Masthead header

İşte, gelmiş geçmiş en iyi yabancı diziler!

Oggusto, gelmiş geçmiş en iyi yabancı dizileri derledi.

En İyi Aksiyon Dizileri

Breaking Bad 

Kimilerine göre dünyanın en iyi dizisi olarak unvan kazanmış olan Breaking Bad, gerçekten de en çok ses getirmiş, her sezonunda daha da ivme kazanarak kendini bozmamış nadir dizilerden biri. Kanser olan bir kimya öğretmeninin ailesine para bırakabilmek adına uyuşturucu yapımına başlaması ve öğrencisi Jesse ile beraber atıldığı macera başlarda sıkıcı gibi gözükse de dizinin muhteşem kurgusuyla, acayip bir hal almaya başlıyor. En iyi karakter gelişimlerinin adeta bir örneği olan Breaking Bad, mutlaka izlemeniz gereken dizilerin başında yer almalı.

Prison Break

İşlemediği bir suçtan dolayı idam cezası alan ağabeyini kurtarmak için tüm yasal yolların tükendiğini fark eden Michael Scofield’ın yaptığı kaçırma planı üzerine kurulan Prison Break, yayınlandığı yıllarda dünyayı kasıp kavurmuştu. Bir banka soymaya teşebbüs ederek ağabeyi ile aynı hapishaneye giren ve planını sırtına yaptırdığı harita dövmesinin izinden sürdüren Michael’ın peşine takılarak bu maceraya ortak olmak isterseniz 5 sezonluk bu diziyi izlemeye bir an önce başlayabilirsiniz.

The Walking Dead

Zombi mitinin uzun soluklu, spin-off’lu ve bol ödüllü bir çizgi roman uyarlaması The Walkin Dead. 16 mm filmlerle çekildiği ve oldukça iyi kurgulandığı için kendinizi hikayenin içinde bulabileceğiniz yapımda, geçirdiği bir kaza sonrası girdiği komadan beklenmedik biçimde uyanan ve artık tüm dünyaya zombilerin egemen olduğunu keşfeden şerif yardımcısının bir nevi yol hikayesini izliyoruz. Yeni dünya düzeninde sağ kalmayı başarabilmiş ve kendisi gibi hayatta kalma şavaşı veren kişilerle karşılaştığı ürkütücü bir yol…

Dexter

Miami Metro Polis Departmanı’nda kan sıçrama analisti olarak çalışırken bir yandan da seri katil olarak gizli bir hayat süren Dexter Morgan’ın hayatının aktarıldığı dizi, Jeff Lindsay’in Dexter romanlarının ilki olan Darkly Dreaming Dexter’dan uyarlandı. Yayınlandığı sekiz sezon boyunca ahlaki değerlerin sorgulanmasına ve normal yaşam için yapılan seçimlere de incelikle değinen dizi, Michael C. Hall’e Altın Küre dahil pek çok ödül kazandırdı. Final bölümü ile hayranlarını ikiye bölen yapım, eğer izlemediyseniz, sıcak Miami atmosferi ile de içinizi ısıtmaya aday.

La Casa De Papel

İspanyol Netflix’in keşfedip yeniden kurguladıktan sonra yayınladığı an tüm dünyada kısa sürede bir fenomen haline gelen La Casa De Papel, klasik bir soygun hikayesinin ötesinde harikulade bir suç dizisi. Dizide çok fazla karakter olmasına rağmen hepsi neden bu işin içinde, neye nasıl bakıyorlar ve neden öyle davranıyorlar; her sorunun bir cevabı, hepsinin bir yöntemi var. Bu anlamda oldukça bağlayıcı bir hikaye anlatımına sahip. İspanyol sinemasındaki renk kullanımına, karanlığın ve kasvetin içindeki o muhteşem kırmızılara ayrıca hayran kalacağınızdan eminiz.

En İyi Dram Dizileri

Succession 

Piyasadaki en iyi drama dizilerinden biri olan Succession üçüncü sezonu ile HBO’ya geri dönmesini heyecanla beklerken, diziyi henüz izlememiş olan herkese öneriyoruz. Televizyon duayeni Rupert Murdoch ve ailesinden ilham alınarak yaratıldığı konuşulan dizinin kurgusu ve olay örgüsü gerçekten çok başarılı. Roy Ailesi’nin üyelerinin sahip oldukları şirket için birbirlerine karşı verdikleri mücadele oldukça beklenmedik ve şok eden sonuçlara sebep oluyor. Ayrıca dizinin müzikleri de hikayesi kadar güzel.

The Morning Show

Netflix ve Hulu gibi online platformlara rakip olarak gelen Apple’ın yeni mecrası Apple TV Plus’ın ses getiren yapımı The Morning Show, oyuncu kadrosu ile hemen dikkatimizi çekiyor. Dizinin başrollerinde Jennifer Aniston, Reese Witherspoon ve Steve Carell gibi Hollywood’un top isimleri var. Amerika’nın en önemli sabah haber programlarından olan The Morning Show’u, canlı yayın ortamını ve arka planda dönen olayları anlatan dizi aynı zamanda Me Too hareketi ile başlayan taciz olaylarına da değiniyor. Merak uyandıran bir temposu olan dizi Jennifer Aniston’a ödüller kazandırmaya başladı bile.

Sex And The City

Hemen hemen tüm kadınların 1-2 bölüm muhakkak izlemiş olduğu efsanevi HBO dizisi Sex and the City’i hala izlememiş olan o şanslı kişilerden olmayı biz de çok isterdik. Samantha, Carrie, Charlotte ve Miranda isimli dört en yakın arkadaşın Manhattan’daki yaşantılarını anlatan dizi aşk ve seks başta olmak üzere ilişkiler ve arkadaşlık hakkında herkesin yaşadığı olayları gerçekçi bir şekilde ele alıyor.

