Masthead header

Yazarın Odası: Beril Erbil | Meltem Dağcı

Edebiyatçıların yaşamlarını, yazdıkları mekânları, son zamanlarda okuduğu kitapları bu defa yakınlarının gözünden mercek altına almaya çalıştık.Yazar Beril Erbil’i, ablası Işıl Erbil ile konuştuk.

Yazılarını nerede yazar? Yazarken denk geldiğinizde o an yaşadığınız ilginç bir anınız oldu mu?

Beril yazılarını evinde sessiz ve sakin bir ortamda yazar. Yazarken yanında birisinin olmasını istemez, müzik açmaz. Çalışma odasındaki ahşap masa, salondaki yemek masası ya da mutfak masası çalışma alanıdır. Kafede, kalabalıklarda, gürültülü yerlerde yazmayı çok sevmez. Ancak bulunduğu ortamlarda çok iyi gözlem yapar; her zaman yanında taşıdığı küçük defterine ya da telefonuna notlar alarak yazı için malzeme biriktirir.

Edebiyatçıların yaşamlarını, yazdıkları mekânları, son zamanlarda okuduğu kitapları bu defa yakınlarının gözünden mercek altına almaya çalıştık. Yazar Beril Erbil’i, ablası Işıl Erbil ile konuştuk.

Beril, yazarken yalnız olmayı tercih ettiğinden ilginç bir anımız yok aslında. Ama son yaz şahit olduğum bir şeyi ilginç olarak değerlendirebilirim: Yazlıkta birlikte geçirdiğimiz dönemde gazeteye yazısını yetiştirmesi gerekiyordu. Aile bireylerinin arasında, o kalabalıkta kulaklığını takıp, müziği açıp yazısına odaklanmış ve kısa sürede yazısını tamamlamıştı. Sessizlikte, yalnızken ve müziksiz yazan Beril’in aslında her koşulda yazabildiğine tanık olmak ilginçti.

Kardeşinizle yazı/ okuma üzerine neler paylaşırsınız?

Yazdıklarımız, okuduklarımız, okumayı planladıklarımız, yazmayı hayal ettikleri, kitapların film uyarlamaları, edebiyat haberleri gibi pek çok şey paylaşırız Beril’le. Okuduğumuz kitaplar üstüne çok konuşuruz. Özellikle dil, kurgu ve teknik ana konularımız olur. Ben bu konularda Beril’den çok şey öğrenirim. Edebiyat dışında ise, psikoloji konularında okuduklarımız üstüne uzun uzun konuşur, tartışırız. Beril’in kitap önerileri çok kıymetlidir benim için.

Yazdıklarıyla ilgili sizden ne tür fikir/ öneri alır?

Yazdıklarını ilk okuma şansına sahip birkaç kişiden biriyim. Ancak yazdığı yazı veya öykü tamamlanmadan, yaratım sürecinde yazdıklarını benimle paylaşmaz Beril. Son noktayı koyduktan sonra yazdıklarını okurum. Kurgu ve dille ilgili görüşlerimi bir okur olarak söylerim. Bu süreçte yazdıkları içinde demlenir zaten, tekrar gözden geçirir. Ve artık tamam, bitti dediği noktada yazdıklarının son halini tekrar benimle paylaşır.

Yazı yazarken vazgeçemediği ritüelleri nelerdir?

Özel bir ritüeli yok bildiğim kadarıyla. Sakin ve sessiz olan sabah saatlerinde erkenden yazı masasına oturur. Sütlü kahvesiyle ayılmaya çalışırken yazmaya başlar. Yazarken kahve ya da çay içer.

Not aldığı çok sayıda defteri vardır. Yazılarını bilgisayarda yazar ama taslaklar üstünde çalışırken karalama kağıtlarını kullanır.

Son olarak, elinde en son gördüğünüz kitapları öğrenebilir miyiz?

Bütün Günlerin Akşamı – Jenny Erpenbeck

Soluk Bir An – Behçet Çelik

Psikolojik Otobiyografi – Hermann Broch

Kadının Bedeni, Kadının Bilgeliği – Dr. Christiane Northrup

edebiyathaber.net (18 Kasım 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r