Masthead header

Yazarın Odası: Devrim Horlu | Meltem Dağcı

Edebiyatçıların yaşamlarını, yazdıkları mekânları, son zamanlarda okuduğu kitapları bu defa yakınlarının gözünden mercek altına almaya çalıştık. Şair Devrim Horlu’yu, arkadaşı Burak Albayrak ile konuştuk.

1)Yazılarını nerede yazar? Yazarken denk geldiğinizde o an yaşadığınız ilginç bir anınız oldu mu?

Devrim’in ağırlıklı olarak yalnız yazmayı tercih ettiğini biliyorum. Yalnızlıktan kastım genel olarak yanında tanıdığı biri olmaması. Genel olarak evinde yazıyor ama otobüste, metroda ya da bir kafede yazdığını gördüm. Bu yazdıklarının ilk hâllerini görürüm genelde. Son hâllerini gördüğümdeyse büyük oranda değiştiğini fark ederim. Yazıp bırakanlardan değil. İlginç bir anı doğrudan aklıma gelmiyor ama zaman zaman, onun için zor olduğunu bildiğim hâlde bir yerlere oturup bir şeyler yazmayı teklif ederim ve kabul eder. Ne yazacağımızı falan konuşuruz. Ben yazarım, o sağa sola bakar, bir şeyler içer. Niye yazmıyorsun dediğimde “Halledeceğim,” der. Bir dize ya da cümle dahi yazmaz bilirim. Bir iki gün sonra da mail atar yazısını. O sırada ben henüz yazmamış olurum üzerine konuştuğumuz yazıyı.

2) Arkadaşınızla yazı/okuma üzerine neler paylaşırsınız?

Devrim yazdığı her şeyi bana okutur. Uzun zamandır böyledir bu. Ben de ona okuturum. Onun fikirlerimi önemsediğini bilirim. Ben ona bir şeyler okuttuğum zaman görmediğin yerlere işaret ettiğine çok şahitlik ettim. Okuma olaraksa benim ondan daha faydalı olduğumu söylemişti bir kere. Onun sevdiği kitapları (bunlar genelde edebiyat tarihi açısından önemli kitaplar olsalar da) ben pek sevmem. Zor beğenirim zaten. Devrim benim önerdiğim kitapları çok sever. Çok iyi tanıyorum onu çünkü. Neyi seveceğini bilirim. John Fante önerdim mesela. Tüm kitaplarını okudu. Dönüp dönüp okuyor. Genelde böyle olur.

3) Yazdıklarıyla ilgili sizden ne tür fikir/ öneri alır?

Dediğim gibi bana her şeyini okutur. Onun kendine has bir şiir dili var. Bazen farklı şeyler yazmaya çalıştığında danışır. Mesela komik bir dize yapar ve benim tepkimi ölçer. Sahiden komik olsun ister çünkü. Aklıma gelen bir mesela var. Devrim genelde, bazen bir aşk şiiri olsa dahi politik bir şeyler söylemeyi sever. Burada doz çok önemli bana kalırsa. Zaten bana kalırsa onun şiirlerinin sevilmesi biraz da bundan kaynaklı. Dozu iyi ayarlıyor. Bu tür şiirleri gösterdiği zaman bu meseleyi sorar. Denge konusunda uyaracağımı bilir zaten.

4) Yazı yazarken vazgeçemediği ritüelleri nelerdir?

Öyle şeylerle pek işi olduğunu görmedim. Zaman zaman sesten rahatsız olur ki zaten çoğumuz öyleyiz.

5) Son olarak, elinde en son gördüğünüz kitapları öğrenebilir miyiz?

En son “Kurmaca Nasıl İşler” diye bir kitap vardı elinde. Nursel Duruel’in “Yazılı Kaya” kitabını da hatırlıyorum. Ara sıra çocuk kitapları oluyor yanında ama isimleri aklıma gelmiyor şu an.

edebiyathaber.net (8 Ekim 2020)

  • Edebin ler - 13/11/2020 - 14:49

    İçinde emekli büyükelçi kocasını gömmüş seksenlik bir nine yaşayan
    On yaşında bir ergen.
    Bi de “ayhan koc yine harikalar yaratmış” ne canım adam, Emine Beder mi bu, Marta Stü ırt mı bu..
    Canım harikalar yaratmışşın, yalancı
    Su böreği enfes olmuş..cevaplakapat

  • Celil Atay - 13/11/2020 - 17:00

    Öykü Öz’ün ideolojik paçozluğu da
    tüy dikmiş ama kitabın tanıtımına.
    Hele o kapak, biraz masal mit falan
    serpiâtirdi herhalde Koç, serpmece, canım kadın, sımsıkı..cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r