This is Us

Hiçbir şeyin olmadığı, ama her şeyin olduğu bir dizi This is Us. Öyle naif ki kafanız doluyken, mutsuzken, kötü bir şeyler olacakmış gibi hissettiğinizde size kendinizi iyi hissettirecek, vaktin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Dizinin başarılı karakter kurgusu ve ödüllü kadrosu sayesinde pilot bölümden itibaren hepsiyle tek tek bağ kurabiliyorsunuz. Büyük senaryonaların fırtınalar estirdiği bir dönemde hayatın içinden beliren hoş bir sığınak gibi.

Six Feet Under

Baştan söyleyelim, eğer günün stresini atmak ve kafa dağıtmak için bir dizi arıyorsanız Six Feet Under size göre değil. Ailesinden uzakta kendi başına bir hayat sürdüren Ned Fisher’in babasının ölümünün ardından ailesinin sahip olduğu cenaze evini işletmek zorunda kalmasıyla başlayan dizide, her bölüm başka bir ölüm hikayesi ile başlıyor. Ned Fisher’in, annesi Ruth, kız kardeşi Claire ve erkek kardeşi Devid ile arasındaki mesafeli ilişkinin dinamiklerini temel alan dizinin en büyük alamet-i farikası, sahip olduğu yalın ve gerçekçi anlatım dili. Öte yandan, diziyi bir anlamda tehlikeli yapan da işte bu yalın ve gerçekçi dil. Ölüme ve hayata dair gerçek olan ne varsa adeta yüzünüze çarpan Six Feet Under, izlemeyi bıraktığınızda bile size sordurduğu soruları düşünmeden edemediğiniz dizilerden. Nate’in “İnsanlar yaşamın bir anlam ifade etmesi için ölürler” demesi gibi, Six Feet Under da zaman zaman depresif olmaya meyilli olsa da, bunu bize yaşamın ne denli önemli olduğunu en etkileyici biçimde göstermek için yapıyor.

Mad Man

60’ların New Yorku. Altın çağını yaşayan reklamcılık sektörü. Her biri içinde inanılmaz fırtınalar barındıran karakterler. Yayınladığı 7 sezonda (2007-2015) yapımdan senaryoya, oyunculuktan tasarıma her dalda onlarca ödül alan Mad Men, televizyon tarihinin en iyi dönem hikayesi olarak da anılıyor. Dönemin değişen sosyal dengeleri ile sektörde kurulan insan ilişkilerini gözlemlemek açısından oldukça başarılı bir okuma yapan dizi, senaryo işçiliği ve derinliği anlamında oldukça başarılı. Yetenekli, yakışıklı, stil sahibi, reklam satıcısı, usta yalancı Don Draper’ın karısını, diğer kadınları, kendisini ve bütün dünyayı aldatışını izlemeye başlamak için geç kalmış sayılmazsınız.

Fargo

Yönetmenliği yine Coen kardeşler tarafından yapılan aynı isimli filmle ilişkilendirilerek çekilen dizi Fargo’yu bu kadar çekici kılan etmenlerin başında, hikayelerinin sezonluk olması geliyor. Gerçek cinayetleri kurgulanmış karakterlerle ekrana taşıyan yapım, müziklerinin senaryoyla olan ilişkisi açısından da oldukça çarpıcı. Mükemmel bir kara mizah örneği sunan dizi, filmle arasında 18 sene olmasına ve aynı isimle mekanları kullanmasına rağmen o epik havayı baş döndürücü bir şekilde yakalamayı başarmış.

House MD

Hatasız Amerikan aksanının yanı sıra ustalıklı oyunculuğu ile Hugh Laurie’ye iki kez Altın Küre kazandıran House MD, medikal dramanın en iyi örneklerinden. Tanıların imkansızlıklarını mantık ile eleme yöntemi ile araştıran, enstrüman çalan ve ilaç bağımlısı olan bu doktorun hayali dedektif Sherlock Holmes ile benzerliği ise yazılı olmayan bir alt metin olarak izleniyor. Zira her ikisinin de kapı numarasının 221B olması gülümseten bir detay. Her bir karakterin incelikle kurgulandığı, her bölümün başarıyla tasarlandığı yapım, tekrar tekrar izlediğinizde dahi sıkılmayacağınız türden.

Big Little Lies 

California Monterey’de, zengin bir kasabada geçen gizemli bir ölüm ile başlıyor ve her bölüm izleyicinin birleştirdiği ipuçları ile puzzle tamamlanıyor. Farklı karakterlerdeki güçlü kadınların gündelik hayatlarını ve hayata bakış açılarını oldukça keyifli ve farklı bir yönden sunan dizinin başrollerinde Nicole Kidman, Reese Witherspoon gibi dünya yıldızlarının rol alıyor. Normalde bir sezonluk olarak düşünülen dizinin karşılaştığı yoğun ilgi sonrasında çekilen ikinci sezon da, özellikle Meryl Streep’in dahil olmasıyla oldukça sevildi.

The Handmaid’s Tale 

Hulu yapımı olan Handmaid’s Tale, çevresel felaketler ve doğurganlık oranının hızla düşüşü sonrası kurual Gilead isimli bir distopyada geçen dizi oldukça karamsar bir havaya sahip. Mad Men’den tanıdığımız Elisabeth Moss’un oyunculuğu ise bu rol ile kendisine Altın Küre kazandırdı. İlk sezonuyla tüm dünyada çarpıcı bir etki yapmayı başaran ve tüm dünyada çok okunan Margaret Atwood’un kitabından bir uyarlama. Hala devam eden Handmaid’s Tale’i Blu Tv’de bulmak mümkün.

En İyi Komedi/Sitcom Dizileri

Seinfeld

“Hiçbir şey hakkında bir dizi”: Efsanevi dizinin yaratıcıları olan Larry David ve Jerry Seinfeld’in kanala sunarken kurduğu bir cümle. Gerçekten de Seinfeld, bir mesaj verme kaygısı taşımayan ve komedyen olan iki yapımcının günlük hayata dair gözlemlerinden esinlenmiş bir seri. Gelmiş geçmiş en iyi komedi dizisi olarak görülen Seinfeld, 9 sezon devam etmiş olan ve ardından gelen pek çok diziye de ilham olmuş bir yapıt. Derinden bağlanabileceğiniz ve uzun süre mesai harcamayı dilediğiniz bir yeni bir seri arıyorsanız Seinfeld’e hemen başlayabilirsiniz.

