Masthead header

Son Defa: Aşkı terk edemeyen iki insanın hikayesi | Feride Şenol

Müzikle ve edebiyatla erken yaşlarda ilgilenmeye başlayan Alya Öztanyel, 98 doğumlu genç bir kadın. Lise yıllarında yazmaya başladığı Karanlık Lise serisiyle gençler arasında bir hayran kitlesi oluşmuş. Daha sonra yetişkinler için Bir Şans Daha romanını kaleme almış. Ben Çok Sevdim adında bir şiir ve deneme kitabı yayınlamış, bu kitabında yer alan “Bekledim” şiirini, bestelemiş ve bir kliple yayına sunarak, profesyonel müzik hayatına da girmiş. Hukuk fakültesi mezunu olan Öztanyel bakalım gelecek zamanda karşımıza daha nelerle çıkacak.

Son Defa, “yarım kalanlara” ithafıyla başlıyor, bir önsöz ile yazar aslında okura bir mektupla bu kitabı yazmaya onu iten merakını anlatıyor. Her şeyin çok hızlı yaşandığı, duyguların adeta tüketildiği bir zamanda, yani bugünde geçiyor Aylin ve Uraz’ın hikayesi.

Parlayan yıldız Aylin Arslan, iyi bir aile, iyi arkadaşlar, geleceği iyi olacağı belli bir kariyerin başındayken aklından bir türlü atamadığı ve uzun süredir görüşmediği eski sevgilisi Uraz’ın yanına gitmeye karar veriyor. Bir şekilde geçmişiyle vedalaşmak bunu da Uraz’la yapmak istiyor. Sormadan, sorgulamadan, kimseye hesap vermeden. Oynadığı dizi ekibine, ailesine gideceğini haber vermiyor, bir tek yakın arkadaşı ne yapacağını biliyor. Uraz ise başına geleceklerden tamamen habersiz Türkiye’nin ücra bir yerinde pilotluk eğitimine devam ediyor. Uraz’ın kendi hikayesini anlatırken ilk olarak bencilliğini anlatıyor okura. O kadar çok sevdim ve sevildim ki gittim, veremeyeceğim tek sözü verdim, yanında kalacağım dedim ve gittim diyor.

Bu romanın kahramanları yaşadıkları aşkı terk edemeyen iki insan. Bir süre birbirlerini görmeye devam edip, açık yarayı iyice kanatıp durmuşlar. Gençler, deliler, yapacak ve yaşayacak çok şeyleri var. Aylin kendi içinde bir türlü vedalaşmayı başaramadığı Uraz’ın yanına iki sene sonra gidip onu pahalı ve hayatı boyunca unutamayacağı bir seyahate çıkarıyor. Lüks arabalar, oteller, partiler… Uraz’ın ayağının altına İtalya’yı seriyor. Üç günlük seyahat boyunca neden orada olduğunu, nasıl olduğunu açıklamıyor. Son gece ve son kadehler içilirken elbette bir küçük kıyamet yaşanıyor. Sonrası romanı okuyanlara kalsın.

İnsanın ilk aşkla deneyimiyle ilk attan düşmesi arasında pek bir fark yokmuş gibi gelir bana. Neden bilinmez ilkinde en olmazı bulmak gibi de bir yeteneğimiz var üstüne üstelik. Bazı şeyler böyledir, evren herkesi büyütmek için karşısına çeşitli atlar çıkarıyor. Ve nedense tam o sırada hayat en iyi fon müziğini de çalmaya başlar ki, her şey unutulmaz olsun. Romanın kahramanı Aylin’in bugün yetişkin hayatımızda ne gerek vardı şimdi buna diyeceğimiz pek çok ânı var, ama şöyle bir gözden geçirince geçmişi ohooo Aylin’den kat ve kat fazla yaptıklarımız da var. İnsan başkalarında yadırgadığını mutlaka bu hayatında deneyimliyor. O yüzden aşkın aklının ve mantığının olmadığını unutmamak gerekiyor.

Bir aşk filmi olacak şekilde Son Defa, kim bilir belki yarın öbür gün sinema perdelerinde de seyrederiz bu hikayeyi. Alya Öztanyel, tam anlamıyla yaşının aşkını ve romanını yazmış. Özellikle Watpad’de bu kadar hayranı olması boşuna değil.

Aylin ve Uraz birbirine bir şekilde çarpmış iki yıldız, o an evren yollarına birlikte devam edebileceklerine dair bir fon müziği vermiş, iki küçük hayalperest kalp ritmi. Sonrası hep işte o uzaklara bakılarak anlatılan boşluğu derinde bir yerde göktaşı düşmüş gibi duran hikaye. Varsın olsun, dünyanın en güzel acısı olabilir aşk acısı. Yerlerde sürünmeden gökyüzüne çıkılmıyor maalesef.

edebiyathaber.net (15 Kasım 2021)                                                                                  

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r