Masthead header

Usta gazetecinin gözünden Türkiye’nin yakın tarihi | Murat Erdin

“Yazdıklarımızın hala geçerliliğini koruması ne kadar acı” demişti İlhan Selçuk. Tecrübeli yazar ve gazeteci Turgay Olcayto’nun son kitabında dile getirdiği her şey bu ülkede yazar ve aydınların yıllardır dile getirdiği her şeyin –ne yazık ki- hala geçerliliğini korumakta olduğunu gösteriyor.

Olcayto, beşinci kitabı Çok Bilmişler Korosu’nda Türkiye’de olup bitenleri bir gazeteci gözüyle ortaya dökmekle yetinmiyor, bir aydın olarak olayları değerlendiriyor ve okurlarını üzerinde düşünmeye davet ediyor. [1]

Kitapta toplam 45 deneme yazısı var ve hepsi güncelin izini sürerek hayatı ve ülkeyi anlamamıza yardımcı oluyor. Bir yazısında teknolojinin kötü niyetli siyasetçilerin elinde nasıl bir canavara dönüşebileceğini anlatırken şöyle diyor: “Sosyal medya, televizyonlar, reklamlar ve akıllı telefonlar sayesinde siyasetçilerin dört bir yana yaydıkları görüntüler insanların beynini tutsak alıyor. İstenilen şey düşünmeyen, sorgulamayan, suskun ve iktidarların her dediğine biat eden insanlar yaratmaktır artık.”

İnsanlık Sevgisi adlı denemesinde her gerçek gazeteci gibi sorular soruyor. Devletin adalet terazisi doğru tartmakta mıdır ? Yönetimler emeğin insanlarını mı yoksa sermayeyi mi korumaktadır ? Erkek egemen bir toplumda kadına ve çocuğa yönelik şiddeti durdurmak için her türlü önlem alınmış mıdır ? Medya gerçekten özgür müdür ? Türkiye’de evrensel koşullarda ifade özgürlüğü var mıdır ?

Kuşkusuz bu soruların yanıtlarını verecek olanlar okurlar değil devleti idare edenlerdir. Televizyon ekranlarında gazeteci diye siyasetçilerin karşısına oturtulanların hiçbirinin böyle sorular sorduğuna tanık olmuyoruz. Olcayto bizim yerimize soruyor. 2013 yılından bu yana Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanlığını yapan bir aydının soruları bu noktada daha anlamlı hale geliyor. Eğer bu ortamı toplum ve bireyler olarak sorgulamıyorsak hiçbirimiz kendimizle yüzleşmiyoruz demektir.

Bu yüzdendir ki isyanları var tecrübeli gazetecinin. En çok da halkın haber alma hakkı için uğraş veren, yurttaşları gerçeklerle buluşturmaya çalışan gazeteciler yerine bu onurlu mesleği kirleten kişilere karşı bir isyanı var. Özgür haberin dolaşımına, ifade özgürlüğüne, temel hak ve hürriyetlere her gün yeni bir engel çıkartan iktidara karşı isyanı var. Demokrasiden nasibini almamış siyasetçilerin tükenmeyen ekran gevezeliklerine karşı isyanı var. Üstelik bu gevezelikler sadece siyasetçilerle sınırlı kalmıyor. Siyasetin görevlendirdiği kerameti kendinden menkul birtakım kişilerin uzman diye sıralanıp konuştukları programlara isyanı var Olcayto’nun. Kitabın adı da buradan geliyor zaten: Çok Bilmişler Korosu. Bu koronun üyeleri siyasetten sanata, spordan dış politikaya, sağlıktan beslenmeye kadar her şeyi biliyor. Enis Batur’un “herbokolog” adını taktığı bu tipleri her akşam görmek Olcayto’yu o kadar bıktırmış ki ortamı “cahiliye dönemi” olarak tanımlamış. Hiç de haksız sayılmaz. Cahillerin sırtında yükselen bir vasatlık her yanı sarmış görünüyor.

Peki ne yapmalı ? Yanıt yine Turgay Olcayto’nun satırlarında var.

Gerçeği aramaktan vazgeçmeden, bilime daha çok saygı duyarak, daha çok okuyarak, düşüncelerimizi daha net ifade ederek ve özgürlüğümüzü her durumda, her ortamda savunarak bu dönemden çıkabiliriz.

Turgay Olcayto’nun yeni kitabını okumakta yarar var.  


[1] Turgay Olcayto “Çok Bilmişler Korosu” Dilkitap Yayınları. İstanbul. 2022

edebiyathaber.net (5 Ekim 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r