Masthead header

Zeynep Kahraman Füzün’a 6 soru | Can Öktemer

En son okuduğunuz kitabın adı nedir?  İzlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Feyyaz Kayacan’ın Çocuktaki Bahçe isimli romanını okudum. Öykülerini çok seviyordum ancak bu tek romanını okuma fırsatı bulamamıştım. Çok keyifli bir metin. Dil kullanımı zaten çok iyi, bilirsiniz. Bir de Feyyaz Kayacan ile ilgili şöyle bir anım var. Yıllar önce yazar keşfetmek için dergi ve antoloji okuyordum. Feyyaz Kayacan’ın şimdi adını unuttuğum bir öyküsüyle karşılaştım ve şok oldum. Muhteşemdi. Adını hiç duymamıştım. Kitaplarının baskısı yokmuş o zamanlar. O yüzden herhalde dile getirilmiyordu. Şu anda adını duymayan, metinlerini bilmeyen yoktur sanırım. Varsa eğer muhakkak okumalarını öneririm.

Son okuduğunuz kitapta, en beğendiğiniz cümle ya da alıntı nedir?

“Öldükten sonra top­rak her yerde topraktır. Birinci mevki toprak diye bir şey ara­mayın. Adressizliktir ölüm. Loca değil, kürsü değil, borazan değil, kantar değil. Hangi terziye diktirilecek kefenin cebi? En önemlisi son soluğun geçmişi, toplamı ve coğrafyası­dır. Alt tarafı, ötesi, minare tozu.”

Yeni bir kitaba başlamadan önce arkadaşınızdan mı tavsiye alırsınız, kitap eklerinden mi yararlanırsınız yoksa tamamen sezgilerinizle mi hareket edersiniz?

Edebiyat çevresinde çok görürsem merak eder araştırırım. Birkaç alıntısını bulur okurum. Seversem başlarım. O aralar metin yazacaksam okumalarım daha çok o alanda olur. O zaman da sınırlı sayıda seçeneği elememe gerek kalmıyor. Öyle durumlarda ise mantığımla hareket ediyorum.

Keşke bu kitabı ben yazsaydım dediğiniz bir kitap var mı?

Çok fazla var. Bence bu his oluşuyorsa o metin iyi demektir. Metafor çok seviyorum. O yüzden Dönüşüm’ü yazmak isterdim. Bir de en son Dünya Topraklarında’yı yazdığım için aklıma H. G. Wells’in Zaman Makinesi geldi. Bence muhteşem. Pek çok yapıta ilham olmuş. Bilimkurgu filmlerinde ve romanlarında izlerini açıkça görebilirsiniz.

Yazdıklarınızı ilk olarak ne zaman gün ışığına çıkardınız ve ilk kimlere okuttunuz?

Yazmak sayılırsa ilk yazım ilkokul üçe veya dörde giderken bir çocuk dergisinde yer almıştı. Sonra hep yazdım. On sekiz yaşındayken bir mektup yarışmasında birinci olunca ise kendime güvenip yazar olmaya karar verdim. O sırada bütün okul mektubu dinlemiş oldu.

Belirli yazma alışkanlıklarınız var mı? Gürültülü bir yerde mi yoksa sessiz bir ortamda mı yazmaktan hoşlanırsınız?

Kesinlikle her yerde yazarım ama konsantre olmam şart. Sessizlik severim. Sessizlik derken bir kafede de yazabiliyorum ama çok yakınımda uyaran bir sesin olmamasından bahsediyorum. Yoksa uzağın gürültüsü beni rahatsız etmez, dikkatimi dağıtmaz.

edebiyathaber.net (23 Temmuz 2021)

  • Yusuf Ahmet boz - 26/07/2021 - 16:36

    Neler hissettiğimi sormayın
    Gerçekten,
    Başım öne eğik,
    Kömürleşmiş gözlerim
    Ondan.
    Işık almıyor bedenim,ama ondan değil
    Odam kapkaranlık.
    Kapının kolu kırık,
    Bir ağlama sesi
    geliyor, sanki hıçkırıklarımdaki
    Adınmı, yoksa
    Kapının kırık, olan kolundan tutunuyor
    Rüzgarlarda, ki
    Uğultunmu yoksa.
    Neler hissettiğimi bilmiyorum
    Gerçekten
    Kalbime vurduğun, ateşin körelmesimi?
    Yoksa? bu, kan kırmızı
    Hayat.
    YUSUF AHMET BOZcevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r