Friends      

Yayınlanmasının ardından geçen 25 seneye rağmen hala tüm dünyayı çılgına çevirebilen bir dizi olan Friends’i duymayan kalmış mıdır? New York’ta yaşayan 6 arkadaşın neşeli hayatını konu alan dizinin oyuncuları hala dizi sayesinde para kazanmaya da devam ediyor. 90lı yıllara karşı bir ilginiz varsa, içinizi ısıtacak bir dizi arıyorsanız ya da “neymiş ya bu Friends” diye düşünüyorsanız diziye bir şans vermenizi öneririz.

The Office (US)

Netflix’te en çok izlenen dizi ünvanına sahip olan The Office, zaman zaman utandıran kara mizah anlayışına sahip, 9 sezonluk bir komedi serisi. Ricky Gervais’in aynı isimli İngiliz dizisinden uyarlanan Amerikan versiyonunda başrollerde Steve Carrell, John Krasinski, Rainn Wilson ve Jenna Fischer gibi isimler yer alıyor. Amerikan kırsalındaki bir kağıt şirketinin ofisini konu alan dizi oldukça orijinal esprilere sahip. İngiliz komedi anlayışı hoşunuza gidiyorsa ve kahkaha atacak bir şeyler arıyorsanız The Office tam size göre.

Editörün Notu: Diziye alışmak biraz zaman alıyor ancak 2. Sezon itibariyle muhteşem bir dizi sizi bekliyor!

Veep

Tüm dünyada en çok izlenen dizilerden Seinfeld’in Elaine’i Julia Louis- Dreyfus, Veep ile yine Amerikan komedisinde ne kadar iddialı olduğunu gözler önüne seriyor. 2012 yılında 1. Sezonunun yayınlanmasıyla birlikte politik komedi tarzındaki dizilerin başında gelmeye başlayan Veep dizisi aslında İngiliz yapımı The Thick of It’in adaptasyonu olarak kaleme alındı. 7 sezon boyunca her sene komedi dalında Emmy adayı olmuş dizisinin konusu, Julia Louis-Dreyfus’un canlandırdığı Başkan Yardımcısı Selina Meyer etrafında geçmektedir. Eski Senatör Meyer, artık Başkan Yardımcısıdır ama bu iş hiç de hayal ettiği gibi değildir. Meyer ve ekibi, Washington’da dönen siyasi oyunlardan sıyrılmak ve kendilerini kabul ettirmek için çabalamaktadır.

Arrested Development 

2000’li yılların en sevilen sitcomlarından biri olan Arrested Development’da çok zengin olan Bluth ailesinin üyelerini ve başlarına gelen trajikomik olayları izliyoruz. Aile şirketinde yaptığı yolsuzluklar dolayı hapse giren baba Bluth’un tutuklanmasının ardından ailenin verdiği komik mücadele kafanızı boşaltmak istediğiniz anlarda imdadınıza koşuyor. Her aile üyesinin bambaşka bir bakış açısının olması ve özgün karakter özellikleri hikayeye çeşit katarak gülme oranınızı arttırıyor.

30 Rock

30 Rock ekranlara veda etmesine rağmen günümüzde hala en çok izlenen komedi dizilerinin arasında. New York’taki NBC Stüdyolarının adresi olan “30 Rockfeller Center” ‘dan ismini alan dizinin konusu 30 Rockfeller Stüdyolarında çekilen The Girlie Show adlı sitcom dizisinin yapımcısı Liz Lemon, oyuncu kadrosu ve patron Jack arasında geçmektedir. Liz Lemon ismine dikkat çekmek istiyoruz; o karakteri canlandıran, Amerikanın en ünlü komedyenlerinden Tina Fey 30 Rock dizisinin yapımcılığını da üstleniyor. Kapris, entrika ve bolca kahkaha vadeden 30 Rock dizisi En İyi Komedi Dizisi dalında Emmy ödülü kazanmıştır. Dizi oyuncularından Alec Boldwin ise Altın Küre Ödülleri’nden en iyi komedi oyuncusu ödülünü kazanmıştır.

The Big Bang Theory

Ev arkadaşı bir deneysel fizikçi ve teorik fizikçi ile garson/oyuncu adayı karşı komşuları, uzay mühendisi iş arkadaşları ve aynı yerde çalışan astrofizikçinin aralarında geçen komik sonuçlara gebe ilişkileri konu alan The Big Bang Theory, 2007’de yayınlanmaya başladığından beri kemikleşmiş bir hayran kitlesine sahip. Öyle ki dizi içinden bir de Young Sheldon adında spin-off çıkardı. Bilimi ve bilim kurguyu merkezine alan komedi dizisi, vakit öldürecek keyifli bir seriye başlamak isteyenler için ideal.

Fleabag 

Phoebe Waller-Bridge’in tek kişilik tiyatro oyunundan yola çıkarak yaratılan Fleabag, son zamanların en sevilen dizilerinden biri. Tek sezon düşünülen dizi, o kadar çok sevildi ki 3 senenin ardından, senarist, yapımcı ve de başrol olarak karşımıza çıkan Waller-Brdige, hikayeyi devam ettirme kararı aldı. Sitcom olarak gözükse de oldukça karamsar bir havası olan dizi Fleabag karakterinin aile ve aşk yaşantısını anlatıyor. 2019’da yayınlanan ikinci ve son sezon ise Emmy Ödülleri’nde pek çok ödülü eve götürmeyi başardı!

