Masthead header

Hu Shi’nın “50 Yılın Çin Edebiyat Tarihi” adlı kitabı üzerine | Fatih Kement

Huang Xiu, “Zhongguo Xin Wenxue Shi Bianzhuan Shi”* adlı eserinde en erken görülen, etkisi en çok olan yeni edebiyat tarihi ile alakalı eser, Hu Shi’nın “Wu Shi Nian Lai Zhongguo zhi Wenxue”** adlı eseridir der. Eser, 1922 yılının mart ayında Shen Bao gazetesinin 50. yılı anısına derlenip yayımlanmıştır. Dolayısıyla, 50 yıl tabiri 1872-1922 yılları arasını ifade etmektedir. 

Eser 10 bölümden oluşmaktadır. İlk 9 bölümü geç dönem Qing Hanedanlığı, Çin Halk Devleti dönemlerindeki edebi olayları ihtiva etmekte iken, son bölümde 4 Mayıs Hareketi mevzubahis olunmuştur. Yakın dönemden modern döneme kadar olan edebi gelişmeler incelenmiştir. İlk 8 bölümde klasik edebiyatın çöküşe geçtiğinden, 9. bölümde geç dönem Qing Hanedanlığı (1644-1912) yeni dili (Bai Hua) ve romanı tartışılmaktadır. Klasik dil ile kurulan edebiyat “ölü edebiyat” olarak adlandırılırken, “canlı edebiyatın” ancak yeni dille kurulabileceğinden bahsedilir. Yeni edebiyat ve popüler edebiyat en ulvi ifadelerle methedilirken, 2 bin yıllık sade edebiyatın işaretleri sürekli görülmekte olduğu yargısı ile tarihsel kökeni olduğu mantığı kurulmaya çalışılmaktadır. Bir bakıma yeni edebiyat akımı tarihsel bir zorunluluktu.

Hu Shi, roman sanatının eski devirlerden modern döneme kadar olan değişimini yeni edebiyatın oluşumunun arka planı olarak görür. Eser boyunca devamlı olarak yeni edebiyat hareketinin tamamen yeni olduğu vurgulanmakta ve Qin dönemindeki baihua hareketi ile de temelde farklılıkların olduğu ifade edilmektedir. Hu Shi, klasik edebiyatı “aristokrat edebiyat” olarak tanımlar. 2 bin yıldır siyasilerin beğenisine dayanmasına karşılık halk nezdindeki sade edebiyatın inatla var olduğunu ve gelişme gösterdiğini vurgular.

Hu Shi, 1916 yılından beri devam etmiş edebiyat devrimi hareketini, sade edebiyatın temeli olarak anlarken, onun temelini oluşturan “baihua” yani sade dilin ise Çin edebiyatını oluşturabilecek tek argüman olduğunu iddia eder. Açıkça görüleceği üzere Hu Shi’nın tutumu taraflıdır. Edebiyat devrimini sade dil hareketinden bir kısım olarak görür. Kesin olarak vurgular ki, klasik edebiyata karşıdır. Bu, edebiyat devrimi için çok önemli bir olgudur. O zamanki eski edebiyat eleştirileri sadece eski dile yönelik değildi, esas eleştirilen nokta içerdiği ve feodal zihniyetteki muhteviyatı idi.

Eserin hedefinin ve niyetinin ne olduğunu söylemek gerekirse, Japonca baskısının ön sözünde Hu Shi, “Benim hedefim sadece 50 yıllık süreçte eski-yeni edebiyatın geçiş sürecindeki meseleleri kaydetmek ve bir dönem tutanağı hazırlamaktır” der. O, “değişen genel eğilimin” eski edebiyattan yeniye doğru olduğunu ifade eder. Yeni edebiyat akımının gelişiminin tarihsel kesinlik ihtiva ettiğini vurgular. Onun dikkat çektiği nokta, bir yazının halk nezdinde popüler olup olamayacağıdır. Bu, onun edebiyat tarihi olgusunda temel bir kriterdir. Eski edebi eserlerin titizliği ve düzeni nasıl olursa olsun, dili ve yapısı halkın kullandığı dil ve yapı olamaması, modern devirdeki insanın düşüncelerini ifade etmemesi onu sahih bir edebiyat yapmaz. Dil ve edebiyatın birliği de ancak sade dil (baihua) kullanılırsa sağlanabilir. O sade edebiyata “edebiyatın yegane menzili” nazarı ile bakar. Tüm edebiyat tarihi o yöne doğru akar, bu yol onun için tek yönlü bir güzergah gibidir. Onun nazarında eski edebiyat yeniye yol vermeli, yeni edebiyat eskinin yerini almalı; bu ise dönüşün mümkün olmadığı bir eğilimdir.

