Masthead header

Seher Öztürk’e 4 soru | Mehmet Özçataloğlu

1. Neden çocuklar için yazıyorsunuz? 

Ben aslında “yazmayı” çok seviyorum. Kelime oyunları yapmayı, bu oyunlarla cümleler kurmayı, cümleleri arka arkaya getirip bir dünya yaratmayı. O yüzden kendimi bildim bileli yazarım. Kızıma anlattığım hikayelerden sonra çocuklar için kurgu yapmanın harika bir duygu olduğunun farkına vardım. O zamanlar bir fabrikada profesyonel bir iş hayatım vardı, yazarlık benim için hayaldi. İşte şimdi hayallerimin gerçekleştiği noktada hikayelerimi başkalarıyla paylaşıyorum. 

Aslında yetişkinler için de öyküler yazıyorum ama çocuklar için yazmaya başlayınca fark ettim ki bu dünyada hayal gücünün sınırı yok. O yüzden çocuklar için yazarken şekilden şekle girebilen bir hamur gibi hissediyorum yazdıklarımı. Hani çocuklar resim yaparken bulutları pembeye, ağaçları lilaya, kedileri kırmızıya boyayabilirler ya, ben de yazdığım hikayelerde yarattığım kendi dünyamı ve kahramanlarımı çok seviyorum. İşte bu yüzden çocuklar için yazmak beni çok mutlu ediyor.  

2. Okuduğunuz ilk çocuk kitabı hangisiydi? Sizde ne gibi izler bıraktı? 

Okuduğum ilk çocuk kitabı muhtemelen Cin Ali serisidir çünkü o zamanlar bu seri ile okumayı öğrenirdik. Ama okumayı öğrendikten sonra okuduğum kitaplar arasında en çok sevdiğim kitap Polyanna olmuştu. Hatta kitabı ilk okuduğum zamanlarda kendi kendime “Mutluluk Oyunu” oynadığımı hatırlıyorum. 

3. Bu kitabı keşke ben yazsaydım, dediğiniz bir kitap oldu mu? 

Açıkçası böyle düşündüğüm bir kitap olmadı. Bunun sebebi okuduğum kitapları beğenmiyor oluşum değil. Hikaye yazarken her yazar farklı bir dünyaya gidiyor ve okuru da kurguladığı dünyaya götürüyor. Yazdığı hikayelere bazen yaşadıklarını, duyduklarını, hayatının bir evresinde karşılaştığı olayları veya kişileri anlatıyor. İşte o dünya, bu hikayeyi yazan kişinin dünyası olduğu için “keşke ben yazsaydım” diyemiyorum.

Ama okuduğum çoğu kitapta yazarın yaptığı benzetmeler, kullandığı dil, zamanlar arasında yaptığı geçişler için “ben de böyle bir benzetme yapamaz mıyım?” ya da “zamanlar arası geçiş yaparken örnek almalıyım” dediğim oluyor. 

4. Çocuklara yönelik kitaplardan en son hangisini okudunuz? Kitapla ilgili düşüncelerinizi kısaca belirtebilir misiniz

En son “Bülbül Korusu’nun Gizemi” (Lucy Strange, Çev. Bilge Zileli Alkım, Hep Kitap) kitabını okudum. Kitabın dili, akıcılığı ve kurgusu çok güzeldi. 1. Dünya savaşı sonrasında geçen bu hikayede, yaşadıkları trajik bir olaydan sonra hayatları birdenbire değişen bir ailenin hikayesini anlatıyor. Hikayenin akışı ve kurgusu kadar, bazı olayların hemen anlatılmayarak yaratılan gizem ve bunu sayfalar boyunca merak ederek okumak çok keyifliydi. Okuyucunun hikayedeki gizemli olayları merak etmesi ve okurken kafasında kendi “acaba”ları ile bir şeyler kurgulamasını çok seviyorum. Bu kitapta da yazar bunu çok güzel bir şekilde yapmış. Hatta benim de hikayenin gizemine kapılıp meraklandığım, üzüldüğüm, sinirlendiğim anlar olmadı değil okurken.

edebiyathaber.net (8 Haziran 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r