Masthead header

Türkiye’nin ilk bilim-kurgu eseri okurla buluşuyor

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

Osman Nuri Eralp’in Başka Dünyalarda Canlı Mahlûkat Var mıdır? adlı kitabı, Merve Köken çevirisiyle Karakarga Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Karakarga Yayınları’nın Kayıp Kitaplar Kütüphanesi adlı yeni serisinin ilk kitabı; Osman Nuri Eralp’in yazdığı Merve Köken’in Türkçe’ye çevirdiği ve Bilge Kösebalaban’ın günümüz Türkçesine uyarladığı Başka Dünyalarda Canlı Mahlûkat Var mıdır? Türkiye’de ilk kez okurla buluşuyor.

Arka kapaktan:

Türkiye’nin ilk bilim-kurgu eseri, bir asır sonra ilk defa Latin harfleriyle okuyucuyla buluşuyor.

 “Bu dünyalarda canlı yaratık var mıdır? Şüphesiz böyle bir sorunun cevabı lazımdır, dediğimiz sürece hayat neden sadece dünyamızda oluşmuş olsun? Bu âlemlerin ortasında, bu dünyaların hepsi birdir. Toz kadar olan Dünya’mızda hayat, canlı yaratık olsun da, onlarda olmasın? Onlar bu dünyadan küçük müdür? Onlar bu dünyadan ilerleme bazında farklı mıdır? Hayır, bu bahsedilen dünyamız gibi hep birbirinden doğmuştur. Hepsi birbirinin anası, babası, hepsi birbirinin kardeşidir. İşte bu soruya karşı bugün kesin cevap verilmiş:

Her âlemin kendine özgü, kendi doğal şartlarına göre oluşmuş canlısı, canlı yaratığı vardır.”

Haktan Akdoğan

***

Bakteriyoloji ve kimya alanlarında uzmanlaşan Osman Nuri Eralp’in bilimsel çalışmaları, kendi döneminde en kapsamlı ve öncü çalışmalar arasında yer alıyordu.

Türkiye’de bilim-kurgu adıyla kategorize edilebilecek belki de en eski örnek olan bu eser, Bilge Kösebalaban tarafından keşfedildi ve Osmanlıca harflerle ilk yayımlanışından bir asır sonra, ilk kez Merve Köken tarafından Latin harfleriyle çevrildi.

Yazar hakkında:

Osman Nuri Bey, 1877 yılında Arapgir’de dünyaya geldi.

1894 yılında girdiği Askeri Veteriner Okulundan, 1897 yılında birincilikle mezun oldu ve 25 Ocak 1898 tarihinde üs­teğmen, 25 Ocak 1899 tarihinde yüzbaşı rütbesini aldı. Aynı yılın haziran ayından itibaren Organik Kimya Muallim Mua­vinliği ve Kimya Muallimliği yaptı.

İlm-i Kimya-yı Uzvi ve Kimya-yı Uzvi-i Tıbbi adlarıyla ya­yımlanan eserleri, en kapsamlı organik kimya eserleri olarak biliniyor.

1902 yılından itibaren Bilimsel ve Deneysel Araştırmalar Şefi, Bakteriyolojik, Kimyasal Tahliller ve Patolojik Anatomi Muayene Memuru ve Tedrîsât-ı Uygulamalı Öğretim Şefi ola­rak çalışmalarına devam etti.

Pasteur Enstitüsünde yayımlanan araştırmalarıyla, Fran­sa hükûmeti tarafından 1910 yılında “Officier d’Académie” ve 1923 yılında “Officier de l’ınstruction Publique” nişanları ile ödüllendirildi.

Türkiye’de sivil veterinerlik eğitiminin öncüsü olan Os­man Nuri Bey, Cem’iyyet-i İlmiyye-i Baytâriyye adlı derne­ğin veteriner hekimliğin bilimsel nitelikli ilk meslek dergisi olarak 1908’de yayımlamaya başladığı Mecmûa-i Fünûn-u Baytâriyye’de iki yıl, 1910 yılında yayın hayatına başlayan Cerîde-i Baytâriyye-i Askeriyye’de de bir buçuk yıl başyazar­lık yaptı. Askeri Veteriner Okulu’nda da 1911 itibaren bak­teriyoloji, histoloji ve patolojik anatomi muallimliği, müdür vekilliğini ve ders nazırlığını da yapmıştır.

