Masthead header

Can Yayınları’nda aralık ayında neler var?

2010 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Heinrich Böll’den Nehir Kıyısı Kadınları; Rita Guibert’ın, Neruda, Borges, Asturias, Paz, Cortázar, Márquez ve Infante’yle yaptığı söyleşilerin yer aldığı Yedi Ses; Reyhan Karaarslan’dan Göz Güneşe ve birçok yeni kitap aralık ayında Can Yayınları etiketiyle yayımlanıyor.

Tanıtım bülteninden

Heinrich Böll: Nehir Kıyısı Kadınları
Geçen zaman, eski yozlaşmışlıkların izini silebilir mi?

Nehir Kıyısı Kadınları, savaş sonrası Almanya’sında diyaloglar ve monologlar üzerinden bu soruya yanıt arıyor. Heinrich Böll’ün hayattayken yayımladığı bu son roman, Nobelli yazarın ülkesinin tarihi ve karakteriyle son kez hesaplaşması.

Heinrich Böll’ün son romanı okuru 1980’li yıllara, Bonn’da Ren Nehri kıyısındaki seçkin villalara götürüyor. Politikacıların, bankerlerin, aristokratların yaşadığı bu evlerde bu kez başroller ipleri elinde tutanlarda değil, iktidar oyunlarını ve entrikalarla dolu bir dönemi sorgulayan eşlerinde ve sevgililerindedir. İşledikleri suçları ve yolsuzlukları halktan büyük bir beceriyle saklayan aristokratlarla, geçmişteki suçlarının üstünü örterek liberal Almanya’ya uyum sağlayan eski Nazilerle, yozlaşmış bir düzenin maskeli aktörleriyle hesaplaşan Nehir Kıyısı Kadınları, savaş sonrası siyasetin karanlıkta kalan köşelerine ayna tutarken okuru etik bir hesaplaşmaya da davet ediyor.

Rita Guibert: Yedi Ses
Latin Amerika’yı oluşturan ülkelerin yıllarca birbirinden farksız görülmesinden ve Latin Amerika edebiyatının belli başlı imgelerle kısıtlanmasından bıkan Rita Guibert Yedi Ses‘te, Neruda, Borges, Asturias, Paz, Cortázar, Márquez ve Infante’yle yaptığı söyleşilerle hem kıtalararası hem de kültürlerarası uçurumu kapatmayı amaçlıyor.

Reyhan Karaarslan: Göz Güneşe
Bellek, hatırlama, unutma gibi temaları işleyen Göz Güneşe‘nin başkahramanı yaşlı bir kadın; bir bakımevinde ölüm kalım savaşı verirken unuttuğu anılarının yerine yenilerini yaratarak hayata tutunuyor. Anı kırıntıları ve çağrışımlara bakımevinde yaşananların eklemlenmesiyle ilerleyen bu çok katmanlı romanında Reyhan Karaarslan, “Nasıl varlığa geliriz?” ve “Nasıl varlıktan çekiliriz?” gibi zorlayıcı meseleleri irdeliyor.

Müge İplikçi: Transit Yolcular
Çağdaş edebiyatın usta yazarlarından Müge İplikçi, bu kitabında gitme ve kalma eylemini, yaşam yolculuğunu kurguyla harmanlıyor. Öykülerinde yazgılarından kaçmaya çalışan sıra dışı kadınları ele alırken aynı zamanda bu ortak mücadeleden doğan dayanışmalarını zarif bir kalemle anlatıyor. Birbiriyle bağlantılı olan bu hikâyeler, kesişen ve iç içe geçen hayatlar ayrılıp birleşen tren rayları gibi önümüze seriliyor.

“Bütün yolculukların bir oyun ve hareket etmek fiiline endeksli bir macera olduğuna inanıyorsanız, gitmemenin de aynı dokuya sahip olduğunu keşfedersiniz kısa bir süre sonra. Gitmemek de bir oyundur aslında, içinde hareket etmek yerine durmak fiilini barındıran.”

Kısa Miras’ta Bu Ay

Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler…  Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.

Ahmet Mithat Efendi: Evlilik, Gençlik

Evlilik
Modern edebiyatımızın kurucularından Ahmet Mithat Efendi’nin büyük eseri Letaif-i Rivayat‘ın en acıklı öykülerinden “Evlilik” ile on beş kıssadan hisse bir arada.

Gençlik
Ahmet Mithat Efendi’nin en eğlenceli öykülerinden “Gençlik”, yazarın anlatım gücünü gösteren kısa ama güçlü bir metin.

Muallim Naci: Ömer’in Çocukluğu
Muallim Naci’nin, sekiz yaşına kadarki anılarını son derece içten bir dille anlattığı Ömer’in Çocukluğu, yayımlandığı 1890’dan beri tüm okurlarını gülümsetmeye devam ediyor.

edebiyathaber.net (7 Aralık 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r