Masthead header

Arama sonuçları: feridun andaç

Feridun Andaç ile Online Yaratıcı Yazarlık Atölyesi 15 Eylül’de Butik Global Online’da başlıyor. Feridun Andaç Yaratıcı Yazarlık Atölye’sinde yaratıcılığın kapılarını aralayabileceğiniz bir yol haritası çıkarıyor önünüze: İlk adımda size iyi bir okur olmanın yolunun/yordamını gösterip kılavuzluk edebilecek çalışmaları sunuyor. Ardından yaratıcı yazının nasıl bir uğraşa dönüşebileceğini örneklemelerle karşınıza çıkarıyor. Bunu tamamlayan Edebiyat Semineri’ nde “yazar okumak” kavramının ne anlama gelebildiğini […]

devamını oku »

“Yağmur damlaları sedeflerin içinde inci olur.” Mevlânâ Ah, göz! Ah, ırmak giderken sen tutun bana. Dile tutun, cana tutun, söze söz ol. Yıkıntılardan çıkıp geleni unut, yıkıcı yaban düşeni. Öğütleme birini, can hevenginde yeşereni bırak giderek görsün. Yansın elleri, gözleri… Dikenler kanatsın dizlerini… Ama bilmeli ki, can yanması bu değil. Ayrı düşüş, ayrı kalış bu […]

devamını oku »

“Aslında bu dünyada hiçbir şey zamanında yaşanmaz; yaşam bize önceden öngörüp de hazırlıklı olarak beklediğimiz hiçbir şey vermez.” Sándor Márai “Derinlik senin için nedir ki,” diye soruyordu Toni Morrison’un “Aşk” romanındaki anlatıcısı. “Her şeyin bilindiği, hiçbir şeyin anlaşılmadığı bir dünyaya” bakarken ister istemez kendinizi bir yerde, bir duyguda konumlandırmak istersiniz. Yaşama telaşının doğasında vardır bu. […]

devamını oku »

“Günlük deneyim içsel yaşamın şaşırtıcı bir çöküşünü gözler önüne sermektedir. Kimin bugün hâlâ bir ruhu var?” Julia Kristeva                                                   1./ “Az budala!” Çoğaltıyorum sesimi bu sessizlikte. Ötede kaldı göç mevsimi, biliyorum. Avutucu bakışların uzağında, zamansızlık burcunda geziniyor dilim. Esrime nöbetlerini unutalı varmıyor bakışlarım başka bir söze, başka bir iklime. Altüst olma, durulma çağını anlatıyor yorumcu. Teoride, […]

devamını oku »

“Canla zindesin sen, bilmezsin canı. Ne büyük yaratıcılık gücü; gizli aşikâr! Susmaktan başka kimseye yok yarar.” Ferîdüddîn Attâr Günü nerede karşılamalıydın, bilemedin. Gece geceydi biliyordun; hem içinde insanın hem de dışındaydı. Dolunay vardı gecede. Gözlerini alan parıltı değildi yalnızca. Karanlığın da dili olduğunu anlatıyordu o ışıltı. Güne, zamana, yaşadıklarına döndükçe biriktirilen her şeyin yarınki günün […]

devamını oku »

Bir düşe, bir söze bağlanmalı mı? Elbette. Ama bir yere/kültüre bağlanmadan bunu gerçekleştirmek güç olmasa da, anlamsız gelir bana. Çocukluğumun Doğu’da geçen zamanları karşıma iki okul çıkarmıştır: edebiyat ve sinema. Ders zamanı her gün yollarını aşındırdığım okullardan, oradaki derslerden daha anlamlı/verimli/değerli gelirdi bana bu iki okulun gösterip öğrettikleri. Yeryüzünün keşfiyle insana doğru yolculukların sırrını ben […]

devamını oku »

“Her algı, ya mevcut olduğu düşünülen bir şeyin ya da sadece bir özün algısıdır. Kurgular da genellikle mevcut olduğu düşünülen şeylerle alâkalı olarak meydana gelir..” Spinoza -Ezra için Size, ‘elinden tutun günü’ diye bir şarkı mırıldanmak isterim şu ân. Gözlerimi alan ışıltıların seyrinde yol alıyorum. Uzaktan, renklerinin alaşımı gözlerimi alıyor günebakanların. Sevdiğiniz bir günün, yerin […]

devamını oku »

