Cemal Süreya yeniden Can Yayınları’nda

Eylül 1, 2020

Cemal Süreya yeniden Can Yayınları’nda

Cemal Süreya kitapları yeniden Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

“Tanrı bin birinci gece şairi yarattı, bin ikinci gece Cemal’i.” Böyle diyordu Ülkü Tamer onun için. O, yeni çığırlar açan bir şiir akımının en hızlı neferiydi. Şimdi Sevda Sözleri’ni ilk yayımladığı yuvasına dönüyor. Cemal Süreya yeniden Can Yayınları’nda.

Beni Öp Sonra Doğur Beni

Bir kilise tadı taşıyor Dolmabahçe camiinin pencereleri

Uzaktan bakmak şartıyla ve aydınlık oluşunu saymazsak;

Ve denizin gişesinde oturan kısa boylu saat kulesi

Yakasının içine kaydırmış hafifçe basınç-ölçerini

Beni Öp Sonra Doğur Beni, kanla yıkanmış kelimelerden sevda sözlerine, kimsenin dokunamayacağı suçsuz coğrafyalardan bir çay bahçesinden manzaralara Cemal Süreya’nın geniş dünyasını ustaca resmettiği bir panorama.

Göçebe

Tek şövalye bırakıp kendinden üstün

Yazıldı yalnızlığın yuvarlak masasına

Mızrağını geçirdi içinden bir flütün

1965 tarihli kitabı Göçebe’de Cemal Süreya eski uygarlıklardan Ortaçağ’a ve modern çağlara uzanıyor, günlük hayatla şiirin zamansız âlemi arasında dolaşıyor.

Güz Bitigi

Merdivenlerin oraya koşuyorum,

Beklemek gövde kazanması zamanın;

Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,

Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Sıcak Nal’dan bir gün sonra yayımlanan Güz Bitigi, o kitabın melankolik güz havasını kışa tamamlar. Düzyazıdan şiire, beyite ve şarkıya birçok ifadeyi birleştiren Güz Bitigi aslında tek bir şiirdir, Cemal Süreya’nın son ve evrensel şarkısıdır.

Nejat İşler’in sesinden tanıtım videosu:

Sevda Sözleri

Biliyorum sana giden yollar kapalı

Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakın ve arada uçurum;

İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm

Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sevda Sözleri, Cemal Süreya’nın öğrencilik yıllarında başlayan ve ölümüne kadar devam eden şiir hayatında yayımladığı tüm eserlerin yanı sıra, dergilerde ve mektuplarda kalmış, bazısı adsız ve yarım bırakılmış şiirleri de bir araya getiriyor.

Sıcak Nal

Ağzı ağzına dolu telefonlardan

Gözleri bozuk paralardan

Saplantılı duvar saatlerinden

İçkilerin giderek küçülmesinden

Belli, iyi şeyler olmayacak.

Bu kitaptaki şiirler Cemal Süreya’nın güz mevsimine ait. Erken kaybettiği dostları Edip Cansever ve Turgut Uyar’dan söz eden, türbeleri dolaşan ve “Yaşadım, Tanrım,” diye hayatının muhasebesini yapan şairin Sıcak Nal’daki tüm dizelerinde aynı melankolik hava esiyor.

Üvercinka

Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek

İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar

Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar

Zaten bizi her gün sabahtan akşama kurşuna diziyorlar

Bütün kara parçalarında

Afrika dahil

Üvercinka, Türkiye’de modern şiirin ifadesine yeni bir soluk getirecek olan genç bir şairin 1958 tarihli ilk kitabı; İkinci Yeni’nin kırılma noktalarından biri.

CEMAL­ SÜREYA,­ 1931’de­ Erzincan’da­ dünyaya ­geldi. ­Haydarpaşa ­Lisesi’nden­ sonra ­Ankara­ Üniversitesi’nde­ Maliye­ ve­ İktisat­ Bölümü’nü­ 1954­ yılında­ bitirdi.­ İlk­ şiiri­ “Şarkısı-Beyaz”­ Mülkiye­ dergisinde­ yayımlandı. 1954’te ­göreve ­başladığı Maliye­ Bakanlığı’nda ­müfettiş ­yardımcılığ­ı­ ve­ müfettişlik­ yaptı;­ 1965’te­ ayrıldığı­ göreve­ 1971’de­ döndü,­ 1982’de­ Maliye­ Tetkik­ Kurulu’nda­ başmüfettişlikten­ emekli­ oldu.­ Süreya,­ modern­ Türk şiirinin­ en­ belirleyici ­ve ­yenilikçi­ akımlarından­ İkinci ­Yeni’nin­ önde ­gelen­ isimlerindendir.­ 1961­ yılında ­Papirüs dergisini­ kurdu, bu ­dergi­ 1981’e­ kadar­ aralıklı­ olarak­ yayımlandı. ­Yazarlık ­hayatı ­boyunca  Oluşum, Pazar Postası, Yeditepe­ gibi ­birçok­ yayında­ şiirler,­ yazılar ­kaleme­ al­dı. Üvercinka ­ (1958) ­ adlı ­ şiir ­kitabıyla ­Yeditepe ­ Şiir ­ Ödülü’ne,­ Göçebe­ (1966) ile ­ Türk­ Dil ­Kurumu­ Edebiyat ­Ödülü’ne­ layık ­görüldü.­Toplu ­şiirleri ­Sevda Sözleri­ (1984)­ adıyla­ yayımlanan­ Süreya,­ 1990’da­ İstanbul’da­ hayatını­ kaybetti. ­Eşi­ Zuhal­ Tekkanat’a ­yazdığı ­On Üç Günün Mektupları­ (1990)­ ölümünden­ sonra­ yayımlanmıştır.

edebiyathaber.net (1 Eylül 2020)

Yorum yapın