Çocuk yazınında şehir kültürü: İzmir’in Hazineleri | Nilay Erik

Eylül 7, 2026

Çocuk yazınında şehir kültürü: İzmir’in Hazineleri | Nilay Erik

Çocukluk insanın etrafına en saf, en yapmacıksız ve meraklı gözlerle baktığı bir dönem. Çocukların bu dönemde farkındalıklarının yüksek olması için bilgilerini ve hayal güçlerini geliştirmeleri gerekiyor. Gelişimlerinde önemli bir yere sahip olan, yetişkinliğe güvenle adım atmalarını sağlayan en önemli araçlardan biri kitaplardır. Kitaplar onların iyi vakit geçirmelerini sağladığı kadar yaşadığı şehri, dünyayı öğrenme ve keşif isteklerini de tetiklemeli bana göre. 

Çocuk edebiyatının yetişkin edebiyatından farkı, çocukların gelişim özelliklerinin esas alınarak kaleme alınmış olmasıdır. Bahsettiğim şey “çocuğa görelik” ilkesidir. Peki ne demektir çocuğa görelik? Kitabın çocuğun yaşına, hayal dünyasına hitap edebilmesi, ilgisini çekebilmesi, anlama ve kavrama düzeyine uygun olması, içinde yaşantısıyla bağlantı kurabilecek ayrıntıların olması, anlaşılır bir dile sahip olması gibi birçok özelliği barındırması demektir.

Öğretmen olduğum ve bu süreçte farklı farklı kademelerde hizmet verdiğim için çocuk edebiyatını yakından takip ediyorum.  Feray Ünal, gümüz çocuk edebiyatı yazarları içinde yaşadığı şehrin doğal ve kültürel zenginliklerine önem vermesi açısından dikkatimi çeken bir isim. İzmir’in Hazineleri isimli kitabıyla böyle tanıştım. Kitap 9-12 yaş grubuna hitap ediyor. Yakın bir zamanda Kırmızı Kedi Yayınları ile okuyucusuyla yeniden buluştu. Zenginleşmiş içeriği, özenli dili ile çocuklar kadar gençlerin ve yetişkinlerin de ilgisini çekeceğine inanıyorum. Kapak tasarımını Orhan Umut Gökçek yapmış. Kitabı elinize alır almaz İzmir’i çağrıştıran birçok ayrıntıyı daha içini açmadan kapağında görebiliyorsunuz. Denizi, palmiyeleri, Saat Kulesi’ni, martıları, gemileri, körfezi… Görselliğin özellikle çocuk kitaplarındaki etkisi yadsınamaz. Bu anlamda kitabı elinize alır almaz içini merak ediyorsunuz.

Dünyayı anlama isteğimiz daha bir çocukken yaşadığımız şehrin sokaklarında başlar. Benim için de öyle olmuştu, doğup büyüdüğüm şehrin sırlarını, saklı güzelliklerini çözme isteği ile başlamıştı. Ankara’da doğup büyüdüm. Sonrasında farklı şehirler farklı mekanlara, ait olduğum ya da kendimi ait hissetmek istediğim yerlere hep meraklı gözlerle baktım. Her yerini karış karış keşfetmek istedim. Her biriyle de çok iyi anlaştım. Son on beş yıldır İzmir’de yaşıyorum. İzmir de benim en iyi dostlarımdan biri oldu. Biriyle iyi dost olabilmek onu yakından tanımakla olur bana göre. İzmir’de yaşayan, her gün sokaklarının kalabalığına karışan, kordon boyunca yürüyüşlere çıkan biri olarak iyi bilirim: İzmir’in her köşesi ayrı güzel, içinde yaşayana bile kendini öyle hemen belli etmeyen nice saklı zenginliklerle dolu. İzmir’in Hazineleri, bu saklı güzellikleri keşfetmek için bir rehber niteliğinde. Kitap on bölümden oluşuyor. Her bölümde kahramanlarla birlikte İzmir’in doğal ve tarihi zenginliklerine yolculuk ediyoruz. Hemen hemen her bölümde İzmir’in lezzetleriyle karşılaşıp çeşit çeşit ege otlarını, çiğdemi, kumruyu, Kemeraltı’nın meşhur şambalisini bizler de Asya, Mete ve Deniz’le birlikte tadıyoruz.

