Arter’in 2026 sergi programı, Mehtap Baydu’nun Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi Seni Sevmek Çok Zor! ile devam ediyor. Sanatçının performans, heykel, fotoğraf ve video gibi farklı mecralar arasında kurduğu ilişkileri görünür kılan sergi, beden ile nesnenin etkileşime girdiği çok katmanlı bir deneyim alanı sunuyor. Baydu, yeni üretimlerini yakın dönem eserlerinden bir seçkiyle bir araya getiren sergi kapsamında, 2019’da Berlin’de kamusal alana açılan vitrinli bir mekânda gerçekleştirdiği Nefes (Atem) performansını Arter’deki sergi mekânına uyarlayarak icra edecek. Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği Seni Sevmek Çok Zor! sergisi, 29 Nisan’dan itibaren Arter’in 1. kat galerisinde ziyaret edilebilir.


Mehtap Baydu’nun Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi Seni Sevmek Çok Zor!, sanatçının bu bağlamda ürettiği yeni yapıtlarını yakın dönem eserlerinden bir seçkiyle bir araya getiriyor. Baydu’nun performans, heykel, fotoğraf ve video gibi farklı mecralar arasında kurduğu bağlantıları ve geçişkenlikleri görünür kılan sergi, beden ile nesnenin etkileştiği katmanlı bir duyumsama alanı sunuyor. Seni Sevmek Çok Zor!’un kalbinde açık uçlu bir ortaklığı mümkün kılan bir çokluk yatıyor. Sanatçının, kişisel belleğinde yer eden anlatıları ve öğeleri dönüştürerek, farklı kimliklere bürünerek ve insan dışı unsurlarla da temas yoluyla biçimlendirdiği eserleri, yerleşik tanımlara ve kimliklere başkaldıran bir akışkanlığa işaret ediyor.
Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği Seni Sevmek Çok Zor!, arzunun özünde yatabilen mesafe ve gerilimi, sanatçının pratiğinde önemli bir yer tutan kalıp alma sürecinin vadettiği mutlak yakınlık ve ima ettiği yokluk üzerinden yankılıyor. Yaşama içkin olan iradeyi ve kırılganlığı odağına alan sergideki eserler, Baydu’nun çoğaltma, parçalama, iz bırakma ve üst üste getirme yoluyla inşa etmeyi sürdürdüğü kapsayıcı ve kolektif bir bedeni hayata geçiriyor. Serginin mekânsal kurgusu, sanatçının seramik, bronz, kumaş, kâğıt veya cam gibi çeşitli malzemelere ve dokulara başvurarak gerçekleştirdiği üretimlerini, bu üretimleri çevreleyen süreç kayıtları ve performatif izlerle bir araya getirerek her bir eserin zamansal ve maddi olarak çoğul karşılıklarını görünür kılıyor. Performansın nesneye nesnenin de performatif potansiyellere açıldığı çok yönlü bir sanat pratiğini öne çıkaran bu yerleşim, sanatçının yapıtlarını aradalık, dönüşüm ve yabancılaşma kavramları ekseninde deneyimlemeye davet ediyor.
Baydu’nun Seni Sevmek Çok Zor! sergisi bağlamında ürettiği Wirbelsäule (Omurga Sütunu) isimli eser, sanatçının kendi bedeninden aldığı kalıpları birbirine eklemleyerek ve iç içe geçirerek oluşturduğu dört metre yüksekliğinde bir sütundan meydana geliyor. Toplumsal ve sanat tarihsel çağrışımlarla yüklü bu büyük ölçekli heykel, yıkım ve yeniden inşa üzerinden geçmişi geleceğe bağlıyor. Taşıyıcılık ve dayanıklılık fikrini, parçalanma, çözülme ve dağılma ihtimaliyle birlikte ele alan yapıt, istikrar ile kırılganlık arasında salınan bir beden imgesi kuruyor. Baydu’nun 2025 yılında New York’taki The Watermill Center misafir sanatçı programı kapsamında bir ormanın kalbinde gerçekleştirdiği performansa dayanan Burulma başlıklı video eseri ise, insan ile doğa, beden ile çevre arasındaki sınırları tersyüz ederek yerle göğü buluşturuyor. Arter’deki sergi kapsamında izleyiciyle ilk kez bulaşacak video, sanatçının aynı ormanda karşılaştığı bir ağaç dalından yola çıkan Bir Ağaç ile Deri Alıp Verme adlı yerleştirmesiyle de ilişkileniyor.
Seni Sevmek Çok Zor!, Mehtap Baydu’nun 2019 yılında Berlin’de kamusal alana açılan vitrinli bir mekânda gerçekleştirdiği Nefes (Atem) başlıklı performansının sanatçı tarafından Arter’deki sergi mekânına uyarlanarak ilk kez bir sanat kurumu bünyesinde icrasına da yer veriyor. Sıkışmışlık ve boşluk gibi anlam katmanlarını buluşturan bu performansında Baydu, eserin icrasına ayrılan alanın hacmiyle birebir aynı ölçülerde üretilen bir balona üfleyerek görünmez nefesine somut bir varlık kazandırıyor. Nefes (Atem)’in canlı icrası, serginin açılışından itibaren yaklaşık yirmi gün boyunca, Arter’in ziyarete açık olduğu günlerde belirli sürelerle gerçekleşecek. Ziyaretçiler, Baydu’nun şişireceği balon performans mekânını bütünüyle kaplayana dek sürecek performansı sergi alanındaki camlı bir bölmenin ardından takip edebilecek.
