Peki Senin Süper Hazinen Ne? | Pınar Taşçı

Şubat 5, 2026

Peki Senin Süper Hazinen Ne? | Pınar Taşçı

Ne zaman herhangi bir çocuk kitaplarıyla ilgili bir şeyler yazacak olsam eve dönmek gibi bir şey hissederim. Dünya,kendi etrafında defalarca dönüp yaşıma yaş katsa da uzaklaştıramaz beni oradan. Çocuk kitaplarını okumak ayrı üzerinde düşünmek ayrıdır benim için. Çok sevdiklerim deillaki alır bir yere götürür, çoktan kapanmış bir kapıyı aralar. Bu kez hazine kavramını ve hayatımın hazinelerini düşünüyorum çünkü Süper Hazineler Kitabı’nı okuyorum.

Orta boy, lacivert bir el çantası geliyor gözümün önüne. Eski tip, deri, ağzında kiss lock denilen o iki küçük topun üst üste gelerek kilit oluşturduğu bir çanta. İçinde ne var? Hazineee! Hayır, altın, gümüş, değerli maden ya da kâğıt para falan değil. Bir çocuk için bunların pek de önemi yok çoğu zaman. (Hele doksanlar bebesiyse) İçinde düğmeler vardı. Sadece düğmeler. Rengârenk düğmeler. Hepsi bir aradayken çok tatlı bir ses çıkaran düğmeler. Anneannesinin evine her gittiğinde “düğmeleeer” diyerek o çantayı isteyen küçük bir kız çocuğu. Hiç de uzakta değil. İşte bir “hazine”, düğme çantası.

Süper Hazineler Kitabı bana “düğmeleri” hatırlattı. Ama yanında birçok şey daha. Çünkü hazinelerimizin somut şeyler olması gerekmez. Birlikte güldüğümüz, ağladığımız arkadaşlarımız da hazinemizdir; ailemiz de… Hayvanlara duyduğumuz sevgi de içimizdeki en güzel hazinelerden biridir ya da bir yeteneğimiz de… Süper Hazineler Kitabı’nda on sekiz çocuk, hazinelerinden bahsediyor. Kimi arkadaşlarım kimi ailem hazinem derken kimisi de gezmek diyor ya da bir başkası zamanı iyi kullanmak. Ömer’in hazinesi doğa iken Ernesto’nun hazinesi öğretmeni. Anna’nın süper hazinesi, gizli köşesi; Miguel’inki ise hayalleri… Maiko’nun süper hazinesi ne biliyor musunuz? Kitaplar. Buraya bir kalp emojisi koymak isterdim. Çünkü çocukluğum, gençliğim ve bugünüm hep kitaplarla ve benim de süper hazinelerim arasında en üst sıralarda hep onlar var.

Peki insanın süper hazinesi, kendisi olabilir mi? Çocuklardan biri böyle diyor kitapta. Kendini, kendine hazine olarak görmek… Ne kadar muhteşem bir şey değil mi? Bir çocuk gözüyle düşününce öyle sanırım. Büyüyüp kibir ve ego girmeden daha işin içine. Çocuk saflığıyla kendini sevmek ve en süper hazinem kendimim diyebilmek. Bana hem değişik hem de çok hoş geldi doğrusu.

Günışığı Kitaplığı muhteşem çizimlerle renklendirilmiş bu ilham verici kitabı 3-8 yaş çocuk kitapları grubuna koymuş ama işte yine 41 yaştan bildiriyorum ve ben de çok sevdim. Susanna Isern’in yazdığı Süper Hazineler Kitabı’nın çizeri, benim de çizimlerine bayıldığım, Rocio Bonilla. Kitabın çevirmeni ise yine çocuk kitapları ile tanıdığımız Saliha Nilüfer.

Her sayfada başka bir çocuk süper hazinesinden bahsediyor. Ve çizimler o birbirinden farklı hazinelerin renklerini,desenlerini taşıyor. Çocuklarla birlikte okumak, üzerine konuşmak, birlikte düşünmek için oldukça uygun. Çocuk kitaplarını çok seviyorum, çizimli olanları biraz daha fazla. Hele böyle eğlenceli çizimler varsa okumadan, sayfa sayfa incelemeden duramam.


Süper Hazineler Kitabı size de hazinelerinizi soruyor. Sahi, sizin süper hazineniz ne?

Yorum yapın