Masthead header

“Yeni” bir düşünür tanımak isteyenlere

Simone Weil’in “Felsefe Dersleri” adlı kitabı, Sena Selin Dizmen çevirisiyle Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Kimileri tarafından “yüzyılın en büyük mistiği”, kimileri tarafından “devrimci bir anarşist” olarak anılan Fransız filozof ve yazar Simone Weil (1909-1943), 1933-1934 yıllarında Roanne Kız Lisesi’nde öğretmendi. Okulun büyük binalarından uzakta, parkın köşesinde neredeyse görünmeyen küçük bir köşkte birkaç öğrenciye felsefe öğretti, bir fabrikada çalıştı, İspanya İç Savaşı’nda Cumhuriyetçilerin tarafında yer aldı ve Londra’da Gaullistlere katıldı.

Bu eserde, Weil’in öğrencilerinden biri olan Anne Reynaud- Guérithault’nun derlediği notlar sayesinde bu derslerin içeriğini öğreniyor, kısa yaşamını yoğun bir şekilde hakikat arayışına adamış olan Weil’in Sokratesçi konuşmalarını keşfediyoruz. Algı, zihin, dil, akıl yürütmeyle ilgili problemlerden ahlak ve siyaset felsefesindeki meselelere uzanan incelemeler içeren Felsefe Dersleri, temel felsefi sorularla ilgilenen herkes tarafından okunmaya kesinlikle değerdir. Simone Weil, insanı kendinden mahrum bırakan inançlardan vazgeçme diyalektiğine dayanan spiritüalist bir felsefenin yazarıdır.

Yazar hakkında

Doğumu Paris, Fransa, 3 Şubat 1909; ölümü Ashford, İngiltere, 24 Ağustos 1943. Filozof, teolog, eleştirmen, sosyolog ve politik aktivist olarak bilinen Simone Weil, yirminci yüzyılın önde gelen düşünürlerinden biridir. Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğsa da ailesi tarafından agnostik olarak büyütüldü. Çok küçük yaşta Bolşevik olduğunu beyan etti, eylemlere katıldı, politik yazılar kaleme aldı. Yine küçük yaşlarda Eski Yunanca öğrendi. École Normale Supérieure’de felsefe ve klasik filoloji eğitimi aldı. Daha sonra farklı okullarda dersler verdi; destek verdiği işçi sınıfının ağır koşullarını yerinde görmek üzere fabrikada kadın işçilerle birlikte çalıştı.

İspanya İç Savaşı’nda anarşist cepheye katıldı fakat silah kullanmayı reddetmesi sebebiyle cephe gerisinde aşçı olarak destek sundu. Fransa’ya dönüşünde kendisini dinin mistik yönüne ve Roma Katolikliğine, Tanrı iradesini hissetme deneyimine vermekle ve bu deneyimin felsefi olarak mahiyetini ortaya koymaya çalışmakla birlikte, aktivizmi ülkesindeki savaş nedeniyle devam eder, eylemlere katılır, açlık çeken halk ve düşmüş oldukları durum onu büyük bir üzüntüye sevk eder. Yazılarıyla Büyük Direniş Hareketi’ne destek olur, işgal altındaki yurttaşlarıyla dayanışmasını açlık grevine evriltir ve halihazırda tüberküloz teşhisi konmuşken özel bir tedaviyi istememesi malum sonu getirir. 1943’te erken yaşta, tüm düşünce dünyasını bize miras bırakarak kalp yetmezliğine yenik düşer.

Albert Camus, T.S. Eliot, Simone de Beauvoir, Susan Sontag gibi önemli düşünürleri derinden etkileyen Weil için Eliot, “bir azizin sahip olduğu türden deha sahibi bir kadın” demiştir. La Pesanteur et la Grâce (1947; Yerçekimi ve İnayet, Çev. M.M. Yakupoğlu, Doğu Batı Yay., 2021), (Kişi ve Kutsal, Çev. Murat Erşen, Vakıfbank Kültür Yay., 2018), Attente de Dieu (Tanrı’yı Beklerken, Çev. Kenan Sarıalioğlu, Fol Kitap, 2021) Türkçeye çevrilen eserlerinden birkaçı olmakla birlikte, L’Enracinement (Kök İhtiyacı, 1950), La condition ouvrière (Çalışma Koşulu, 1951) ve Oppression et Liberté (Baskı ve Özgürlük,1955) diğer eserleri arasında sayılabilir.

edebiyathaber.net (29 Nisan 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r