
Mårten Sandén’in kaleme aldığı Kuklacının Evi, Zeynep Tamer çevirisi ve Can Çocuk Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.
Tanıtım metninden
Merimée’nin babası hırsızlıktan yakalanınca, aile sahip olduğu her şeyi kaybeder ve evlerini terk etmek zorunda kalır. Merimée, kız kardeşi ve hamile anneleri, uzak bir akrabalarına ait eski bir otele sığınırlar. Ancak kısa süre sonra, birtakım rahatsız edici hisler içlerini kemirmeye başlar. Nasıl bir yere gelmişlerdir böyle? Otelin diğer konukları tuhaf davranır ve onlarla şaşırtıcı bir biçimde ilgileniyor gibi görünürler. Tabii hepsi değil; özellikle bir misafir olabildiğince çabuk oradan gitmelerini istiyor gibidir.
“Terminus Oteli’nin önündeykenki o ilk sabah kadar yorgun olduğumu hiç hatırlamıyorum. Yorgunluk bedenimde bir ateş, burun deliklerimi saran bir koku gibiydi. O güne dair aklımda en çok kalan, halsizliğim ve annemin bana yönelttiği endişe dolu bakışlar. “Sence doğru yere mi geldik Mérimée?” diye sordu annem. Cevap veremedim, yalnızca başımı sallayabildim.Tren istasyonunun bekleme salonunda geçen o uykusuz gecenin ardından tüm vücudum zonkluyordu. Ne zaman ayağa kalkmaya çalışsam yorgunluk beni sırtıma asılmış taş dolu bir çanta gibi yere çekiyordu.
Yazar hakkında
Mårten Sandén İsveç’in en çok okunan çocuk kitabı yazarlarından biridir. Aslen şarkı sözü yazarı olan Sandén, aralarında resimli kitapların ve gençlik kitaplarının da olduğu otuzun üzerinde kitap kaleme almıştır. 2015 yılında, en prestijli çocuk edebiyatı ödüllerinden Astrid Lindgren Ödülü’ne değer görülmüştür.



