MEHTAP BAYDU HAKKINDA
Bingöl’de doğan Mehtap Baydu, Ankara’daki Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde heykel alanında öğrenim gördükten sonra Almanya’daki Kunsthochschule Kassel’de Prof. Dorothee von Windheim’ın atölyesinde yüksek lisansını tamamladı. Baydu’nun performans, heykel, fotoğraf ve video gibi farklı mecraları kapsayan sanatsal pratiği, bu mecralar arasında akışkan bir geçişlilik kurar. Bedeni toplumsal, politik ve simgesel bir alan olarak ele alan sanatçının çalışmaları, toplumsal cinsiyet, kimlik ve marjinalleştirilmiş anlatıların görünürlüğü gibi meselelere odaklanır. Baydu’nun performatif stratejileri farklı malzemeler ve dokularla bir araya getirerek sıklıkla mekâna özgü kurguladığı bu yapıtlar, bedenler ile nesneler arasındaki temas ve etkileşim anlarını düşünsel sorgulamanın ve eleştirel müdahalenin araçları olarak öne çıkarır. Baydu’nun eserleri, documenta Halle (Kassel), Tanas (Berlin), Bundeskunsthalle Bonn, Schloss Moyland (Bedburg-Hau), Neues Museum Nürnberg, Kunsthal 44 Møen (Askeby), Germanisches Nationalmuseum (Nürnberg), Kunstmuseum Wolfsburg, Bröhan Museum (Berlin), HKW (Berlin), Kunsthalle Emden ve STUK (Leuven) gibi uluslararası kurumların yanı sıra Türkiye’de Mardin Bienali kapsamında ve Arter, Yapı Kredi Kültür Sanat, Meşher, İstanbul Modern, Abdülmecid Efendi Köşkü ve Zeyrek Çinili Hamam’ın da aralarında yer aldığı çeşitli kurum ve mekânlarda sergilenmiştir. Staatliche Kunsthalle Baden-Baden, Städtische Galerie Nordhorn, Galeri Nev (Ankara), Edition Block (Berlin) ve Badischer Kunstverein Karlsruhe’de kişisel sergiler gerçekleştiren sanatçı, Berlinli Kadın Sanatçılar Derneği [Verein der Berliner Künstlerinnen] tarafından verilen Marianne Werefkin Ödülü (2025), Robert Wilson Vakfı Baroness Nina von Maltzahn Bursu (2025), Tarabya Kültür Akademisi (2020 ve 2022), Berlin Senatosu araştırma bursu (2021), Städtische Galerie Nordhorn Sanat Ödülü (2021), Dr. Wolfgang Zippel Sanat Ödülü (2011) ve Kassel Üniversitesi Otto Braun Vakfı Bursu (2009–2010) gibi birçok ödül ve burs almıştır. Mehtap Baydu, 2024 yılında Berlin Sanat Akademisi’nde misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı. Sanatçı, Berlin’de yaşıyor ve çalışmalarını sürdürüyor.
SELEN ANSEN HAKKINDA
1975’te İstanbul’da doğan Selen Ansen, Strazburg Marc Bloch Üniversitesi’nde Modern Edebiyat ve Sinema (yüksek lisans) eğitimi aldıktan sonra 2001 yılında Sanat Teorisi ve Pratikleri alanında doktorasını tamamladı. Başta Strazburg École Supérieure des Arts Décoratifs olmak üzere Fransa’da farklı sanat ve tasarım okullarında sanat teorisi ve sanat felsefesi eğitimi verdi. 2009–2015 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Felsefe ve Toplumsal Düşünce ile Karşılaştırmalı Edebiyat yüksek lisans programlarında öğretim görevlisi olarak çalıştı. Ansen, Arter ile ilk temasını 2011’de küratörlüğünü yaptığı Berlinde de Bruyckere (Yara, 2012) sergisi aracılığıyla kurdu. 2015’te Arter’in küratoryal ekibine katılan Ansen, Marc Quinn (Aklın Uykusu, 2014), It takes two to make an accident (HISK, Belçika, 2015), Her Düşenin Kanadı Yoktur (2016), Kelimeler Pek Gereksiz (2019–2020), Céleste Boursier-Mougenot(offroad v.2, 2019), Cevdet Erek(Bergama Stereotip, 2019–2020), KP Brehmer: Büyük Resim (2020–2021), Candeğer Furtun (2021–2022), Locus Solus (2022–2023), Ahmet Doğu İpek (Başımızda Siyahtan Bir Hâle, 2022–2023), Farz Et Ki Sen Yoksun (2024), Koray Ariş (İçinde Yaşadığımız Deri, 2024–2025) ve Kader Attia: Asesinos! Asesinos! (2025) sergilerinin yanı sıra İsmi Lâzım Değil (Brigitte Pitarakis ile birlikte, Abdülmecid Efendi Köşkü, 2022), Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? (Meşher, 2022–2023), Anne Wenzel: Carte Blanche (Stedelijk Museum Schiedam, Hollanda, 2023) ve Folia (Eda Berkmen ile birlikte, Abdülmecid Efendi Köşkü, 2025–2026) sergilerinin küratörlüğünü yaptı; çeşitli uluslararası yayınlara yazılarıyla katkıda bulundu. Arter’in Dolapdere’deki yeni binasında hayata geçirdiği Performans Programı’nın (2019–2020) da küratörlüğünü yapan Ansen, Ocak 2024’ten bu yana Arter’in başküratörlüğü görevini sürdürüyor.



















