Masthead header

Kara mizahla dolu bir siyasi hiciv

Mihail Bulgakov’un “Köpek Kalbi” adlı kitabı, Uğur Büke çevirisiyle Can Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Hav hav! Köpek Kalbi, geçirdiği ameliyat sonucunda bir insan bedenine, ama daha da berbatı bir insan kalbine sahip olan sokak köpeği Şarik’in Sovyet devletinde işe girerek ideal bir sosyalist vatandaş olma hikâyesini anlatıyor.
 
“Bilin ki korkunç olan, artık onda köpek değil, insan kalbi olmasıdır. Hem de doğada bulunan en berbatından!”
 
Şarik, bir sokak köpeğidir. Bir gün yaralanınca onu bulan cerrah evine götürür ve iyileştirir. Ancak ameliyat ederken ona bir insanın hipofiz bezini ve bir erkeğin testislerini de nakleder. Bu deneyin sonucunda Şarik yavaş yavaş insanlaşmaya başlar. Hatta zaman içerisinde Sovyet devletinde iş bile bulur, ideal sosyalist bir vatandaşa dönüşür.
 
Bu komik ve grotesk Frankenstein öyküsü Bolşevizmi ve Sovyet toplumunu eleştirdiği gibi, insanın temeldeki bencilliğini de gözler önüne seriyor. Bulgakov’un 1925’te yazdığı ancak 1987’ye kadar Rusçada yayımlanamayan romanı Köpek Kalbi, yazarın hiciv ve kara mizah yeteneğini en iyi şekilde gösterdiği eserlerinden biri.
 
#frankenstein #modernizm #sovyetlerbirliği #yeniinsan #teknoloji #toplum
 
Köpek Kalbi‘ne ilgi duyanlar için ek öneriler: Franz Kafka: Bir Köpeğin
Araştırmaları, Thomas Mann: Majesteleri Kral, Max Frisch: Kont Öderland,
Joseph Roth: Sonsuz Kaçış, Dino Buzzati: Colombre
 
Yazar: Mihail Bulgakov
Çevirmen: Uğur Büke
Dizi: Can Modern
Tür: Uzun Öykü
Sayfa sayısı: 136
Fiyat: 11,50 TL    
 
MİHAİL AFANASYEVİÇ BULGAKOV, 1891’de Kiev’de doğdu. Genç yaşta hekimliği bırakarak kendini tümüyle yazarlığa verdi. İlk romanı Belaya gvardiya (Beyaz Muhafız, 1925), komünist bir kahramana yer vermediği gerekçesiyle Sovyet resmî çevrelerince büyük tepkiyle karşılandı. Sovyet toplumunu eleştiren yergili fantezilerin yer aldığı Dyavoliada (Şeytanlıklar, 1925) da resmî çevrelerin eleştirisine uğradı. Bulgakov, aynı yıl, sözde bilim üstüne bir yergi niteliğindeki Köpek Kalbi‘ni yazdı. 1930’a gelindiğinde, eserlerinin yayımlanması yasaklanmıştı. Bulgakov, buna karşın, 1930’larda iki önemli eser daha verdi. Moskova Sanat Ti­yatrosu’nun perde arkasını acımasızca yeren yarıda kalmış özyaşamöyküsel romanı Teatralni roman (Tiyatroluk Roman) ve göz kamaştırıcı bir fantezi olan Usta ile Margarita. 1940’ta Mos­kova’da ölen Bulgakov’un eserleri, Stalin’in ölümünün ardından, 1950’lerin sonlarına doğru gittikçe saygınlık kazandı.
 
UĞUR BÜKE, 1959’da Suşehri’nde doğdu. Öğretmen Okulu’nu bitirdikten sonra AÜ Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi. 1981’de mezun olduktan sonra Türkiye’nin Sesi radyosunda Rusça spiker ve çevirmen olarak çalıştı. Turist rehberliği ve Sovyetler Birliği Başkon­so­los­luğu’nda çevirmenlik yaptı. Nikolay Gogol, Lev Tolstoy, İvan Turgenyev, Nikolay Leskov, İvan Bunin, Valentin Rasputin, Anatoli Rybakov, Yuri Bondarev, Nikolay Nekrasov, İlya Boyaşov gibi yazarların eserlerini Türkçeye kazandırdı. TYS üyesi olan Büke evli ve bir kız çocuk sahibidir.

edebiyathaber.net (6 Ağustos 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r