Masthead header

Varlık’ın Ocak 2022 sayısı “Modern Çağda Evin Değişen Anlamı” dosyasıyla yayımlandı

Varlık dergisinin Ocak 2022 sayısı “Modern Çağda Evin Değişen Anlamı” dosyasıyla yayımlandı.

Dergide yer alanlar şöyle:

Dosya: “Modern Çağda Evin Değişen Anlamı” – Nilüfer Talu, Umut Şumnu, İlona Baytar, Murat Küçük, Ali Tansu Turhan, Erkan Tahhuşoğlu, Fatma Berber, Hikmet Temel Akarsu

Sait Faik’in kayıp bir metni: “Aşka Dair” / Sunan: Bilgin Güngör

Yazı: Çok Özel Eserler Sözlüğü: İlhan Fahri Demir’in “Konya Oturak Âlemleri” Romanı İçin Dört Derkenar (İbrahim Yıldırım) – Fuat Çağatay’ın Resmi: Klasiğin Soyuta Evrilişi (Gültekin Emre) – Cinsiyetsizlik ya da Fransızcaya Darbe Girişimi (Gülüş Türkmen) – Sinema ve Edebiyat: Fatma Girik ile Söyleşi (Burak Süme) – Kısa Filmin Uzun Sözü: Sezen Kayhan ile Söyleşi (İrem Kargıoğlu) – Hüsrev Pertev’in Edebî Hayatını Arayüz Yöntemi ile Okuma Örneği: “Hoş Bulduk Hayat” (Mine Hoşcan Bilge) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak) 

Şiir: Hüseyin Köse, Deniz Durukan, Nilay Özer, Reha Yünlüel, Şakir Özüdoğru, Müesser Yeniay, Nur Karagöz, Ayşe Şafak Kanca, Meral Aydın İpek 

Öykü: Deniz Özbeyli, Asil Çam, Hülya Yalçın 

Desen: Özge Ekmekçioğlu

Varlık Kitaplığı: Fatma Nur Türk ile “Lady Papa” Üzerine Söyleşi (Burak Acar) – Sina Akyol ile “Şiirler” Üzerine Söyleşi (Oğuz Tümbaş) – “Kehribar Geçidi” – Nazan Bekiroğlu (Elias Koç) – “Müderris ve Virtüöz” – Selçuk Orhan (Evren Kuçlu) – “Evvel Zaman İçinde İstanbul” – Ahmet Bozkurt (Bâki Asiltürk) – “Yaşa ya da Öl” – Anne Sexton (Sezer Akdemir) – Küresel Haberler (Zeynep Şen)

Edebiyattan resme, sinemadan sanat tarihine, felsefeye geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Çok Özel Eserler Sözlüğü, Sinema ve Edebiyat, Kısa Filmin Uzun Sözü, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Editörden

Varlık dergisinin Ocak 2022 sayısının dosya konusu, “Modern Çağda Evin Değişen Anlamı”. Dosyamıza katkıda bulunan isimler ise Nilüfer Talu, Umut Şumnu, İlona Baytar, Murat Küçük, Ali Tansu Turhan, Erkan Tahhuşoğlu, Fatma Berber ve Hikmet Temel Akarsu.

Ev şüphesiz sadece bir konut değil. Doç. Dr. Nilüfer Talu “Evin Anlamı ve İnşası Üzerine” başlıklı yazısında “Evi anlamak bulunduğun yeri, kendini ve köklerini anlamayı gerektirir,” diyor; fenomenolojik ve psikolojik bağlamlarda modern kültürde ev olgusunu, covid 19 pandemisi sürecinde ortaya çıkan “karantina evi”ni inceliyor. Talu’ya göre “Bir yandan modern bireyin büyük kentte yabancılaşması ve yalnızlaşması, öte yandan konutun modern tasarımın çeşitli fikirlerinin denenebileceği bir laboratuvar haline gelmesi ev özlemine yönelik söylemleri doğuruyor. Sanat, edebiyat, felsefe, toplumbilim kuramları evi nostaljik, kayıp bir imge, bir mit olarak üretiyor.”

