Masthead header

İdealist bir sufi’nin bilinmezliklerle, yazgıyla ve aşkla imtihanı

Hakan Mengüç’ün Hiçbir Karşılaşma Tesadüf Değildir adlı romanı Destek Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Yazar, müzisyen ve konuşmacı olarak Türkiye’de geniş kitleler tarafından tanınan ve kaleme aldığı iki kitabıyla çok satanlar listesinde haftalarca kendine yer bulan Hakan Mengüç, bu kez bir romanla okurunun karşısına çıkıyor.

Ben Neyim ve Kalbin Temizse Hikayen Mutlu Biter kitaplarıyla sufi felsefesinin temelleri üzerine inşa ettiği kişisel gelişim öğretisiyle şimdiye dek 300 binin üzerinde okura ulaşmayı başaran Hakan Mengüç, yurtiçinde ve yurtdışında verdiği seminerlerle de milyonlarca insanın gönlüne ulaştı.

Girne Amerikan Üniversitesi bünyesinde açılan Sufi Akademi’nin de başkanı olan genç yazar aynı zamanda bir “ney”  virtüözü…

Aslı Türkçe basılacak olan Hiçbir Karşılaşma Tesadüf Değildir adlı yeni romanı, aynı anda İngilizce, Almanca, Farsça, Azerice ve Rusça dillerinde de dünyanın pek çok ülkesinde satışa sunulacak.

“Evrensel bir meseleyi, daracık bir coğrafya üzerinden ve sadece iki kişinin çarpıcı hikâyesinin gölgesinde anlattığım yeni romanım, her kültürden, her dilden, her ırktan ve her dinden insanı ortak paydada bir araya  getirebilecek kadar güçlü ortak bir duygusal ve ruhsal zemin üzerine inşa edildi. Bu yüzden dünya üzerinde farklı dillerde aynı anda satışa sunulmasını arzu ettik. Bu konuda aylar süren zorlu bir çalışma temposu içinde çalışmaya devam ediyoruz hala…” diyen Hakan Mengüç, kitapta sözü edilen ney taksimlerinin Spotify’de  soundtrack olarak yer aldığını da hatırlattı.

Hakan Mengüç’ün yeni romanı, idealist bir sufiyle, aradığının ne olduğunu bilmeyen aklı karışık genç bir kadının, birlikte çıktıkları sıra dışı yolculuğu ve bu yolculuk boyunca yaşadıkları içsel gelişimi anlatıyor.

Birbirinin zıttı iki karakterin kader ortaklığı yapmak zorunda kaldıkları andan itibaren kendileriyle, hayatla ve yazgıyla yüzleşmeleri kolay olmayacaktır.

Başlarına ne geleceğini bilmeden, hazırlıksız ve tedbirsizce çıktıkları yolda yazgılarından başka güvenecekleri hiçbir şeye sahip olmayan iki gencin, belirsizliklerle dolu yolculuğu, zaman içinde içsel bir serüvene dönüşecektir.

Yedi gün boyunca ceplerinde para, yiyecek, kıyafet ve en önemlisi de hiçbir planları olmadan şehir şehir dolaşacak olan iki genç, başladıkları yere geri döndüğünde onlar için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Sadece yedi günde bile değişebilir miydi her şey?

Yeniden yazılabilir miydi kader?

Elbette, sadece yedi günde değişebilirdi her şey…

Tıpkı sazlıktaki bir kamışın, yedi evreden sonra içli sesler verebilen bir ney’e dönüşmesi gibi…

edebiyathaber.net (30 Ocak 2020)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r