1914’te binbaşılığa yükselen Osman Nuri Bey, Birinci Dünya Savaşı sırasında Askeri Veteriner Okulunun bakteri­yoloji ve kimya laboratuvarlarını içine alan Askerî Bakteriyo­lojihâne-i Baytâri’nin müdürlüğüne atandı. Savaş yıllarında, ordu ve eğitim kurumlarındaki veteriner hekimliği örgütlen­mesini değerlendirmek ve at ıslahı ile ilgili çalışmalar hak­kında bilgi edinmek amacıyla Berlin’e gitti. Ruam hastalığına ilişkin laboratuvarları incelemek amacıyla da Varşova’ya gön­derilen bir ekipte yer aldı. Osman Nuri Bey, savaş boyunca sergilediği üstün hizmetleri nedeniyle Harp Madalyası aldı ve 1 Şubat 1920 tarihinde askerlik görevinden izinli sayılarak Bakteriyolojihâne-i Sâhânenin Aşı ve Serum Şubesine müdür ve mütehassıs olarak atandı.

Sivil Veteriner Okulunun 12 Ocak 1920 tarihinde yan­masının ardından Sivil ve Askeri Veteriner Okulları “Baytâr Mektebi Âlisi” adı altında birleştirilip, veteriner hekim subay eğitiminde uzmanlaşmaya gidilmesi amacıyla Veteriner İsleri Dairesine bağlı olarak Askerî Baytâr Tatbîkat Mektebi açıl­dı ve Askerî Bakteriyolojihâne-i Baytârinin görevi, Tatbikat Okulu’nun bakteriyoloji laboratuvarına devredildi. Baytâr Mektebi Âlisinin öğretim kadrosuna geçen Osman Nuri Bey, Askerî Bakteriyolojihâne-i Baytârî’deki müdürlük görevini, Tatbikat Okulu laboratuvarında sürdürmeye başladı.

Ruam hastalığı üzerine yaptığı çalışmalar 1924-1927 yıl­ları arasında Askeri Veteriner Dergisi’nde ve Ellenberger-Sc­hütz’ün 1927 yılına ait veteriner broşüründe yer aldı.

1927 yılında Bakteriyolojihâne-i Sâhâne’nin müdürlüğü­ne getirtilen Osman Nuri Bey, çalışma yaşamı boyunca pek çok bakteriyolojik analiz ve inokulasyon yöntemi geliştirdi. Bu yöntemler arasında yer alan ve 1905 yılında Fransa’da yayımlanan, adi mikropları içeren muayene maddelerinden verem mikrobunu ayırmak amacıyla subkutan inokulasyon yerine transkutan inokulasyon ile enfeksiyon oluşturma yöntemi, Osman Nuri Metodu adıyla, Besson’un Technique Microbiologique et Serotherapique ile Dopter ve Sacquépée’nin Précis de Bactériologie kitaplarında yer aldı.

23 Ekim 1929 tarihinde yarbaylık rütbesindeyken kendi isteği ile emekli olan Osman Nuri Bey, Bakteriyolojihâne-i Sâhâne’nin müdürlüğünden de bir süre sonra ayrıldı. Çalış­malarına Fatih’teki evinde bulunan özel laboratuvarında de­vam etti ve 24 Şubat 1940 tarihinde hayatını kaybetti.

Biyografi kaynak: Melikoğlu, Berfin (2007). Osman Nuri Eralp’in “Bakte­riyoloji Dersleri” adlı kitabının veteriner hekimliği tarihi açısından değerlendiril­mesi. Ankara Üniversitesi / Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ankara.

edebiyathaber.net (17 Mayıs 2019)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z