Masthead header

Geride bıraktığımız ne varsa bu kitapta yeniden buluyor bizi | Ezgi Aydoğanoğlu

Bihter Dinçel’in Küsurat Yayınları’ndan çıkan ikinci kitabı Keşke Unutsam, okurlarıyla buluştu. Oyuncu ve yazar isimlerin kitaplarını okumak beni oldukça heyecanlandırıyor. Sahnelerde yer almış, rolden role girmiş insanların gözlem yeteneğine çok güveniyorum ve bu yeteneğin kalemlerine yansıdığını düşünüyorum. Bu hevesle elime aldım kitabı.

“İnsanlar tanışırken önce isimlerini söylerler, sonra ellerini uzatırlar, sonra da tokalaşıp, ‘Çok memnun oldum,’ derler. Ne kadar sinir bozucu aslında! Düpedüz sahtekârlık, yalancılık! Dur bakalım, hemen neye memnun oldun? Sinir olurum böyle ezbere davranışlara!”

Kitapların önsözlerini kimi hiç okumaz kimi kitabı bitirince önsöze döner ve okur… Ben önsözleri hiç atlamam, atlanmaması gerektiğini düşünürüm. Keşke Unutsam’ı da baştan sona okumak için açtım kapağı geldim ilk sayfaya, “Okunması Zorunlu Önsöz” başlığıyla karşılaştım. Dinçel, işini sağlama almış. Okutuyor önsözü! Zaten hikâye ilerledikçe düşünmeden edemiyorsunuz, “Eğer önsözü okumasaydım kim ne anlatıyor kestirmek zor olurdu,” diye.

“Sizin âşık olmak için hayran olmaya ihtiyacınız var ama size hayran olmayan bir adama âşık olursanız sadece acı çekersiniz ve bir süre sonra bu acıdan beslenirsiniz. Işığınızı kendi gölgenizle kapatmayın.”

Hastane bahçesinde intiharı hakkında düşünen bir Kuzgun’la başlıyoruz hikâyenin derinlerine dalmaya… Sonra Kuzgun’a intihar etmeyi unutturacak olaylarla karşılaşıyoruz. Bir kadın ve bir erkek ilişkisi en beklenmedik şekilde gelişiyor. Unuttukları ne varsa birbirlerinde buluyorlar. Hatırladıkları da hatırlamadıkları da yol oluyor ayaklarının altında. Yol, birbirlerine kavuşturuyor onları. Tüm bu serüvende yakın geçmişte yaşananlar sarıp sarmalıyor biz okuyucuları. Çünkü geçmiş hatırlanmadığında gelecek öngörülemiyor. Geçmişi de geleceği de irdeliyoruz aklımızla ve kalbimizle…

Geride bıraktığımızı zannettiğimiz şeyler yeniden en naif halimizde yakalıyor bizi. Keşke Unutsam, kucak açıyor o halimize, buruk bir gülümsemeyle.

Ezgi Aydoğanoğlu – edebiyathaber.net (13 Ekim 2020)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r