Masthead header

Devrimin vakitsiz ihtimali üçüncü kez raflarda: Tol | Fatih Çavdar

“Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi”

İlk baskısı 2002 yılında Metis’ten yapıldıktan sonra, 2018 yılında bir kez de April Yayınları tarafından yayımlanan Murat Uyurkulak’ın kült sayılabilecek romanı, yirmi yaşında bir kitap olarak Can Yayınları tarafından bu yıl bir kez daha yayımlanıyor. 

“Güzel hikâye, bakalım ne zaman durağanlaşacak” diye diye okurken, gittikçe büyüyen anlatıda, ayrıntılar, hikâye içinde yeni hikâyeler, filmi çekilse dev bir kadro gerekecek, tamamına başrol denilecek, gerçekmiş gibi duran harika karakterler, birbirini tamamlayan mektuplarla, anılarla, anekdotlarla, dramlarla, diyaloglarla müthiş bir akıcılıkla ilerleyen harika bir kurgu olduğunu ancak kitap bittiğinde idrak edeceksiniz. 

Tol, sefilliğin, acının, parçalanmışlığın, özlemin ve devrimin romanı.  Sefiller refaha, parçalanmışlar bütünlüğe, özlemler vuslata, dağılmışlar toparlanmaya çalışmıyor romanda. Hayatta durdukları yerin farkında olan, buna göre sınıf bilinci içinde mücadele eden insanların hikâyesi. Kelimeler cümlelere, cümleler paragraflara öyle ustaca yerleştirilmiş ki, önce dev bir şiir yazılmış da sonradan romana çevrilmiş gibi enfes. İnce ince sarıp hazırladığı topacı, yazar öyle bir savuruyor ve döndürmeye başlıyor ki, kitap da bir topaç gibi hızla akıp giderken okurlar adeta hipnotize oluyor. 

Dönüp duran topaç kitabın sonundaki mektuplar ile sakince yeniden sarılırken, okurları bir kez daha sarsıyor. En başından beri devam ede gelen şairane anlatım mektuplarla birlikte öyle güzel sadeleşiyor ki, yazarın hüneri, Türkçesi bir kez daha bu sefer başka bir şekilde kendini gösteriyor.

Gözlerde yaşları düğümleyecek kadar nefes kesici, kesif bir duygusallıkla yazılmış yedi santimlik “eksikliğin” tanımlandığı, tamamlandığı bir bölüm var ki; Türk romancılığının en çarpıcı pasajlarından biri olarak kalacak gibi görünüyor. 

Kitabı okurken pek çok yerde Pablo Picasso’nun meşhur “Önce kuralları öğrenin ki sonları onları tam bir sanatçı gibi yıkabilesiniz” manasındaki özdeyişini hatırladım. Murat Uyurkulak, yazarlar için tehlikeli olduğu söylenen kelime oyunlarını, tekrarları öyle ustaca kullanmış ki, hayran olmamak elde değil. 

Hep duyduğumuz, kimilerinin özlemle anmak için kimilerinin de başka şeyler için her fırsatta söylediği “Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi” sözünü bu kitapla birlikte dilimize kazandıran Murat Uyurkulak yalnızca bu cümlesiyle bile hep hatırlanmayı çoktan hak etmişti doğrusu.   

Yirmi yıldır hala aranıyor ve okunuyor oluşu, üçüncü yayınevinde yeni okurlarla buluşacak olması yukarıda yazılanların ispatı adeta. Can Yayınları henüz okumamış olanlara bir fırsat sunuyor. Kaçırılmaması dileğiyle. 

edebiyathaber.net (15 Mart 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r