Masthead header

Hayatlarımız aslında “Hayat Hanım” gibi | Fazilet Sitare

Ahmet Altan 1982 yılında basılan ilk kitabı Dört Mevsim Sonbahar’ın arka kapağında “…Dışarıda cıvıltılı bir ilkyaz güneşi, tazelenen ve yeniden doğan dünyanın yeşillikleri üstüne, işveli bir alıntıyla sıcacık altın tozları serpiştiriyor. Ben senin için ey kari bir roman yazıyorum. Kapı çalınıyor. Kim geldi acaba? Kimi istersem, kimin ismini yazarsam o gelir. Yazmanın bu yararı var işte küçük bir işaretle canımın istediğini getiririm. İstersem fikrimi değiştiririm. Kim ne yapabilir?..” diyerek yazmanın bir özgürlük olduğunu belirtir. Bu kitaptan 39 yıl sonra Everest Yayınlarından çıkan son kitabı Hayat Hanım’ı bedeni tutsak ama ruhu, kelimeleri, hayalleri özgürken yazmıştır. Önce yurtdışında basılan kitapla Kasım 2021’de Türkiyeli okurlar olarak tanışma fırsatı bulduk.

“İnsanların hayatları bir gecede değişiyordu.” diye başladığı kitabında Fazıl, Hayat Hanım ve Sıla arasındaki aşk üçgeni anlatılırken arka planda akıp giden bir hayat gösterilir. İnceden dokunuşlarla eleştirir haksızlıkları. Hem Hayat Hanım’la hem Sıla’yla seyirci olarak kameralara görünüp aldıkları yevmiyeyle iaşelerini sağladıkları televizyon çekiminde tanışır Fazıl. Burası yerin dört kat altında karanlık, aynı zamanda ışıl ışıldır Hayat Hanım gibi. Seyirci olarak gelip sahnede dans eden eğleniyor gibi yapıp kameralar karşısında şen kahkahalar atan insanların hepsinin farklı hikayeleri vardır. Hayattan çeşitli darbeler almış olmalarına rağmen ona sımsıkı tutunan insanlardır. Fazıl’ın taşınmak zorunda kaldığı handa da durum farklı değildir. Bir sebepten oraya savrulmuş, Haldun Taner’in deyimiyle küçük insanların toplandığı yerdir. Her şeye, bütün farklılıklarına rağmen birbirlerine destek oldukları yerdir.

Hayatlarımız aslında Hayat Hanım gibidir. Umarsız, dışarıdan cıvıl cıvıl, parlak görünen ama içi pas tutmuş, sırlarla dolu, karmakarışık. Akıp giden zamanı yakalamaya çalışan, yaşamayan, hayatta kalma çabası içinde olan bîçareleriz çoğumuz. Hepimiz bir yanımızla Hayat Hanım’ız aslında. “Bir akşam orada kehribar renkli ışığı göreceğimizi hayal ediyorum/z. Bir gün pencerelerin aydınlandığını göreceğim/z. Bekliyorum/z. Buradayım/z.”

Kitabın bir başka karakteri edebiyat profesörü Nermin Hanım’ın dediği gibi “Edebiyat cesaret gerektirir, bütün büyük yazarlar ancak cesaretle yazanların arasından çıkar.” Cesur edebiyatçımız Ahmet Altan umarım çok uzun yıllar yaşar, Hayat Hanım, Dört Mevsim Sonbahar, Kılıç Yarası Gibi, En Uzun Gece, İsyan Günlerinde Aşk, Karanlıkta Sabah Kuşları ve daha sayamadığım her biri farklı tat bırakan kitaplarına onlarca yenilerini ekler, biz de ruhumuzu doyururuz.

edebiyathaber.net (24 Aralık 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r