Modern Family 

Modern bir aile nasıl olur? Bir yanda üç çocuklu tipik bir Amerikan ailesi. Bir yanda genç bir Latin kadın ile beraber evlenen ve kadının oğluna üvey baba olan bir Büyükbaba. Bir yanda ise aynı Büyükbaba’nın eşcinsel oğlu ve oğlunun partneri. Evet, bu üç aile bir araya gelerek büyük ve modern bir aileyi oluşturuyor ve adından da anladığınız gibi dizi bu sevimli ailenin inişlerini çıkışlarını ve oldukça komik olan yaşantılarını anlatıyor.

En İyi Polisiye/Suç Dizileri

Sherlock

Klasikleri 21. yüzyıla uyarlama girişiminde BBC’nin yerlere göklere sığdıralamayan, akıl dolu senaryosu ve takibin peşini bırakmamanızı salık veren temposu ile Sherlock, mini-dizi olarak başlayan ve fakat gördüğü ilgi ile 4 sezon boyunca izleyicisi ile buluşan bir dizi. Pilot bölümü o kadar beğenildi ki 60 dakika yerine 90 dakikalık yeniden çekimi ile ekrana getirildi ve yaklaşık 1.5 saatlik üçer bölümden oluşan sezonları, sezon araları uzadıkça, tekrar ve tekrar izlendi. Benedict Cumberbatch ve Martin Freeman’ın müthiş bir ikili olduğunu da eklememizde fayda var. Diziyi izleyeli uzun zaman olduysa yeniden başlamanızı öneririz.

The Americans

80’li yıllarda Amerikan-Rus Soğuk Savaş Dönemi’nde geçen The Americans, karı-koca gibi yaşayan; ancak aslen KGB ajanı olan bir çiftin yaşamlarını anlatıyor. Gerçek hayatla yakınlığı sebebiyle izleyicisini kendine bağlayan dizi, günümüz teknolojisinden yoksun dönemlerdeki casusluk aksiyonlarını merak edenler için de etkileyici detaylar barındırıyor. Çok fazla reklamı yapılmadığı için pek bilinmese de Altın Küre dahil pek çok törenden ödülle ayrıldığı için bir şansı fazlasıyla hak ediyor.

Narcos 

Dünyaca ünlenmiş olan Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escobar’ın hikayesini anlatan Narcos, çıktığı ilk sene oldukça ses getirmişti. DEA ajanları Javier Pena ve Steve Murphy’nin de bu süreçteki faaliyetlerini izleyeceğiniz dizi Escobar’ın hem yükselişini hem de çöküşünü seyirciye anlatıyor. Üçüncü sezon itibariyle ise Cali Cartell’ine odaklanan dizi Narcos: Mexico adıyla çıkan yeni serisiyle de Meksika’daki uyuşturucu kaçakçılarına odaklanıyor. Nefeslerimizi tutarak izlediğimiz bu muhteşem dizi, 7 Ocak 2020 itibariyle Türkiye televizyonunun önde gelen film ve dizi kanalı FilmBox’ta, ilk kez televizyon izleyicisiyle buluşacak.

Editörün notu: Game of Thrones’dan tanıdığımız Pedro Pascal ve dizinin şahane müzikleri, seriye renk katan detaylar arasında.

OZ

Yayınlandığı 1997-2003 seneleri arasında ekranların en dikkat çeken dizisi olan OZ, sahnelendiği Oswald State Correctional Facility adlı Amerikan hapishanesinin de kısaltması aynı zamanda. Hapishanedeki neo-Nazilerin, Afrika kökenli Amerikalıların, motor çetelerinin, Sicilya mafyasının, Müslümanların, İrlandalıların, Latinlerin ve diğer mahkumların etrafında dönen hikayenin anlatımındaki felsefik doz, içerdiği aşırı şiddeti bir şekilde tolere etmenizi sağlıyor. Yine de izlerken her şeye hazırlıklı olmanızı öneririz.

Mindhunter 

Netflix’in psikolojik gerilim dizisi olan Mindhunter, dedikodulara göre ilk sezonu yayınlanmadan aylar öncesinde ikinci sezon onayını almış. Ünlü yönetmen David Fincher direktörlüğünde çekilen dizi FBI ajanlarının seri katil kavramını nasıl ortaya çıkardığını ve ele aldığını anlatıyor.

City on a Hill 

Hollywood’un başarılı ikilisi Ben Affleck ve Matt Damon yapımcılığında olan dizi Boston Mucizesi” olarak bilinen olayı ele alıyor. Olaylar, değişimi savunan Brooklyn’den gelen Afro-Amerikalı bir Bölge Savcısı ve doğru yoldan sapmasına rağmen kendisine hala saygı gösterilen tecrübeli bir FBI çalışanının ittifakı üzerinden gelişiyor.

Fringe

Gizemli kriminal olayların bilimsel gizemlerle çözüldüğü polisiye dizi Fringe, bir FBI ajanı ile zamanın ötesine geçmeyi arzulayan bilim adamı ve onun üstün zekalı oğlunun kurduğu özel departmanın kapılarını aralıyor izleyicisine. Bir yandan yenilenen esrarengiz olayları çözerlerken bir yandan da, dip dalga olarak, bilim adamının kendini ve önceki çalışmalarını aşma hikayesi işleniyor. Yapımcı koltuğunda J. J. Abrams’ın oturduğu dizi, her ne kadar ilk zamanlarında X-Files ile karşılaştırılsa da olayların seyri beş sezon boyunca oldukça farklı boyutlara gidiyor.

Killing Eve 

Bir suikastçının hikayesi olan Luke Jennings’in 4 kitaplık serisinden uyarlama olan dizi, 2018 senesinde en çok konuşulan yapımlardan biri olarak dikkatleri çekti. İngiltere İstihbarat Teşkilatı’nda çalışan bir ajanının, psikopat bir suikastçının peşine düşmesini anlatan seride oyunculuklar göz dolduruyor.