Hu Shi, edebiyatı zamanının bakış açısına uygun şekilde yorumlayarak devir devir ilerleyen süreç olarak betimler. Onun edebiyat tarihi olgusuna bakacak olursak, çok netlikle evrimsellik tadı alınır. 10. bölümde kendisinin de ifade ettiği üzere edebiyata karşı tutumu baştan sona sadece tarihsel evrim tutumudur. Hu Shi, evrimsel temelde gördüğü edebiyat devriminin, tarihsel edebiyat kavramını takip ettiğini ileri sürer. “Wenxue Gailiang Chuliang”*** adlı yazısında Hu, “edebiyatla meşgul olanlar çağı takip etmek sureti ile kendilerini değiştirirler” der. Edebiyatı birbirine bağlı zincirler gibi görür, her bir devirde adım adım ilerlediğini, her dönemde değişime uğradığını ifade eder. Dolayısı ile bu ifadeye göre eski edebiyatın devri kapanmıştır, yeni sade edebiyat, edebiyat dünyasına hükmetmektedir, bu tarihsel bir mukadderattır.

Peki Hu Shi niçin bu tür evrimsel edebiyat tarihini savunur? Bence onun bu görüşü ile aydınlanma mülahazaları birbiri ile bağlantılıdır. Bu da 4 Mayıs yeni edebiyat hareketi zamanındaki yaygın bilgilerden ileri gelmektedir. Yeni edebiyatın ilk dönemlerinde hareketin öncüsü olan Hu Shi, kitlesel aydınlanma teklif etmişti. O evrim teorisini edebiyat tarihi üzerinde uyarlayarak, onu yeni edebiyat hareketinin güçlü bir argümanı olarak ileri sürer. Bu sebeple, yeni edebiyat evrim teorisi baltası ile Çin klasik edebiyatı ağacını doğramalıdır, ta ki yeni edebiyat gelişip budaklansın. Bunun yanında, yeni edebiyatın kahramanları eserde sık sık eski ile savaşanlar olarak resmedilmektedir. Bilinmelidir ki, o dönemin yeni oluşan bu fikirleri dönemin fikir iskeletini oluşturmakta idi; ancak bugünkü pencereden bakıldığında bu tür edebi evrim görüşleri karmaşık olan edebiyat tarihini çözecek mahiyette değildir. Nihayetinde edebiyat tarihi bir biyoloji gibi değildir; kesin yargılarla yaklaşamayız. Ayrıca yeni bir akımın eskilerinden daha iyi olduğu da formüle edilip iddia edilecek bir yargı değildir. Bu bağlamda Zhou Zuoren’in reddiye mahiyetinde yazıları Hu Shi’nın bu görüşleri ile büyük bir tartışma doğurmuştur.

Kısaca ifade etmek gerekirse, bu eser için Çin edebiyat tarihinde edebiyat devrimini ve yeni edebiyat kavramını ilk işleyen eserdir diyebiliriz. Ayrıca modern edebiyat tarihi araştırmalarında öncü rol oynamıştır. Hu Shi’nın bu eseri zamanına ve sonraki dönemlere büyük etkileri olmuştur ve modern Çin edebiyatı tarihindeki başyapıt fikir eserlerinden biridir.

* 黄修,《中国新文学史编纂史》

** 胡适,《五十年来中国之文学》

*** 胡适,《文学改良刍议》

Fatih Kement – edebiyathaber.net (6 Temmuz 2017)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r