Masthead header

Yazarın Odası: Çiler İlhan | Meltem Dağcı

Edebiyatçıların yaşamlarını, yazdıkları mekânları, son zamanlarda okuduğu kitapları bu defa yakınlarının gözünden mercek altına almaya çalıştık. Yazar Çiler İlhan’ı, yazar arkadaşı Nevra Nergiz ile konuştuk.

Yazılarını nerede yazar? Yazarken denk geldiğinizde o an yaşadığınız ilginç bir anınız oldu mu?

Çiler’le dostluğumuz epey eskiye dayanıyor. Şöyle bir hesapladım da neredeyse 20 yıla yaklaşıyoruz. Aynı ajansta, Ajans Medya’da pek çok derginin künyesinde birlikte yer aldık. Yazı işleri konusundaki disiplini, yaratıcılığı, tatlı otoritesi bana her zaman ilham vermiştir. Edebiyatla olan bağına da tabii ki en başından beri şahidim.

Dergiciliğin özellikle ayın belli zamanlarında çok yoğun bir tempoda çalışmayı gerektirmesine rağmen Çiler’in kitaplara ayıracak vakti hep olmuştur. İstanbul’daki evinde çok geniş bir kütüphanesi vardı; bildiğim kadarıyla yazarken en mutlu olduğu yer kitaplarının elinin altında olduğu yer, yani evi ve çalışma odası. Kütüphaneleri de çok sevdiğini ve sıklıkla gittiğini biliyorum. Şu an yaşadığı yer olan Hollanda’da bu konuda çok daha şanslı, bolca alternatifi olduğu için.

Yazarken denk geldim elbette pek çok kez ama Çiler dediğim gibi disiplinli ve kuralları net biri olduğu için onun bilgisayarına gömüldüğünü gördüğümde, daha sonra yanına uğramayı tercih ederim. Konsantrasyonunu bozmak istemem.

Arkadaşınızla yazı/ okuma üzerine neler paylaşırsınız?

Aynı ülkelerde yaşamadığımız için son zamanlarda yüz yüze paylaşım imkânımız pek olmuyor ama birlikte çalıştığımız dönemde birbirimizi çokça beslerdik. Ben Çiler’den pek çok yeni yazar önerisi almışımdır mesela. Okuduğumuz kitaplar hakkında çıkan kritikleri birbirimize gönderir üzerine konuşuruz. Yazarlığını çok beğendiğim birinin arkadaşım olması ve önümden gittiği yolda benim yazarlık kariyerime de ışık tutması paha biçilmez bir durum.

Şimdilerde de okuyup yazdıklarımızı, fikirlerimizi daha çok sosyal medya üzerinden veya telefonla paylaşıyoruz. Yakın zamanda çocuk edebiyatı ile ilgili bir atölye çalışması için benden fikir istedi mesela, çok hoşuma gitti.

Yazdıklarıyla ilgili sizden ne tür fikir/ öneri alır?

Çiler yazma aşamasında yazdıklarını genelde sadece editörüyle paylaşır ama kitapları biter bitmez güvendiği birkaç kişiden “doğruyu söyleyin nasıl olmuş?” yorumu ister. Çiler’in son kitabı Nişan Evi ve benim ilk romanım Bodrum’daki Acayip Günlerim birbirine çok yakın zamanlarda yayınlandı. Tabii ikimiz de koşarak gittik kitapçıya; birbirimizin okuma kültürüne güveniriz. Yazar olmam, aynı sektörde çalışmış olmamız falan bir yana; okur yorumuma değer verdiğini ve yazarlık serüveninde emin adımlarla ilerlerken içeriğe dair olsun, dile dair olsun benim minik önerilerimi de bir kenara not ettiğini iyi biliyorum.

Yazı yazarken vazgeçemediği ritüelleri nelerdir?

“Örnek alırım”, “ilham verir” gibi şeyleri öylesine söylemiyorum. Çiler sağlığına da çok önem veren, temiz beslenen, spor yapan bir insandır. Hani yazarlar çok sigara içer, yazarken kendini kapatır, uzun süre hareketsiz kalır falan diye bildiğimiz klişeler vardır ya; Çiler onların hepsinden azade, vazgeçmediği sabah ritüeli bir fincan espresso ile başlayıp gün içinde devam eden kahveleri saymazsak. Genel olarak kızı Eva okula gittikten sonra, sabahtan geçer masasının başına. Telefonlarına acil bir şey olmadığı sürece cevap vermez, yazar. Uzun süre yazmışsa biraz mola verir. Bisiklete biner ya da açık havada yürüyüş yapar. Bir de olmazsa olmazının sessizlik olduğunu söyler hep. Kafede yazıyorsa arka planda hafif bir müzik belki ama genelde müzik dinleyerek yazdığına şahit olmadım, mümkünse sessizlikte yazmayı sever, “kelimeleri duyamıyormuş yoksa”. Öyle demişti bir kez.

Son olarak, elinde en son gördüğünüz kitapları öğrenebilir miyiz?

Bu soruya mecburen Instagram’dan kopya çekerek yanıt verebileceğim, kitap paylaşımlarını asla kaçırmam. Son dönemde okuduğu ve benim de satın alınacaklar listeme eklediklerim şunlar: Cennet (Abdulrazak Gurnah), Zayi (Sibel Oral) ve Damon Galgut’un The Promise kitabı, bunu İngilizcesi’nden okuyordu, Türkçesi henüz çıkmadı bildiğim kadarıyla.

edebiyathaber.net (10 Şubat 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r