En İyi Bilim Kurgu & Fantastik Dizileri

Doctor Who

Bir efsaneden söz ediyoruz, evet; yanlış duymadınız, İngiliz televizyon tarihinin en uzun soluklu dizisi Doctor Who ilk kez 1963 senesinde ekranlara geldi ve uzun aralar verse de fenomen olma etkisini asla yitirmedi. Tıpkı bir sonraki Bond karakterinin kim olacağının her zaman merak uyandırması gibi, Doctor Who karakterini canlandırmak da bir anlam ifade ediyordu. Halen de ediyor; zira serinin son doktoru ilk kez bir kadın oldu. Mavi telefon kulübesini hayatımıza sokan yapım, zamanda yolculuk hikayesini sevenler için fantastik bir dünyanın kapılarını aralıyor.

Black Mirror

İçinde yaşadığımız çağın bildiğimiz ve fakat görmek istemediğimiz korkutucu gerçekleri ve sonuçları var. İşte Black Mirror bu gerçeklere ve sonuçlara odaklanan bir seri. Yayın hayatına 2011 senesinde İngilizlerce başlayan yapım, kazandığı başarı ve popülarite sonrası 2015’te Netflix tarafından satın alındı. Birbirinden farklı bölümlerden oluşan 5 sezon ile biri yılbaşı özel olmak üzere iki film, modern toplum içindeki bireyi bilim kurgudan aldığı destekle bir antolojiye dönüştü. Çağın karanlığı ile yüzleşmek isteyenler için ideal.

Westworld

HBO tarafından yeniden yorumlanarak ekranlara taşınan bilim kurgu klasiği Westworld, yapay zekanın doğuşu ve günahın geleceği hakkında karanlık bir macera. Sinematografik açıdan oldukça besleyici olan yapım, üzerine çok fazla kafa yorulacak senaryo örgüsü ile izleyicisini diken üzerinde tutmayı başarıyor. İlhamını aldığı filmin 1973’te çekildiğini bilmekse zamanın ötesinde bir yapıma saygı duruşunu şart kılıyor; zira insanların günlük yaşamlarına robotları dahil etme fikrini ustalıkla kurgulamış bir filmden bahsediyoruz. Anthony Hopkins’in ağırbaşlı oyunculuğuna bir kez daha hayran kalmak içinse iyi bir bahane.

Lost

Şifreler, gizemler, semboller… İzleyicisini devamlı teoriler üretmeye teşvik ederek sezon aralarında dahi kendinden söz ettiren, dizi sektörünü tepeden tırnağa değiştiren Lost. Her şey Sidney-Los Angeles seferini yapan 815 sefer sayılı uçağın parçalanarak düşmesiyle başlıyor. Uçaktan sağ kurtulanların bir adada yaşadıkları, karşılaştıkları ve mücadele ettikleri bir ana hikaye ve her bölümde bir karakterin hayatındaki farklı bir noktaya ilişkin ikinci bir hikaye ile örülen dizinin Amerikan popüler kültürünün bir parçası haline geldiğini söylemek pekala mümkün. Finali ile hayranlarını büyük hayal kırıklığına uğratsa da geçen 7 sezonun televizyon tarihinin unutulmazları arasında yer alacağından şüphemiz yok.

Stranger Things

En popüler Netflix orijinal dizisi olan Stranger Things, çocuk karakterlerine rağmen herkesin sevgisini kazanmış bir dizi. 80’li yıllarda geçen, bilim kurgu dalında olan dizide Will isimli karakterin bir anda ortadan kaybolması ile olaylar başlıyor. Will’in bulunması için tüm kasaba bir olmuşken ortaya çıkan esrarengiz Eleven isimli kız ile olaylar gelişiyor. Winona Ryder ve David Harbour gibi usta oyuncuların yanı sıra Millie Bobbi Brown gibi yetenekli çocuk oyuncuların da oyunculukları göz dolduruyor.

Game of Thrones

Bu dizi hakkında söylenecek pek de bir şey yok… Lost çılgınlığından sonra tüm dünyayı kat kat daha fazla ele geçiren Game of Thrones, hikayesine ek olarak prodüksiyonu ile de dizi sektörünü başka bir boyuta taşımayı başardı. “Ana karakter ölecek değil ya” düşüncesini ters köşeye yatırmakta en başarılı dizilerden biri olan yapım, derin karakter hikayeleri ve özellikle ilk sezonlarda oldukça etkileyici olan senaryosu ile damgasını vurdu. Neredeyse çok bilinmeyen oyuncularla yola çıkan dizi sayesinde Kit Harington, Emilia Clarke, Sophie Turner gibi yetenekli oyuncuları bizlerle tanıştıran Game of Thrones, dünyadan soyutlanmak istediğiniz bir dizi arıyorsanız tam size göre!

En İyi Mini Diziler

Pride and Prejudice (1995)

Jane Austin romanından ekranlara onlarca kez aktarılsa da en dramatik ve başarılı örneğini BBC’nin mini dizisi ile izledik. Çekimleri Cheshire’deki gerçekleştirilen ve Colin Firth’ün canlandırdığı Mr. Darcy karakterinin meşhur göl sahnesi ile ünlenen Pride and Prejudice, altı bölümlük etkileyici bir uyarlama.

Band of Brothers

“Dünyanın sıradan erkeklerden sıra dışı şeyler yapmalarını istediği zamanlar vardı.” II. Dünya Savaşı’nda Easy Company adıyla bilinen 101. Hava İndirme Bölüğü’nün hikayesi de bunlardan biriydi. Bölükteki askerlerin arasında yaşanan kardeşlik, kurulan bağlar ve kaçınılmaz savaş gerçeğini 10 bölümlük bir seri ile ekranlara taşıyan Band of Brothers, tarihçi ve biyografi yazası Stephen Ambrose’nin yazdığı aynı adlı romandan uyarlandı. Hikaye, bölükten halen hayatta olanlar ile gerçekleştirilen röportajlar ve savaş sonrası hayatta kalmayı başaran askerlerin yazdığı kitaplarla beslendi ve desteklendi. Büyük bütçeli ve bol ödüllü yapım, kahramanlık hikayelerine iyi bir alternatif.