Agora Antik Kenti, Kadifekale, Kemaraltı, Tarihi Asansör bunlardan sadece birkaçı. Ünal, kitabın başından itibaren çocukların merak duygularını tetikleyerek, onları eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. Kahramanların İzmir’in çeşitli yerlerine yaptığı gezi kronolojik bir süreç izlenerek anlatılıyor. Hikâye gezi yazılarının birçok özelliğini kapsayacak şekilde kurgulanmış. Kahramanların gördüğü mekanların tanıtımı yapılırken birçok bilgiye de yer veriliyor. Kurtuluş Savaşı, İzmir’in kurtuluşu ile ilgili bilgiler, Kadifekale gezisi sırasında yükseklerde dalgalanan Türk bayrağının altında veriliyor. Kemal Dede kitabımızın minik kahramanlarına bu bayrağın hikayesini anlatıyor. Deniz Müzesini gezerken denizcilik hakkında birçok bilgiyi de öğreniyoruz. Kâğıt ve kitap sanatları müzesinde aynı şekilde kitaplarla ilgili önemli bilgiler sunmuş yazar. Kitabı okuduktan sonra hemen Bornova’daki müzeye gittim. Haberim bile yoktu böyle bir müzenin varlığından. Kitapta da bahsedilen dünyanın en küçük kitabını görme fırsatı buldum. Kitap kahramanlarımız gibi müzenin duvarında yazan yazıyı ben de okudum. Ve bir kez daha sözün sahibi Borges’e hak verdim. Şöyle yazıyordu:

“İnsanoğlu çok şey yarattı. Ama en şaşırtıcı kitap… Diğerleri bedenin uzantıları. Mikroskop ve teleskop gözünün, telefon sesinin, saban ve kılıç kolunun uzantısı… Ancak kitap bambaşka! O belleğin ve hayal gücünün uzantısı…”

Kitabın arka kapağında kitaptan alınan bir cümle karşılıyor bizi: “Şehirler bizim hafızamızdır Asya. Şehirler canlıdır.” Ben de küçükken şehirleri birer insan gibi gördüğüm için cümle çok hoşuma gitti. Çocuk kitaplarında ekoloji çevre bilincini, şehirlerin de bir canı olduğu düşüncesini görmek beni mutlu ediyor. Çünkü bu bilinç günün birinde, birer yetişkin olduklarında yaşadıkları şehirle olduğu kadar gezegenimizle ve tüm evrenle sürdürülebilir bir bağ kurmalarında çok büyük bir rol oynuyor. Bu anlamda her cümlede rüzgarları, çiçekleri, ağaçları, hayvanları kısaca insan dışındaki canlıları, tabiat unsurlarını görmek beni sevindirdi. Onların da bir canı ve dili olduğunu her bölümde hissettiren duyarlı bir metin okudum. Kahramanların her yerde karşılaştıkları o gri kediyi, hikâyenin başlangıç noktası Leylek İbrik’i, çınar ağacını da Asya, Mete, Deniz, Kemal Dede kadar benimsedim, onları da ana karakterler kadar canlı ve ilgi çekici buldum. Bunda yazarın dilinin de çok etkili olduğunu söylemeliyim. Özellikle nesnel bilgiler sunduğu bölümlerde açıklayıcı bir anlatım biçimi kullanan yazar, öznel değerlendirmelerde sanatsal betimlemeler yapmış. Bu betimlemeler çocukların kitaptan dilsel anlamda zevk alabileceği bir zemin oluşturmuş. Bu durum çoğu zaman fark etmediğimiz bir konfor alanı sağlamış minik okurlarına. İzmir’in Hazinleri İzmir’in tarihine, kültürel zenginliklerine, yemeklerine, müzelerine, halk bilimsel unsurlarına güzel bir yolculuk yapmak isteyen çocuklara ve yetişkinlere önerebileceğim güzel bir rehber. Umarım çocuklar Feray Ünal’la birlikte tüm Türkiye’yi karış karış dolaşır. Böylece İzmir’in Hazineleri, bir serinin başlangıcı olur. Merakla bekliyorum.

Yorum yapın