“Türküler Sadece Söylenmedi, Hafızayı da Taşıdı”

Mayıs 19, 2026

“Türküler Sadece Söylenmedi, Hafızayı da Taşıdı”

İmranlı Vakfı’nda 16 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilen söyleşide, şair ve araştırmacı Metin Turan’ın ikinci baskısı geçtiğimiz günlerde yayımlanan Gurbet Bizim Evimizdir adlı kitabı odağa alındı. Âşık Veysel, Ruhi Su ve Enver Gökçe üzerine yoğunlaşan eser üzerinden yapılan söyleşide; halk kültürü, sözlü edebiyat, toplumsal bellek ve âşıklık geleneğinin tarihsel sürekliliği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte konuşan Metin Turan, kitabın yalnızca üç önemli kültür insanının yaşamını anlatmadığını, aynı zamanda Anadolu’nun kültürel dönüşümünü ve halk belleğinin taşıyıcı damarlarını anlamaya dönük bir çalışma olduğunu ifade etti. Turan, Âşık Veysel, Ruhi Su ve Enver Gökçe’nin farklı dönemlerde yaşamış olsalar da aynı vicdani çizgide buluştuklarını belirterek, “Bu isimler yalnızca türkü söyleyen, şiir yazan insanlar değildir; yaşadıkları çağın acısını, sürgününü, yalnızlığını ve direncini kültüre dönüştüren hafıza insanlarıdır” dedi.

Söyleşinin dikkat çeken bölümlerinden biri de Türkiye’de âşıklık geleneği etrafında gerçekleştirilen ilk kamusal etkinliklerin tarihine ilişkin paylaşımlar oldu. Metin Turan, kamuoyunda çoğunlukla ilk büyük organizasyon olarak bilinen 1931 tarihli Sivas Halk Şairleri Bayramı’nın arkasında daha eski bir birikim bulunduğunu belirtti. Bu kapsamda, asıl adı M. Mardiros Kımbetyan olan ve 1864-1926 yılları arasında yaşayan Sivaslı Pesendî’den söz etti. Demircilik yapan ve saz çalmayı bilen Pesendî’nin 1894 yılında İstanbul’a yerleştiğini, ancak Sivas’la bağını sürdürdüğünü ifade eden Turan, 15 Kasım 1909’da Sivas’ta başka âşıkların da katıldığı ve halkın yoğun ilgi gösterdiği bir konser verdiğini aktardı. Bu etkinliğin, dönemin haftalık gazetelerinden Antronik’te haber olarak yer aldığını belirten Turan, “Eldeki bilgiler sınırlı olsa da, halka açık gerçekleştirilen bu programın kültürümüzdeki ilk âşıklar bayramı olma ihtimalini göz ardı etmemek gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
Turan ayrıca, XX. yüzyılın başlarında Tiflis’in Borçalı bölgesinde gerçekleştirilen âşık toplantılarına da değindi. Mahmud Kamaloğlu’nun “Borçalı Âşıklarının İlk Kurultayı” başlıklı çalışmasına atıfta bulunan Turan, Karakalpak nüfusunun yoğun olduğu bölgede üstat âşıkların sık sık sanatlarını icra ettiklerini ve yerel aydınların da bu buluşmaları desteklediğini anlattı. Takip edilebilen ilk büyük toplantının ise 27 Şubat 1927’de, dönemin adıyla Lüksemburg’da, bugünkü Bolnisi’de yapıldığını ifade etti.

Bu tarihsel örneklerin, Ahmet Kutsi Tecer’in 1931 yılında Sivas’ta düzenlediği Halk Şairleri Bayramı’nın tesadüfi bir girişim olmadığını gösterdiğini belirten Turan, Anadolu’daki âşıklık kültürünün güçlü bir toplumsal ve tarihsel zemin üzerinde yükseldiğine dikkat çekti.

Söyleşi boyunca kitapta yer alan bölümlerden Özellikle Ruhi Su’ya ayrılan “Gurbet Bizim Evimizdir” başlıklı bölüm ile Enver Gökçe üzerine yapılan değerlendirmeler dinleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Katılımcılar arasında akademisyenler, araştırmacılar, edebiyatçılar ve genç okurlar yer alırken, etkinlik sonunda düzenlenen imza bölümünde okurlar Metin Turan’la birebir sohbet etme olanağı buldu.

Yorum yapın