Doç. Dr. Umut Şumnu, “Modern Evin İkili Yaşamı: Dışsal Yolculuklar, İçsel Keşifler” başlıklı yazısında evsel iç mekânın ne olduğunu, barındırdığı değişik anlamları ve bu anlamların birbiriyle çatışmasını irdeliyor. Şumnu’nun soruları ayrı ayrı düşünmemizi gerektiriyor: “Peki, nedir modern evsel iç mekân? İşlevsel bir makine ev mi? İçle dış arasında mutlak bir birliktelik kuran, içeriden bakan skopik özneye dünyanın bütün olasılıklarını sunan ama toplumsalın da içeriyi istila etmesine, gözetlemesine olanak sağlayan bir cam ev mi? (…) Dışarının yabancılaştırıcı ve anonimleştirici ortamından kaçarak sığındığım, geçmişimi sakladığım düşsel bir ev mi? Her ne kadar tekinsiz ve rahatsız edici olsa da beni iç kuytularıma götüren, hayaletleriyle dost olduğum ve en derin arzularımı açığa çıkaran bir arzu makinesi olarak ev mi?”

Sanat tarihçisi, araştırmacı İlona Baytar, Osmanlı döneminde Türk toplumunun mahremiyetini hem mimarisi hem de iç mekânı ile yansıtan evlerin Batılılaşmanın etkisiyle nasıl dönüştüğünü “Hoca Ali Rıza’nın Resimlerinde[ki] Ev”leri inceleyerek ortaya koyuyor. Talu’ya göre “Aslında Türk toplumunda bir eve girmek birçok düzeyde sorunludur. Ev geleneksel olarak dış dünyadan korunan bir kavramı ifade eder. Dolayısıyla Osmanlı toplumunun tüm düzeylerinde ev kavramı önemli bir içsellik ve dışsallık unsurudur, yani neyin iç’te ve neyin dış’ta olduğunun sınırları belirlidir.”

Murat Küçük, “Hayvanların Evi Neresidir?” diye soruyor, “Hayvanat Zindanları ve Akvaryumlar Bağlamında Hayvanların Mekân Hakkı Üzerine Bir Deneme”sinde. Dilsel tercihlerimizi ufuk açıcı şekilde sorunsallaştıran Küçük’e göre –bir kapatma mekânı olmasına rağmen– “hayvanat bahçesi” adlandırması içindekilerin esaretini gizliyor; hayvanların alan mücadelesine girmediği, gıdalarını hazır buldukları, üremelerinin kontrol edildiği bir mekân onların evi olamaz.

Dosyamızda evin birbirinden farklı anlamlar yüklendiği sinema sanatına yer vermeseydik olmazdı. Evi çok katmanlı bir hatıralar bütünü olarak değerlendiren Fatma Berber, Diyalog filminin yönetmeni Ali Tansu Turhan ve Koridor filminin yönetmeni Erkan Tahhuşoğlu ile yaptığı söyleşilerde karakter ve ev arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Turhan ve Tahhuşoğlu ilginç saptamalarıyla dosyamızı zenginleştiriyorlar.

Hikmet Temel Akarsu, “Çağdaş Türk Edebiyatında Mekân ve Mimarlık” başlıklı yazısında 20. yüzyıldan 21. yüzyıla geçişte evsiz kalmanın nasıl en büyük korkumuz haline geldiğini siyasi ve ekonomik şartları irdeleyerek ortaya koyuyor ve “barınma, konut, mekân ve kent meselelerinin bu denli yakıcı ve yaralayıcı olduğu bir çağda edebiyatın bu yaratıya, estetiğe ve kültüre dair söylediklerini, ortaya koyduğu görkemli eserleri kim biliyor, kim bunlarla ilgileniyor, kim bunlardan yararlanmayı deniyor, kim bunlardan medet umuyor?” diye soruyor.

Mehmet Erte

edebiyathaber.net (28 Aralık 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r