Roots

Alex Haley’in 1976 tarihli Roots: The Saga of an American Family adlı romanından uyarlanan ilk dizi, 1977’de aynı isimle ekranlara gelmişti. Biz 2016 çıkışlı bir yapımdan söz ediyoruz. İlkine kıyasla daha iyi bir prodüksiyona ve daha doğru tarihsel aktarıma sahip mini dizi, 18. yüzyıldaki kölelik gerçeğine kronolojik bir bakış getiriyor.

Generation Kill

Amerika’nın 2003’te Irak’ı işgali sırasında bir grup farklı karakterdeki denizcinin hikayeleri üzerinden ordunun işlevsizliği ve tartışılmaz kahramanlığı sorgulaması yapan bir dizi Generation Kill. Mini diziyi bu denli ilgi çekici kılan, olayları son derece içerden anlatması; zira çatışmadan çok militer düzene dair bir kurgu izliyorsunuz. Savaşın kendisinden çok psikolojisi ve sosyolojisi ile ilgilenen meraklıları için düşündürücü bir seyir keyfi vadediyor.

Manhunt: Unabomber

Netflix’in en etkileyici dizilerinden biri olan tek sezonluk mini seride, 1978–1995 yılları arasında 16 bombalı saldırı gerçekleştirmiş ve asla izi sürülememiş olan Ted Kaczynski’nin hikayesini anlatıyor. FBI tarihinin en uzun süre çözülememiş vakası olan bu olayda FBI suç bilimi uzmanı Jim Fitzgerald’ın daha önce hiç kullanılmamış bir teknik geliştirmesi ve katilin yakalanma hikayesi oldukça dikkat çekiyor.

Bodyguard 

Bir Afganistan Savaşı gazisinin İngiltere İçişleri Bakanı’nın koruması olmasıyla gelişen olayları ele alan dizi heyecan severler için ideal. Politikanın entrikalarının işlendiği dizide Game of Thrones’la tanınan Richard Madden başrolde. 6 bölümü olan dizi ödülleri de toplamayı başardı.

The Loudest Voice 

Oldukça yakın bir geçmişte yolculuğa çıkaran 7 bölümlük mini seri, Amerika’nın 1 numaralı kablolu kanalı Fox News’un kuruluş hikayesini ve kurucusu Roger Ailes’i konu alıyor. Russell Crowe, Sienna Miller ve Naomi Watts gibi önemli isimleri kadrosunda bulunduran dizi, 11 Eylül Olayları’ndan, ABD seçimlerine kadar her bölüm farklı bir senenin olayına odaklanarak medyanın politika ve halk üzerindeki etkilerini oldukça etkileyici bir şekilde vurguluyor. İzlemesi ilgi çekici olduğu kadar zaman zaman sinir bozucu da olabilen dizide Ailes’in istismar olayları da elbette ki atlanmamış.

When They See Us 

1989’da New York’taki Central Park’ta koşan bir kadına tecavüz etmekle suçlanmış olan 5 gencin hikayesini anlatan dizi sadece 4 bölümü olan mini bir seri. Etkileyici bir oyuncu kadrosuna sahip olan dizide Joshua Jackson gibi usta isimleri de görüyoruz. Hikayenin gerçekten sindirmesi ağır ve hüzünlü olduğu diziyi gerçek hikayeden uyarlama senaryoları sevenlere öneriyoruz.

American Crime Story

2010’lu yıllarının en önemli dizi yaratıcılarından biri olan Ryan Murphy’nin oldukça sevilen American Crime Story serisi, her sezon farklı bir hikayeyi anlattığı için bir mini dizi önerilerimiz arasında yer alıyor. Amerika’da gerçekleşen ve tüm dünyanın ilgisini çeken, gerçek suç hikayelerini anlatan dizinin şu ana kadar 2 sezonu bulunmakta. Ünlü sporcu O.J Simpson’ın hikayesini anlatan ilk sezonda, eski karısını ve karısının sevgilisini öldürmekle suçlanan Simpson’ın dava süreci ele alınıyor. Pek çok ödülü de toplamayı başaran serinin ilk sezonunda Sarah Paulson ve John Travolta gibi önemli isimler yer alıyor. İkinci sezonunda yine dünyada yankı uyandırmış bir cinayet olan ünlü İtalyan modacı Gianni Versace’nin ölümü ve katilinin tüyler ürperten hikayesini izliyoruz. Yine iddialı bir kadrodan oluşan kast, Penelope Cruz, Ricky Martin ve Darren Criss’den oluşuyor. Üçüncü sezonunda biraz daha farklı bir konsept ile karşımıza çıkacak olan dizi, Amerikan başkanı Bill Clinton’ın Beyaz Saray’da isminin karıştığı cinsel taciz olaylarına odaklanacak.

Chernobyl

Oldukça yakın bir geçmişte, yanıbaşımızda yaşanmış bir faciayı konu alan Chernobyl, son zamanların en iyi mini serilerinden biri olarak gösteriliyor. Anında içine alan 5 bölümlük HBO dizisinde 1986 senesinde Ukrayna’da meydana gelen dünyanın en korkunç nükleer felaketini, sonrasında yaşananları ve olayın dava sürecini izleme şansı buluyoruz. Olayın korkunç atmosferini seyirciye geçirmeyi çok iyi başaran yapım, Golden Globe dahil pek çok ödülü de eve götürmeyi başardı.

Sharp Objects

HBO’nun psikolojik gerilim ve dram türündeki iddialı dizisi 2018’de çıkması en çok beklenen diziler arasında gösteriliyordu. Ünlü oyuncu Amy Adams ise yapımcı ve oyuncu olarak yer alıyor. Gazeteci Camille Preaker, çocukluğunun geçtiği kasabaya, kayıp iki kızı araştırmak ve haber yapmak için gönderiliyor.

