceren
Bülbülü Öldürmek; Sude Tankut
Hermavi; Umut Durmuşoğlu
Ay Işığı Doğan Çocuk Odaları; Onur Barış Önal
Temmuz Dörtlemi; Enes Taşbaşı
Çınar; Mehmet Şimşek
Mucize; Zehra Dilara Kılıç
Teraplaka; Mert Öztürk

Alfabe’yi aşağıdaki yerlerden edinebilirsiniz. 

İSTANBUL (Taksim): Mephisto Kitabevi, Aziz Kedi Kitabevi, Ana Kitabevi

İSTANBUL (Kadıköy): Mephisto Kitabevi, 26A Sahaf

ANKARA: Dost Kitabevi, Ardıç Kafe

İZMİR: Yakın Kitabevi

KOCAELİ: Fırat Kitabevi, Kafe Kedi

ANTALYA: Kelepir Kitabevi

TRABZON: Ra Kitabevi 

Yazı-çizi gönderimi: alfabefanzin@gmail.com

edebiyathaber.net (10 Ekim 2014)

atolye-bilissel-haritaSait Faik Müzesi, araştırma atölyelerinde Sait Faik Odaklı Bilişsel Harita oluşturuyor.

Bilişsel Haritalama; belli bir konuyu odak alan öznel algıların birleşimi ile kavramlar, olgular, unsurlar arasında kurulan nedensellik ilişkilerini (nedenselliğin derecesini ve etkileşim yönünü) ortaya çıkarmaya yarayan bir grafik temsil/analiz yöntemi. 1980’li yıllardan bugüne bilim dünyasında sosyolojik ve psikolojik araştırmalar alanında yaygın olarak kullanılıyor.

Zafer Yalçınpınar ve Şükret Gökay tarafından Sait Faik Araştırma Atölyesi kapsamında yürütülen bilişsel haritalama çalışmaları, Türkiye’de edebiyat alanında uygulanan ilk bilişsel haritalama deneyimleri.

Bilişsel Haritalama Uygulamasının Avantajları:

– Katılımcının algısını ve zihinsel yapısını değiştirmeye çalışmaz.

– Tersine, katılımcının kendi algısını ortaya çıkarmaya yarar.

– Anketin ya da mülakatın tersine, yönlendirici soruların ve cevapların baskısından katılımcıları kurtaran özgür bir yöntemdir.

– Basit sayısal ilişkilendirmeleri kullanır.

– İncelenen konuya ilişkin yeni kavramlar ile ilişkilerin ortaya çıkmasına yarar.

– Kavramsal kümelenmeleri ve merkeziyeti belirler.

– Öznel algı seviyesinde tutarlıdır. Berraklaştırıcı ve odaklayıcıdır.

Atölye çalışmaları kapsamında, şu ana kadar 16 katılımcının ortak uygulamalarıyla hazırlanan üç adet bilişsel harita taslağı oluşturuldu. Çalışmalar sonucu elde edilen kavramlar ve kavramlar arası ilişkiler, yaklaşık 145 unsurdan oluşan ve atölye katılımıyla birlikte sürekli genişleyen/büyüyen Sait Faik Odaklı Bilişsel Harita’ya ekleniyor.

Üzerinde çalışılan diğer bilişsel haritalar:

“Lüzumsuz Adam” Hikâyesi Ekseninde Bilişsel Harita (36 kavram/unsur). Haritaya buradan ulaşabilirsiniz.

“Papaz Efendi” Hikâyesi Ekseninde Bilişsel Harita (23 kavram/unsur). Haritaya buradan ulaşabilirsiniz.

edebiyathaber.net (10 Ekim 2014)

  • Zafer Yalçınpınar - 10/10/2014 - 14:10

    Bilişsel Harita Temel Notasyonu (Bilişsel Harita Nasıl Okunur?)

    Bilindiği gibi Türkiye’de, edebiyat alanına yansıyan ilk “bilişsel haritalama” çalışmasını Sait Faik için gerçekleştirdik. Son birkaç gündür, edebiyat dünyasıyla paylaştığımız Sait Faik Odaklı Bilişsel Haritalar’ın nasıl okunması gerektiğini soran bazı mektuplar alıyoruz. Bugün itibariyle bilişsel haritaların nasıl okunacağını anlatan, yani “Bilişsel Harita Temel Notasyonu” hakkındaki bazı kısa bilgileri şu adrese ekledik: http://saitfaikmuzesi.org/sait-faik-odakli-bilissel-haritalama/