“En nihayetinde bir insan, çözülmesi az çok karmaşık bir depremdir.” Philippe Sollers Yazdığı her metinde sizi söylensel bir dille buluşturan Philippe Sollers, çağın deneysel anlatıcısı bence! Neden “deneysel” diyorum onca yapıtıyla zamanına iz düşürmüş bir anlatıcıya? Dilimize yeni çevrilen “Merkez” romanını okurken, ister istemez Rilke’nin “Malte Laurids Brigge’nin Notları”na döndüm. Ortak bir payda bulduğumdan değil; […]

devamını oku »

“…başkalarının kurmacaları, hepimizin kurmaca içinde yaşadığımızın bilincine vardığımız anda yeni bir anlam kazanacaktır.” Marc Augé Söz değil de duygu yorgunlaştırıyor bazen. Dönünce birinin içsesine bunu anlıyorsunuz. Uzayan bir yol, yolculuk bakışı gelip siniyor ruhunuza. Size iyi gelebilecek biriyle yolculuk… Başka hayatlara bölünmeyen, birlikte var edebileceğiniz bir zaman yolculuğu… Günboyu denizin seyrine dalarken çaybahçesinde bunu düşündün. […]

devamını oku »

“Sanki tümüyle başka biri şimdi dağcı.” Max Frisch Sözü geçitte bıraktın madem, adsızlaştır kendini. Dağlara döneceğiz yüzümüzü. Yolunu ayrıştırmanın anlamı yok. Sesinin rengini değiştirmenin de. Gitmeyi seçince insan bazen görmeyi de unutuyor. Dahası yaşadığı bilinç yarılması bunu anlatıyor, duygu diline yansıyan da bu. Kentinin sokaklarında gölgen. Orada, içinde değil dışındasın zamanın. Olmakla olmamak arası bir […]

devamını oku »

“Gözlerimizi aldatan şeyler,   aklımızı da sürüklüyor peşinden…” Shakespeare “Trollos ile Kressida”, S.17 SESİNDEKİ sitemi sorgulamak istememiştin. Susarak dinlemiştin yalnızca. O ıssızlığı seçtiğin saatlerin anlamından uzaktı sözleri. Duygularındaki yenilgiden ona hiç söz edemezdin. Dağın yamacındaki bu evde bir süreliğine yaşamayı seçmenin seni nasıl bir dönemece getirdiğini de anlatamazdın. Yaşadığı kente vardığından beri içindeki sanrılar dinmiyordu. Gecesini […]

devamını oku »

Sözcüklerin bazen bükümlendiğini, düşündüklerimi kâğıda aktarmada beni durdurduklarını görüyorum. “Yazma, iletme, dillendirme, geç…” diyemeyeceğime göre… Neden peki, yazmak neden? Yazı bizi neden kendine çekiyor; zamanın her dönemecinde eşlik ederek sağaltıcı bir işlev de üstleniyor… Belki de bu da yanıtsız sorularından hayatımızın! Birinin sizden beklemediğini bile bile yazmak… Her biri yanıtsız sözleri dizimlemek… Sonra tutup şunu […]

devamını oku »

1./ Uçurum O ayrılık  ânında uçurumu görmüştü. Yapayalnızlığını derinden hissetmişti birden. Sonra, bunu yönsüzlük olarak da nitelendirmişti kendince. Gözleri kararmış, yuvarlanmamak için bir ağacın gövdesine tutunmuştu. Kaybolmak istemişti bir ân. O kalabalığa karışıp kaybolmak, hiçleşmek… 2./ Kalsaydım Eğer Yalnızca bunu düşünmüştü. Gitmeyip de kalsaydım eğer nasıl bir hayatım olurdu… Giderek kendini özgürleştirdiğini yazmıştı bir mektubunda […]

devamını oku »