Homecoming 

Podcast serisinden uyarlanan dizide Julia Roberts’ın ilk kez küçük ekran tecrübesiyle karşımıza çıkıyor.  Askerlerin sivil hayata uyum sağlamaları için kurulmuş olan Homecoming şirketinde danışmanlık görevinde olan bir psikoloğun başına gelenleri konu alan dizinin 10 bölümü var. The Sinner ve Dark hayranlarının izlemesi için ideal bir dizi alternatifi.

En İyi Dönem Dizileri

Downtown Abbey

İngiltere’nin henüz I. Dünya Savaşı’nın eşiğinde olduğu zamanlarda soylu bir aile evi üzerinden aktarılan sosyal, ekonomik ve toplumsal gelişmeleri stil sahibi kostümler ve mekanlarla buluşturuyor Downtown Abbey. Yayınlandığı 2010-2015 seneleri arasında aday olduğu törenlerden istisnasız ödülle ayrılan yapım, aynı ekiple 2019 senesinde beyazperdeye de taşındı.

Broadwalk Empire

Nelson Johnson’ın aynı adlı romanından uyarlanan Broadwalk Empire, ABD’de tüketime yönelik içki satışının, üretiminin ve dağıtımının yasak olduğu 1920-1933 yılları arasında gangsterler ve politikacılar arasındaki karmaşık ilişkiler ağının ortasına bırakıyor izleyicisini. İlk bölümünü 4.8 milyon kişinin izlemesinin üzerine HBO’dan kısa süre içinde 2. sezon onayını alan, yayınlandığı 5 sezon boyunca kendi ritmini koruyan başarılı ve bol ödüllü bir yapım. Televizyon tarihinin köşe taşlarından sayılan bu diziyi henüz izlemediyseniz listenize almanızı öneririz.

Rome

Milattan önce 49 yılına, Sezar yönetimindeki Roma İmparatorluğu’na gidiyoruz. HBO’nun döneminin en yüksek bütçeli yapımlarından Rome, sahne ve kostüm tasarımındaki olağanüstülüğü ile sizi anında içine çekiyor. Entrika ve cinsellik dozu yüksek dizi, Primetime Emmy’nin 2006 ve 2007 ödüllerini neredeyse domine etmişti. Yapımı bu denli şaşalı kılan yüksek bütçesi nedeniyle dizi, iki sezonun ardından final yapsa da, kısa süre içinde mutlaka izlenmesi gerekenler arasına adını yazdırmayı başardı.

Spartacus

Statü ve hiyerarşi gibi kavramları tarihin derinliklerindeki en önemli örneklerden birinden yola çıkarak aktaran Spartacus, MÖ 73-71 arasında Roma İmparatorluğu’na karşı başlatılan büyük köle ayaklanmasının öncüleri gladyatörlerden ilhamla senaryolaştırıldı. Kan ve Kum, Arenanın İlahları ve İntikam adlı üç sezonla izleyicisi ile buluşan dizi, tarihe kazınmış efsanesi kadar kendi içinde barındırdığı dramla da izlemeye değer. 300 ve Gladiator filmlerini sevenler için özellikle tavsiye ederiz.

Vikings

Destanlara konu olan savaşçı ve çiftçi Ragnar Lothbrok’u merkezine alarak Vikinglerin yolculuklarını, yaşamlarını, savaşlarını, ritüellerini iyi seçilmiş bir kadro ve iyi çalışılmış görsellikle aktarıyor Vikings. Dizinin History kanalında yayınlandığı düşünülürse tarihsel dokunuşlar açısından zengin bir içeriğe sahip olduğu söylenebilir. Şu an 6. sezonu yayınlanan dizide olayların gelişim ve değişim hızı temposu bir an olsun düşmediği için ilgiyi her daim uyanık tutuyor. Viking mitolojisini ve inançlarını keşfetmek için bile şans verilebilir.

The Crown

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in hayatını konu alan The Crown, kraliçenin gençliğinden başlayarak, evlenmesinden ve tahta geçmesine kadar tarihe kazınmış önemli olayları anlatıyor. Sadece Kraliçe değil, kardeşi Margaret’in hareketli hayatı da dizide oldukça önemli bir rol oynuyor. Netflix yapımı dizi, iki sezonda bir dönem atlayarak devam ettiği için karakterlerin yaşlanması dolayısıyla da oyuncu kadrosunu güncelliyor. Şu ana kadar 3 sezonu bulunan The Crown’un popüleritesi, Prenses Diana olaylarını da ele alacak kadar devam edeceği bilgisi ise yapımcılar tarafından onaylanmasının ardından daha da arttı dersek yanlış olmaz.

Peaky Blinders 

Birinci Dünya Savaşı sonrası Birmingham’da geçen dizi Peaky Blinders isimli bir çetenin hikayesini anlatıyor. Karakterlerin stilinden, dizinin müziklerine kadar çoğu detayı ile ilgi uyandıran Peaky Blinders, kalbimizi kazanan Shelby ailesinin yükseliş hikayesini izleyiciye aktarmakta oldukça başarılı. Beklenmeyen olaylar, heyecan ve merakta bırakan dizileri seviyorsanız bu dizi tam size göre!

The Tudors

Dönem dizileri ve özellikle de İngiliz tarihi meraklılarının beğenceği dizi İngiltere’nin en unutulmaz ve tarihte önemli bir yere sahip olan kralı 8. Henry’nin yaşamını anlatıyor. 6 kez evlenen ve birkaç eşinin idamına neden olmuş olan bu enteresan Kral, ilk eşinden Anne Boleyn için boşanmak isteyen Henry, İngiltere’yi protestan yapan kişinin de ta kendisi. Bol entrikalı ama aynı zamanda öğretici bir dizi arayanlar için Natalie Dormer ve Jonathan Ryce Meyers’li kadrosuyla da dikkat çeken bu dizi tavsiye listemizde.

