Masthead header

Varlık dergisinin Ekim 2021 sayısının dosya konusu “Bellek Ankara”

Varlık dergisinin Ekim 2021 sayısı “Bellek Ankara” dosyasıyla yayımlandı.

Dergide yer alanlar:

Dosya: “Bellek Ankara” – Gonca Gökalp Alpaslan, Güven Arif Sargın, Funda Şenol Cantek, Hakan Kaynar, Fatma Berber

Edebiyat Gündemi: “Bozkırın Rengini Değiştiren Yazar Fakir Baykurt” – Şafak Baba Pala, Kemal Varol

Yazı: Kısa Filmin Uzun Sözü: Yusuf Emre Yalçın ile Söyleşi (İrem Kargıoğlu) – “Carmen” ve 19. Yüzyılın Cinsel Politikası (Gülüş Türkmen) – Çok Özel Eserler Sözlüğü: Oktay Rifat’ın Kayıp Metinleri  (İbrahim Yıldırım) – Gaspar’ın İmzası: “Lux Æterna” Hakkında Birkaç Değini (Sıla Sandal – Ulaş Bager Aldemir) – Haldun Taner’in Öyküleri (Kemal Ateş) – Türkiye Yayıncılar Birliği 2020 Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü Konuşması (Buket Uzuner) – Dilin Kotasını Aşmak (Evren Kuçlu) – Tunus’ta Neler Oluyor? (Metin Cengiz) – Resim ve Edebiyatın Diliyle 19. Yüzyıl İstanbul’undan Kesitler: Hoca Ali Rıza ve Pierre Loti (İnci Aydın) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak) 

Şiir: Yücel Kayıran, Mustafa Ergin Kılıç, Naile Dire, Kemal Kolçak, Yasin Ertaş

Öykü: Hasan Faruk Levent, Gözde Şahin, Özlem Yanmaz

Desen: Özge Ekmekçioğlu

Varlık Kitaplığı: “Sevdakeş” – Nihat Ziyalan (Gültekin Emre) – Engin Turgut ile “Ardından” Üzerine Söyleşi (Sina Akyol) – “Şair Portreleri” – Ziya İlhan Zaimoğlu (Bilgin Güngör) – Muzaffer Kale ile “Işıklı Balkon” Üzerine Söyleşi (Yener Çetin) – “Öze Dönüş” – Ngũgĩ wa Thiong’o (Deniz Aksak) – Çilem Dilber ile “Kuyruklu Yalan” Üzerine Söyleşi (Esmahan Devran İnci) – Katı Olmayan Şeyler – Nilüfer Altunkaya (Ersun Çıplak) – Kerem Bakıcı ile “Toprakta Büyür mü İnsan?” Üzerine Söyleşi (Sibel Yılmaz) – Deniz Erkaradağ ile “Ellerin Ellerimde” Üzerine Söyleşi (Anita Sezgener) – “Sessiz Şampiyon: Olimpiyat Kürsüsünde Bir Köy Enstitülü” – Kemal Ateş (İbrahim Dizman) – Hande Ortaç ile “Daha İyi misin” Üzerine Söyleşi (Mevsim Yenice)

Edebiyattan resme, sinemadan sanat tarihine, felsefeye geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Edebiyat Gündemi, Kısa Filmin Uzun Sözü, Çok Özel Eserler Sözlüğü, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Abone olmak için>>>

Editörden

Varlık dergisinin bazı sayılarını Türkiye’nin kültür haritasına katkıda bulunmayı amaçlayarak şehirlerimize ayıracağımızı söylemiştik. Geçtiğimiz Mayıs ayında ilk durağımız İstanbul’du, Ekim sayımızda başkentimizi odağa aldık. “Bellek Ankara” dosyamızın yazarları Hakan Kaynar, Gonca Gökalp Alpaslan, Güven Arif Sargın, Funda Şenol Cantek, Fatma Berber.

“Ankara’ya duyulan sevgi, en azından edebiyatımızda, başlangıcında saf değildir. Roman kahramanları önce şehri değil onun temsil ettiğini sever. İçine mecburiyetten düşülen her türlü hikâyede olduğu gibi özne nesnesinin detaylarından yola çıkıp sevgisine nedenler uydurur,” diyor Hakan Kaynar, “Ankara’dan Romanlardaki Ankara’ya” başlıklı yazısında ve Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, ama en çok Hakan Bıçakçı’nın gözleriyle bu şehre bakıyor.

Gonca Gökalp Alpaslan, “Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Ankara’da Tiyatro” başlıklı yazısında modern şehir dokusunun oluşumunda sanatın rolünü vurguluyor. Cumhuriyet’in simgesi olan bu şehirde tiyatroya verilen önemi anlatırken birçok yazar ve eserin yanı sıra Türkocağı, Ankara Kız Lisesi, Taş Mektep, Yeni Sinema, Kulüp Sineması, Cumhuriyet Tiyatrosu, Ankara Halkevi, Ankara Radyosu, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü gibi kurumları odağa alıyor.

“Yazma pratiği vasıtasıyla Ankara’nın bir kez daha inşa edilebileceğini” ileri süren Güven Arif Sargın, “Hafıza Mekânları, Pratiği ve Öznelerine Dair Kısa Bir Ankara Hikâyesi” başlıklı yazısında ülkemizin kentsel planlama tarihinin ilk onlu yıllarını resmetmesi açısından çok önemli olan Ulus, Sıhhiye Zafer ve Kızılay Güvenlik Anıtlarını tartışmaya açıyor. “Reformist ve muhafazakâr tarihsel bloklar arasında süregelen hegemonik çatışmalara sahne” olan Ankara’nın “kamusal veya değil irili ufaklı tüm mekânları, örgütlü unutma ve/veya yeniden-anımsamayı işlevsel kılan siyasi bir oyunun hem nesnesi hem de aracısıdır,” diyor. 

Funda Şenol Cantek, “Çayır, Bayır, Mektep: Cebeci” başlıklı yazısında Cumhuriyet öncesi ve sonrasını, eski ve yeni Ankara’yı birleştiren bir semti merkeze alıyor. “Kuşaklar arası yukarı toplumsal hareketliliğin mekânsal bir durağı” olan Cebeci; kültür sanat hayatında önemli birçok sanatçıyı yetiştiren Konservatuvar’la, Alman hocaların birçok kürsünün kurucusu oldukları Hukuk, Siyasal Bilgiler Fakülteleriyle ve iç siyasetteki gerilim dönemlerinde sokak çatışmalarıyla da anılıyor. Ancak semtin günümüzde değişen konumunu kavramak için Cantek’in saptamalarına kulak vermeliyiz.

Fatma Berber, “Ankara’nın Erken Cumhuriyet Dönemi Hafızası: Ulus ve Anafartalar Caddesi” başlıklı yazısında bir semti ve caddeyi merkeze alarak dönemsel değişimlerin kaydını tutuyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde Ankara’nın bürokratik ve politik açıdan en önemli merkezi olan Anafartalar Caddesi’nden Ulus’taki Yahudi mahallesine tarihin izini sürüyor.

Kasım sayımızda buluşmak üzere.

Mehmet Erte

edebiyathaber.net (30 Eylül 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r