Masthead header

Esra Öncel’den “Sesin Kuş Olur Gider” adlı öykü

Çatı katı. Cama dön bak. Denizi göreceksin. Mavi. Hem de bulutlarla bir. Aylardan temmuz. Alnında ter birikmiş. Taze. Kapıyı, pencereyi açık bırakmışsın. Esmiyor. Solukların kısa kalıyor. Nefes almak zormuş gibi. Kafanı çeviriyorsun benden öte tarafa. Bir balon. Kim aldı, kim getirdi onu, bilmiyorsun. İçi hidrojen gazıyla doldurulmuş. Biraz sönük. Buruşuk, yere yakın. Halbuki beş on gün önce tavana yükseliyordu. Mickey Mouse gülüyordu. Şimdi koca kulakları dolu. Gülümsemesi de kaybolmuş. Balkona çıkıyorsun. Deniz dalga dalga, güzel. Yarasalar ağaçlara çarpıyor. Sen sönüyorsun, bir kulakların şiş kalıyor. Bir onlar buruşmamış. Yarasalar kulaklarına çarpıyor. İçeri kaçıyorsun. Işık yere yansıyor. Bir üçgen. Sığdırıyorsun kendini içine. Kulakların dışarıda kalıyor, kulağının arkasına saklanan minik yarasa da. Kulakların daha da büyüyor. Yarasa daha da küçülüyor. Ben bir köşedeyim. Gölge. Ne yansıyan ışık ne de yarasa var. Elimi uzatıyorum. Karmaşa. Kitaplar devriliyor, kasetler karışıyor. Radyonun anteni kopmuş. Yarasa uçuyor. Gölgeye. Saçıma konuyor. Kulakların biraz daha küçük ama hâlâ şişler. Yarasa karışıp gidiyor saçımda. Kayboluyor. Kör oluyorum. Etraf iyice dağılıyor. Bardak devriliyor. Yer beyaz. Ekşimiş süt kokusu sarıyor odayı. Kalkayım diyorum. Ayağım Kafka’ya takılıyor. Düşüyorum. Dönüşüyorum. Kanatlarım çıkıyor. Siyah. Senin kulakların durmuyor. Başlıyor büyümeye yine. Üçgen kadar, oda kadar, deniz kadar oluyor. Kulaklarının arkasına saklanıyorum. Ağzın büzülmüş. Gözlerim kör. Konuştukça kulakların daha da şişiyor. Okyanus kadar oluyorlar. Bir vapur çıkıyor doğudan. Karışıyor okyanusuna. Çapası yaralıyor seni. Kulakların deniz oluyor, sonra oda, sonra üçgen. Ben sığamıyorum kulaklarına. Yarasa kaçıyor uzağa, ağaçlara. Süt bardağa geri dönüyor. Ama oda hâlâ ekşi süt kokuyor. Yerler biraz tozlu sadece. Kitaplar, kasetler eski yerlerine dönüyor. Güneş batmış. Üçgen yok. Saklanamıyorsun. Yanıma geliyorsun. Kulakların kan içinde. Sırtımı dönüyorum, sarılıyorsun. İyi geliyor yaralarımıza. Mickey Mouse, çarpık ve sönük gülüşüyle bizi izliyor. Gece oldu. Hadi.

Esra Öncel – edebiyathaber.net (31 Aralık 2012)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r