Masthead header

Latif Demirci’nin çizgileriyle koronalı günler | Serkan Parlak

Latif Demirci, 1961 yılında İstanbul’da doğdu. 1975 yılında ilk karikatürü Gırgır dergisinde yayınlandı. 1978-1979 yıllarında Mikrop dergisinde, sonraki on yıl boyunca Gırgır ve Fırt dergilerinde çalıştı. 1989 yılında çıkan Hıbır dergisinin kurucularından olan Demirci, daha sonra çalışmalarını kendi adlarına çıkardıkları HBR Maymun dergisinde sürdürdü. Canavar Koyun Orhan, Muhlis Bey, Arap Kadri, Mithat-Mirsat ve Press Bey tiplerinin çizeri olan sanatçı, mizah dergilerinin yanı sıra Yeni Gündem, Nokta, Panorama, Gazete Pazar, Söz gibi günlük gazete ve haftalık siyasi dergilerde de çalıştı. Bugüne kadar on bir karikatür albümü yayınlanan Demirci, çalışmalarını Hürriyet gazetesinde sürdürüyor. 

Türk karikatür tarihinin en önemli sanatçılarından Demirci’nin son karikatür kitabı geçtiğimiz ay Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Sanatçı, Pandemili Korona adını verdiği bu harika albümü yeni koronavirüs covid-19 pandemisini yaşayamamış şu an hayatta olmayan büyük karikatür ustalarına ithaf etmiş. Albüm, sanatçının 25 Ocak-3 Eylül tarihleri arasında çizdiği karikatürlerden oluşuyor, bir tür karikatür günlüğü diyebiliriz. Pandemili Korona, mart ayında başlayıp bugüne uzanan süreçte hayatımızın akışını köklü biçimde değiştiren salgınla bağlantılı meseleler üzerine düşünme imkânı sunuyor öncelikle, tabi ki komik ve ilginç anları yakalayarak. Hürriyet gazetesi okurları bu karikatürlerin bir kısmını görmüş olabilir ancak gazeteyi takip etmeyen özellikle karikatür sever okurları çokça gülümsetecek, endişelenmekten unuttuğumuz neşeyi hatırlatacak ve bazen de kahkaha attıracak bir okuma serüveni bekliyor. 

Demirci gözlem gücü çok yüksek, ayrıntı yakalama ustası, yaratıcı bir sanatçı… Yakaladığı hikâyeyi en çarpıcı ve komik biçimde anlatıyor, gündelik hayat ve sokak kültürüne hâkim. Demirci günlük hayatta olup bitenleri çok iyi gözlemliyor. Türkiye toplumunu oluşturan insanların duygu, davranış, düşünme biçimi ve tepkilerini karikatür sanatı aracılığıyla etkili biçimde odağa alıyor. İncitmeden eğlendirmek ve güldürme anlamı taşıyan mizah, incealay, humor ön planda bu karikatürlerde. Demirci, güçlü gözlem ve sentez gücüyle olgular arasında şaşırtıcı ilişkiler kuruyor, bunu çizgileriyle kurguluyor, okuru sonuç olarak eğlendiriyor, güldürüyor ve düşündürüyor.

Hasan Bülent Kahraman’ın Hürriyet’te Kitap Sanat’ta (25 eylül 2020 Cuma) kitapla ilgili yayımlanan nitelikli yazısından bir alıntıyla bitirelim: “Sonunda elimizde nefis bir günlük var. Gerçekten de kitabın boydan boya kat edilmesi bize mart ayında başlayıp ikinci dalgayı beklediğimiz şu güne kadar devam eden kapanmanın ve açılmanın en güzel, en gülünçlü, en şaşırtıcı ve bize kendimiz üzerine düşünme olanağı veren sahneleri sunuyor. Karikatürleri besleyen ve biçimlendiren alt orta ve orta sınıf insanları, lümpenler, dedeler ve nineler, torunlar, küçük yaşantılarını bazen kabullenmiş bazen reddetmeye çalışan insanlar, vurdumduymazlar, özentiler, şıklık meraklıları çarpıcı bir sevecenliğin içinden kavranarak önümüze getiriliyor. Biz bize bakıyoruz.”

Kaynak: Pandemili Korona, Latif Demirci, Doğan Kitap, Eylül 2020, 1. Basım, 131 s.

Serkan Parlak – edebiyathaber.net (4 Kasım 2020)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r