En İyi Yetişkin Animasyonları

Rick and Morty 

Müthiş bir deha olmasının yanı sıra bir alkolik olan çatlak bilim adamı Rick ile nereye çekilse o yöne gelen 14 yaşındaki torunu Morty’nin maceralarını konu edinen dizi, yetişkin animasyon dizileri arasından en sevilenlerden biri. Boyutlar arası seyahatlere çıkan Rick ve Morty’nin destinasyonları ise birbirinden garip ve eğlenceli. Bir bölümde Inception dünyasında Freedy Krueger ile maceraya çıkan ekip bir başka bölümü bir insan anatomisinin içinde geçirebiliyor.

The Simpsons 

Listenin en eski yetişkin animasyonu the Simpsons, aynı zamanda en uzun süredir yayında olan Amerikan animasyon programı. Dizi, Springfield adlı kurgusal bir şehirde yaşayan, Homer, Marge, Bart, Lisa ve Maggie’den oluşan orta sınıf bir Amerikan ailesinin satirik hikayesini işliyor. Her bölüme farklı bir jenerikle başlayan dizi, hem bölümün içinde hem de jeneriğinde farklı bir sosyal, politik veya kültürel bir gönderme taşıyor.

BoJack Horseman 

Netflix Originals yapımı dizi, insanların hayvanlarla birlikte yaşadığı bir dünyada, BoJack Horseman isimli eski bir atın hikayesini konu alıyor. Dizinin başrolü, 80’li ve 90’lı yıllarda yayınlanan Horsin’ Around isimli televizyon dizisinin yıldızı olarak ün kazanmış aktör BoJack, Hollywood’daki günlerini artık her şeyden şikayet ederek ve hiçbir şey yapmayarak geçiriyor. Dizi, BoJack’in depresif ve karanlık dünyasına ışık tutarken Hollywood yaşantısını ve çevresindekileri de ele alıyor. Aynı zamanda diziye gerçek hayattan sanatçılar da sıklıkla konuk oluyor. BoJack Horseman fragmanıyla da karakterlere dair çok net ipuçları veriyor.

Daha pek çok yetişkin animasyonu keşfetmek için tıklayın!

En İyi Gençlik Dizileri

Euphoria

Geçtiğimiz senenin en çok ses getiren yapımlarından olan Euphoria, Z Jenerasyonunun sosyal medya, seks, uyuşturucu ve depresyon ile arasındaki ilişkiyi rahatsız edici bir gerçeklikle işliyor. İzlemesi zor ve tetikleyici nitelikteki sahneler yüzünden ilk bölümden itibaren büyük tartışma yaratan dizi, 17 yaşındaki Rue’nun bütün yazı bir rehabilitasyon merkezinde geçirdikten sonra eve geri dönmesiyle başlıyor. Her yeni bölümle birlikte Rue’nun hayatının derinliklerine biraz daha girdiğimiz diziyi güçlü kılan en büyük unsurlardan biri karaktere hayat veren Zendaya’nın başarılı performansıyken, bir diğeri ise pek çok dizide gördüğümüzün aksine, Hunter Schafer ve Barbie Ferreira gibi genç isimler tarafından hayat verilen yardımcı karakterlerin de son derece etkileyici hikayelere sahip olması. Karakterlerin sıradışı makyajlarıyla da dikkat çekip tüm dünyada moda dergilerine konu olan ve ilham panolarını süsleyen dizi, alışılmadık hikayeleri ve sınırları zorlayan yapımları sevenler için.

Skins

Game of Thrones en sevilen karakterleri kimsenin gözünün yaşına bakmadan bir anda öldürmekle ünlü olsa da, ondan önce Skins vardı. Bristol’da yaşayan bir grup liseli gencin hayatını konu alan İngiltere yapımı dizi, yayınlandığı 2007 – 2013 yılları arasında izkarakterleri beklenmedik ve kimi zaman fazla sıradışı şekillerde öldürmesiyle ünlüydü. Kişilik bozuklukları, ebeveyn problemleri, ölüm, madde bağımlılığı, eşcinsellik ve anoreksiya gibi son derece önemli ve ciddi meselelere dikkat çekmeyi adeta görev edinen dizinin en ilgi çekici yanı ise her iki senede bir oyuncu kadrosunun tamamen değişmesi. 7 sezon boyunca 3 farklı jenerasyonun hikayesini amatör oyuncular ve oldukça genç bir yazar kadrosuyla anlatan Skins, komedinin de dramanın da en güzel örneklerinden birini sunuyor.

Gossip Girl

¨Hey Upper East Siders¨ sözünün yıllarca kulaklarımızda çınladığı bir dizi Gossip Girl… New York’un elit ve zengin kesiminde büyüyen Serena, Blair, Chuck ve Nate’in Brooklyn’li Dan ile tanışmalarından sonra gelişen olaylar ve entrikalarla 5 yıl boyunca izleyiciyi ekran başına kitleyen dizide; ilk bölümden itibaren aklınızda tek soru oluşuyor ¨Kim bu Gossip Girl?¨. Gossip Girl isimli bir websitesinin, Manhattan’ın popüler ailelerinin çocuklarıyla ilgili yazdığı blog yazılarıyla hayatları değişen 5 arkadaşın, kendilerini her türlü durumdan birbirinden zekice oyunlarla kurtarmasına sezonlarca şahit olduk… Serena ve Blair’in yaptığı akıl almaz kavgalarının altında yatan gerçek dostluğu, Blair ve Chuck’ın tüm engellere karşı koyan aşkını ve Serena’yla Dan’in yaşadıkları tüm süreçlere rağmen birbirlerinden vazgeçmemeleri dizinin adeta ana fikrini oluşturuyordu. İzlerken zaman zaman Serena’cı, zaman zaman da Blair’cı olarak tarafınızı seçtiğiniz dizide, bu iki arkadaşın kendilerine has tarzları da oldukça ilgi çekiciydi. 6 sezon boyunca Gossip Girl’ün, Serena’nın kardeşi Eric mi?, Blair’ın yardımcısı Dorota mı diye düşündüren dizide, websitesinin sahibi oldukça şaşırtıcı.
Xoxo Gossip Girl

edebiyathaber.net (31 Mart 2020)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r