    İyi okumalar dileriz.cevaplakapat

  • Efruz Tezcan - 12/10/2014 - 21:36

    “Bana fakültede Uygurca öğretmeye kalktılar” deyip bölümü bırakan bir sanatçının bu yapılanları görse diyeceği ne olurdu acaba! Büyük ihtimalle “çıkın evimden” olurdu.cevaplakapat

IST_kitap_14_Afis_48x68İstanbul Kitap Fuarı, 8 Kasım Cumartesi günü açıldı. Fuarın bugünkü etkinlikleri şöyle:

KARADENİZ SALONU

11.00-11.45
Söyleşi: “Küçük Sinemacılarla TÜYAP’ta”
Konuşmacı: Banu Bozdemir
Düzenleyen: Kelime Yayınları

12.00-12.45
Söyleşi: “Atatürk Olmak”
Konuşmacı: Aytül Akal
Düzenleyen: Uçanbalık Yayınları

14.15-15.00
Söyleşi: “Gülmek Çok Ciddi Bir İştir”
Konuşmacı: Mine Sota
Düzenleyen: Carpédiem Yayınları

15.15-16.45
Panel: “Yazardan Tablete: Dijital Çağda Eğitim İçeriği Oluştrmak”
Yöneten: Emrah Özpirinççi (Oxford Yayınları)
Konuşmacılar: Dinçer Ateş (MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü), Martin Fielko (Cornelsen Yayɪnevi)
Düzenleyen: Frankfurt Kitap Fuarı- TÜYAP-Türkiye yayıncılar Birliği

17.00-18.30
Panel: “E-kitap Satış Sistemi mi, E-kitap Kiralama Sistemi mi?”
Yöneten: Necip Evlice
Konuşmacılar: Münir Üstün, Kenan Kocatürk, Işık Önder, Abdullah Egeli
Düzenleyen: Hangar Kitap

BÜYÜKADA SALONU

11.00-12.00
Söyleşi: “Macaristan’dan Ünlü bir Çocuk Öyküsü” István Fekete’nin Tilki Yavrusu Vuk Öyküsü
Konuşmacı: Tarık Demirkan
Düzenleyen:  Onur Konuğu Macaristan

13.00-14.00
Söyleşi: “Tematik ve Kuramsal Öykümüz””
Konuşmacı: Osman Koca
Düzenleyen: Beyan yayınları

14.15-15.15
Söyleşi: “Mustafa Kemal’in Kayıp Seslerinin İzinde”
Konuşmacı: Mavisel Yener
Düzenleyen: TÜYAP

15.30-16.30
Söyleşi: “Atatürk’ün Ölümü ve Basındaki Yansımaları”
Konuşmacı: Ata Nurin
Düzenleyen: Doğu Kitabevi

16.45-18.00
Panel: “Yasaklar”
Yöneten: Gültekin Emre
Konuşmacılar: Ataol Behramoğlu, Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner, Tuğrul Tanyol, Adil İzci, Turgut Çeviker, Tamer Öncül
Düzenleyen: Neziher Yayınları

KINALIADA SALONU
Uluslararası Yayıncılık Sektöründe Profesyonel Buluşmalar
11.00-11.45
Presentation: “Current Situation Regarding the Translation From Turkish into Romanian and Viceversa”
Speaker: Alexandru Popescu (Director, Ministry of Culture)
By: Romania Ministry of Culture

12.00-12.45
Profesyonel Buluşma-Sunum: “Hırvatistan Yayıncılık Piyasası ve Çeviri Destek Olanakları”
Konuşmacı: Dubravka Nemec (Hırvatistan Kültür Bakanlığı Yayınlar Dairesi Başkanlığı)
Düzenleyen: Hırvatistan Kültür Bakanlığı Yayınlar Dairesi -TÜYAP

13.00-13.45
Panel: “Macaristan’da Türkoloji’nin Tarihi: Türk- Macar İlişkilerine Bir Bakış”
Yöneten: Naciye Güngörmüş
Konuşmacılar: Fodor Pál, Dávid Géza
Düzenleyen: Onur Konuğu Macaristan

14.00-15.00
Profesyonel Buluşma: “Macaristan-Türkiye Yayıncılar Buluşması”
Yöneten: Sedef İlgiç
Macaristan’dan Katılan Yayınevleri: Napkút Yayınevi, Libri Yayınevi, Európa Yayınevi
Düzenleyen: Onur Konuğu Macaristan

17.00-18.00
Sunum: “Dijital Baskı Yöntemi ile İstek Üzerine Kitap Basımı”
Konuşmacı: Yiğit Cem Sağdıç, Alper Çiftçi
Düzenleyen: Meteksan

edebiyathaber.net (10 Kasım 2014)

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z