Masthead header

Varlık 89 yaşında

Varlık dergisinin Temmuz sayısı yayımlandı.

Dergide yer alanlar şöyle:

2022 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri‘ni alan ve dikkate değer bulunan isimlerin söyleşi, şiir ve öyküleri

Dosya: “Siberpunk: İleri Teknoloji ve Sefil Hayatlar” – Nadire Şule Atılgan, Özlem Şahin Soy, Galip Alaca, Neal Stephenson, William Gibson, Masamune Shirow, Alfred Bester, Ernest Cline, Kaan Çaydamlı 

Yazı: Türkçe Günlükleri (Feyza Hepçilingirler) – Cinaî Etütler – 1 (İbrahim Yıldırım) – Mimarlık Tarihi Nasıl Anlatılır: Suna Güven ile Söyleşi (Mine Bican) – İhsan Oktay Anar’ın “Tiamat”ı Vesilesiyle Şeytani Yazarlara ve Oyalanmaya Övgü (Faruk Turinay) –  Belgesel Film: Selin Şenköken ile Söyleşi (Fatma Berber) –  Sergüzeşt-i Sahaf Ragıp Efendi – VIII (Süleyman Kaymaz) – Kaza, Keder ve Kriz Ekseninde Erdem Ceylan’ın Hasar Estetiği (Hıdır Eligüzel) – Müşterek Geleceğin İnşasında Söylem Üretme ve Müzakere Etme Eylemleri Olarak Tasarım (Canberk Yurt) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak) 

Şiir: Pat Boran, Dilek Değirmenci, Enver Ali Akova, Zeynep S. Sayın, Ayfer Atay 

Öykü: Çemen Tozbey Elmacı, Çağrı Kavaklıoğlu 

Desen: Özge Ekmekçioğlu, Kader Genç

Varlık Kitaplığı: “Sus Barbatus!” – Faruk Duman (Erendiz Atasü) – Bâki Asiltürk ile “Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri” Üzerine Söyleşi (Özcan Erdoğan) – “Başkalarının Tanrısı” – Mine Söğüt (Zehra Betül Yazıcı ) – Ali Hikmet Yavuz ile “Uzak, İnziva” Üzerine Söyleşi  (Ercan Yılmaz) – “Otlar Çağırıyor” – İlhan Durusel (Ali Bulunmaz)

Edebiyattan resme, sinemadan sanat tarihine, gezi izlenimlerinden felsefeye geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Çağdaş Sanat, Türkçe Günlükleri, Nasıl Anlatılır?, Belgesel Film, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Editörden

Varlık 89 yaşında!

Varlık dergisi Temmuz 2022 sayısıyla birlikte 89. yılını dolduruyor.

“Sadece bir edebiyat, sanat dergisi midir Varlık?” diye soruyordu Nurullah Ataç ve sözünü şöyle sürdürüyordu: “Hayır, devrim sözünün kapsadığı bütün konulara dokunur, toplumun yeniden kuruluşunda elinden geldiğince yararlığı olmasını diler. Bir edebiyat dergisi… Evet, ama sözün en geniş anlamıyla edebiyat (…).”

89 yıldır bu tavrımızı değiştirmedik; Varlık’ı her ay kurucumuz Yaşar Nabi Nayır’ın ilkelerine sadık kalarak, satış kaygısından uzak bir tavırla yayımlıyoruz. Ama toplumsal meselelerle ilgilenirken edebiyattan asla ödün vermiyor, edebiyat olmadan hiçbir kavrama hayat kazandıramayacağımızı biliyoruz. Edebiyatı dünyanın ve ülkemizin güncel sorunlarından bağımsız düşünmediğimiz gibi, diğer disiplinlerden de ayırmıyor; resimden sinemaya, çağdaş sanattan mimariye her alana uzanıyoruz. 

Varlık 15 Temmuz 1933’ten beri kendine özgü yoldan yürüyor. 90. yılımıza girerken bu yolda yalnız olmadığımızı bir kez daha görüyor ve serüvenimize eşlik eden, bize yön veren tüm okurlarımıza, yazarlarımıza teşekkür ediyoruz.

Varlık, Temmuz 2022: “Siberpunk: İleri Teknoloji ve Sefil Hayatlar”

Metaverse tartışmalarıyla siberpunk edebiyatı yeniden gündeme geldi. Zaten Metaverse terimi ilk kez 1992 yılında Neal Stephenson’ın Parazit (Snow Crash) adlı romanında kullanılmıştı. Sanal dünyaya ait ‘avatar’, ‘siber uzay’ gibi birçok terim 80’lerde, 90’larda bilimkurgunun bir alt türü olan siberpunk yazarlarınca icat edildi. Gişe başarısı yakalamış Matrix ve benzeri filmlerin senaryoları siberpunk romanlarından esinlendi. Zaman içinde edebiyata sığmaz bir hale gelen siberpunk, Masamune Shirow’un manga çizgi romanlarına ya da Ernest Cline’ın Başlat’ından ilham alan sanal gerçeklik evrenine kadar geniş bir alana taştı. Biz de Varlık dergisinin Temmuz 2022 sayısının dosya konusunu “Siberpunk: İleri Teknoloji ve Sefil Hayatlar” olarak belirledik.

Nadire Şule Atılgan, “Siberpunk Sunar: İnsan Sonrası Tam Gaz Yaşadığımız Cehennem ya da Tahammül Edilmez Şimdiki Zaman” başlıklı yazısında “bilimkurgusal kaynağı postmodernist şekilde ele alan” “siberpunk, insan olmanın hatta başka bir canlı ya da cansız olarak var olmanın ne demek olduğunun sürekli edebî ve görsel olarak yeniden tanımlanması yoluyla türler arasındaki tahammülsüzlüğün yok edilmesinde rol alabilir,” diyor. 

Özlem Şahin Soy, “Siberpunk: İleri Teknoloji ve Sefil Hayatlar” başlıklı yazısında “Eleştirmenler tarafından yakın zamanda rönesansını yaşayacağı düşünülen siberpunk türü aslında baş döndürücü teknolojinin yanı sıra muazzam bir sefaletin de yaşandığı günümüz dünyasını en iyi yansıtan akımlardan biri olarak karşımıza çıkıyor,” diyor.

Galip Alaca, “Mangadan Sinemaya Siberpunk’ın Görsel Kökenleri” başlıklı yazısında “Siberpunk yazarları[nın] (…) geleceği aslında bugünden örülmeye başlanan yakın bir gelecekti ki bunun da bazı handikapları vardı. Aslında bugünden yola çıkarak yaptıkları çoğu öngörü onlar daha romanlarını yazarken ya da filmlerini çekerken gerçekleşmeye başlıyor ve haliyle eskiyor, olağan hale geliyordu. Çok uzun gelecekler yerine yakın bir geleceği, başka galaksilerin ve gezegenlerin yerine dünyayı ve insanın kendisini koyan bir bakışla ördüler eserlerini,” diyor.

“Dosyamızın sonunda “Metaverse Evrenini Otuz Yıl Önce Öngören Siberpunk İçin Kim Ne Dedi?” başlığı altında Neal Stephenson, William Gibson, Masamune Shirow, Ernest Cline ve Kaan Çaydamlı’nın görüşlerini derledik.

Ağustos sayımızda buluşmak üzere.

Mehmet Erte

edebiyathaber.net (29 Haziran 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r