Masthead header

Sergey Dovlatov’un en önemli eserlerinden

Sergey Dovlatov’un “Bavul” adlı romanı, Eyüp Karakuş çevirisiyle Jaguar Kitap tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

“Gözlerim boş bavula takılmıştı. Dibinde Karl Marx, kapağında Brodski. İkisi arasında ise gözden düşmüş, değerini yitirmiş koskoca bir yaşam… Bavulu kapadım. İçinde naftalin topakları boğuk bir sesle yuvarlandılar. Çıkardıklarım karmakarışık bir yığın halinde mutfak masasının üzerinde duruyordu. Bu, otuz altı yıl boyunca biriktirebildiklerimdi. Ülkemde geçirdiğim otuz altı yıllık ömrümün bir bilançosu. “Gerçekten de hepsi bu mu?” diye düşündüm. Ardından da, “Evet, demek ki hepsi bu kadarmış…” diye yanıtladım kendimi. İşte o anda, hani nasıl derler, kendimi bir anda anılar girdabına kapılmış buldum. Belli ki şu pılı pırtının arasına saklanmışlardı. Kapağı açınca hepsi dışarı nüfuz etti. Bütün bu anıları herhalde Marx’tan Brodski’ye şeklinde adlandırmak gerekiyor. Ya da ne bileyim, Biriktirebildiklerim de olur. En basit haliyle Bavul da diyebiliriz…”

Yazar hakkında

Sergey Donatoviç Dovlatov, 3 Eylül 1941’de, İkinci Dünya Savaşı başlangıcında Leningrad’dan (St. Petersburg) sürülen bir ailenin oğlu olarak Rusya’nın Ufa şehrinde doğdu. Rus Yahudisi olan babası tiyatro yönetmeniydi ve Ermeni kökenli annesi tiyatro oyuncusuydu. Aile, 1944’te Leningrad’a döndü ve Dovlatov 1959 yılında Filoloji Fakültesi’nin Fin Dili Bölümü’ne girdi. Ne var ki askerlik görevi nedeniyle iki buçuk yıl sonra öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Askerlikten sonra Gazetecilik Fakültesi’ne girdi ve öyküler yazmaya başladı. “Gorozhane” olarak bilinen yazarlar birliğine katıldı ve çağının önemli isimleriyle vakit geçirme şansı buldu. Diğer yandan, yazdıklarının “ideolojiye muhalif” olduğunu söyleyen çağdaşlarının siyasi baskılarını hissetmeye başladı.

Dovlatov, 1972’de Talin’e yerleşti ve muhabirlik yapmaya başladı. Kısa bir süre sonra Pskov yakınlarında yer alan Mihaylovskoye’deki Puşkin Tepesi Millî Parkı’nda tur rehberliği yaptı. Leningrad’a dönüp Koster dergisinde çalışmaya başlayan Dovlatov öyküler yazmaya devam ettiyse de yazdıkları Sovyet dergilerinde yayımlanmadı. İlk öykü kitabı Görünmez Kitap’ın [Nevidimaia Kniga] prova baskıları KGB emriyle toplanıp imha edildi. Yazdıkları Rusya’da kaçak basıldı ve el altından yayıldı, Avrupa’da ise önemli dergilerde yer almaya başladı. 1976 yılında Sovyet Yazarlar Birliği’nden ihraç edilen Dovlatov, 1978’de Sovyetler Birliği’ni terk etti. Daha önce Amerika’ya giden eski eşi ve kızıyla New York’ta yaşamaya başladı. Kısa sürede Amerikan edebiyat çevrelerinde ismi duyuldu. Seksenli yıllarda daha geniş okuyucu kitlesine ulaşmaya başladı. The New Yorker’da Nabokov’un ardından öyküsü yayımlanan ikinci Rus oldu.

Amerika’da geçirdiği on iki yılda, Rusya yıllarından izler taşıyan on iki romanı basıldı. Puşkin Tepeleri, [Zapovednik] 1983’te yazarın tüm eserleri gibi Rusça yayımlandı ve otuz yıl sonra, kitabı “babamın en şahsi romanı” olarak tanımlayan kızı Katherine Dovlatov tarafından İngilizceye çevrildi. Yaşamı boyunca alkol problemiyle mücadele eden Dovlatov, eserlerinin Rusya’da yayımlanmaya başlamasından bir yıl sonra ve SSCB’nin dağılmasından bir yıl önce, 24 Ağustos 1990’da kalp yetmezliği nedeniyle 48 yaşında New York’ta hayatını kaybetti.

edebiyathaber.net (24 Mart 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r