Masthead header

Erdinç Akkoyunlu’dan ilk roman: “Babamın Cinayet Defteri”

Erdinç Akkoyunlu’nun ilk romanı “Babamın Cinayet Defteri” Notos Kitap etiketiyle yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Uğur Mumcu suikastına giden yolda Türk basın tarihine edebi bakış

Orhan Pamuk’tan Yaşar Kemal’e Hasan Cemal’den Uğur Mumcu’ya Babamın Cinayet Defteri buluşması

Edebiyat makaleleri ile tanınan Erdinç Akkoyunlu’nun, 2009 yılında tamamladığı romanı Babamın Cinayet Defteri 12 yıl sonra Notos Kitap etiketi ile yayınlanacak.  Eylül ayının ikinci haftasında raflardaki yerini alacak roman Akkoyunlu’nun hem yayınlanan, hem de yazdığı ilk roman olma özelliğini taşıyor.

Birçok isim var

1992 yılında Hürriyet ve Cumhuriyet gazetelerinin etrafında seyreden hikayeye sahip Babamın Cinayet Defteri, sonu Uğur Mumcu suikastına dayanan bir komplonun eşiğinde birden çok katmanlı yapıya sahip. Romanda dönemin Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Cemal’in yanı sıra romanın geçtiği dönemde Türk edebiyatının en popüler eseri olan Orhan Pamuk ve Kara Kitap da yer alıyor. Yaşar Kemal de romanın en önemli parçasını oluşturuyor.

Siyasi komploya çekilecek

Kayıp kardeşinin peşindeki Gazeteci Altan Metin’in bir yandan Neonazi’lerin Türklerin evini yaktığı Almanya’ya bir yanda da Sırplar tarafından saldırıya uğrayan Bosna’ya haber için gitmeye çalışırken, cinayet haberlerini defterine hikaye olarak kaydeden babası gazeteci Baretta Gölgesiz Kemal Metin’in bıraktığı ilişkiler nedeniyle bir cinayet komplosunun parçası haline geliyor. Okur bir yandan da İstanbul’da işlenen tarihi ve tuhaf cinayetlerin ayrıntılarını yazılmış eski hikayelerden öğreniyor.

Nitelikli edebiyat severler için

İstanbul tarihini 17’nci yüzyıldan, 1970’lerin ambargo günlerine kadar ele alan Babamın Cinayet Defteri çok katmanlı yapısı ile nitelikli edebiyat severlere seslenmeyi vaat ediyor.

edebiyathaber.net (27 Ağustos 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r