1./ Dokunan Kadının sessizliğindeydi bakışların. O içe dönük halinde. Gülümseyişine gözlerinle yanıt verdin. Dün geceden beri onların buradaki yalnızlıklarını düşünmüştün. Her şeyi o denli özenli kurmuşlardı ki; odada hiçbir şeyin yerini değiştirmeyi düşünemezdiniz bile. Bir masa istemiştin. Örtüsü ve sandalyesiyle gelmişti. “Tek bir bardak çay yeter,” demiştin. Demlik ve şekerlikle bir tepside sunulmuştu. Uykunu kaçırtmak, […]

devamını oku »

Kalemin bir çağrısı olmalı benim için. Yaşadığımız zamanın tınısına eş bir duygu ve düşün taşıyıcısı olarak görürüm çünkü kalemi. Her gün dokunduğum, taşıyıp düş ve düşüncelerimin kâğıda aktarılmasında araç kıldığım kalemim benim altıncı duyu organımdır. Onunla düşünür, okur yazarım; yaşarım da… Kalemsiz bir hayat sönük siliktir benim gözümde. Yeni yaşdönümümde kendimi sokaklara bırakmıştım. Yazın sıcağı […]

devamını oku »

Feridun Andaç ile “Bir Yazarınız Olmalı” başlıklı Butik Global online interaktif sınıf ortamında edebiyat seminerleri 16 Haziran’da başlıyor. Online interaktif sınıf ortamında yapılacak olan bu seminer yazar-yapıt/konu eksenli  edebiyat bilgisini geliştirmek, yazar tanıma/okuma, metin çözümleme yöntemlerini öğrenmek isteyen okurlar için düzenleniyor. Yazmak için gerekli olan birikimi elde edinme yolu/yordamını gösterme; üzerinde durulan yazar/yapıt/konu ekseninde düşünceleri […]

devamını oku »

1./ Sizi Odalarda Tutalım Oda imgesi  bende her zaman sıcaklık ve koruma duygusunu verir. Ev gidilen yer ise, oda yaşanan nefes alınan mekândır. Özeldir, özgüldür. Size kendini açana bu yer sizden ilgi bekler. Yani, yaşayacağın gibi donat beni, der. Çünkü oda içerisidir, sizi koruyan gözeten ve tanımlayandır. Ve oda her şeydir, çoktur, çoğuldur, çoğaltandır. Odanın […]

devamını oku »

Acı gelip kapınıza dayandığında ne yaparsınız? Yaşama telâşı mı alır sizi, yoksa benliğiniz tümden kaskatı mı kesilir? Herkes bu yöndeki bir deneyimini, yaşadığı ânı anlatsın desek; eminim ki her birimizin duygu yansıması başka başka olacaktır. Bıçak yarası acısı bile farklılıklar gösterdiğine göre… Flaubert kardeşi Caroline’i genç yaşında yitirince derin bir kedere bürünür. Ona  duyduğu sevginin […]

devamını oku »

Feridun Andaç ile Butik Global Online İnteraktif Sınıf Ortamında Edebiyat Seminerleri, “Bir Yazarınız Olmalı” başlığıyla 30 Haziran- 18 Ağustos’ta, Pazar günleri 20.00-22.00 saatleri arasında yapılacak. Online interaktif sınıf ortamında yapılacak olan bu seminer yazar-yapıt/konu eksenli  edebiyat bilgisini geliştirmek, yazar tanıma/okuma, metin çözümleme yöntemlerini öğrenmek isteyen okurlar için düzenleniyor. Yazmak için gerekli olan birikimi elde edinme […]

devamını oku »

“Böyle küçük şeylerin ne önemi vardı!” Flaubert Kaçıncı düştü bu, sormadın. Avunçlu bekleyişlerin gölgesindeydi duyguların. Zaman esintileri almıştı bakışlarınızdaki yorgunluğu. Kentin alacakaranlığı ise anlatıyordu asıl örselenenlerin ne olduğunu. Adlandırmak nafileydi. Yıkıntılardan geçiyordunuz gün gün. Suskunluk örtüsünü aralayan bir görüntü ilişmişti gözünüze. Yitirilen söze kavuşmuşçasına dönmüştü bakışlarınız ona. Umutlanış vardı, bekleyişlerin yaşattığı ayrılıkları ortadan kaldıran yakınlık… […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z