Varlık’ın Mart 2024 sayısı çıktı

Şubat 27, 2024

Varlık’ın Mart 2024 sayısı çıktı

Varlık dergisinin Mart 2024 sayısı yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

Dosya: “Algoritmik Tahakküm” – Oğuz Kuş, Gülşah Başlar, Cemile Tokgöz, Şafak Tanır Levendeli, Murat Uluk, Birkan Koç

Yazı: Grafik Tasarım Nasıl Anlatılır: Ayşegül İzer ile Söyleşi (Mine Bican) – Türkçe Günlükleri (Feyza Hepçilingirler) – Taşıyan, Taşınan Zamanın Anlatıcısı: Füruzan (Feridun Andaç) – Klasik Müzik Sanatı: Aydın Karlıbel ile Söyleşi (Fatma Berber) – İstanbul’un İyi Kalpli Masalcısı: Mario Levi (Olga Ünal) – Çağdaş Sanat: Özkan Işık ile Söyleşi (Hıdır Eligüzel) – “Şiirin Fizyolojik Kökü Var mı” Sorusuna Cevaplar (Tahir M. Ceylan) – 1945’ten “Boşboğaz” Mizah Gazetesinde Kadın (Fatma Fulya Tepe) – Karanlıkta Işıldayan Bir Yazar: Mine Söğüt (Hülya Soyşekerci) – Hayatı İdrak Teşebbüsleri: Yaralar ve Yamalar (Murat Batmankaya) – Yarım Kalmışlık Sendromu, Türkiye’nin Ruhu ve Bizim Gibiler (Faruk Turinay) – Rüzgâr Odası (Yavuz Özdem) – “Selimiye Mektupları”ndaki Yılmaz Güney (Gültekin Emre) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Şiir: Oya Uysal, Abdülkadir Budak, Arif Erguvan, Mert Özden, Rüveyda G. Balcı, Esra Dökmen, Ayşenur Andaç, İbrahim Halil Ergin

Öykü: Özge Gündoğdu, Ahmet Rıfat İlhan, Zabel Yılmaz

Desen: Özge Ekmekçioğlu

Kitaplar Arasında: Müge İplikçi ile “Ah be Melek” Üzerine Söyleşi (Özge Ercan) –  “Yalnızca Çocuklar Uzaklara Bakar” – Şükrü Erbaş (Şeref Bilsel) – Zehra İpşiroğlu ile “Hatırlayamadıklarımız” Üzerine Söyleşi (Tijen Savaşkan) – “Yeniden İnşa” – Senem Gezeroğlu (Gül Yıldız Ermiş) – Ersin Engin ile “Düş/Zaman” Üzerine Söyleşi (Nilay Özer) – “Lukianos’un Horozu” – Sülbiye Yıldırım (Hande Baba) – Polat Özlüoğlu ile “Sahi Adım Neydi” Üzerine Söyleşi (Esin Hamamcı) – “Derz” – Hakan Günday (Zeynep Yenen) Edebiyattan resme, felsefeden sanat tarihine, fotoğraftan dilbilime geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Çağdaş Sanat, Türkçe Günlükleri, Klasik Müzik Sanatı, Nasıl Anlatılır, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Kitaplar Arasında bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Editörden

Varlık dergisinin Mart 2024 sayısının dosya konusu “Algoritmik Tahakküm”. Dosyamıza katkıda bulunan yazarlar ise Oğuz Kuş, Gülşah Başlar, Cemile Tokgöz, Şafak Tanır Levendeli, Murat Uluk ve Birkan Koç. Yaşam tarzımız konusunda tahminde bulunan, ırkına göre kimin daha hasta veya suçlu olduğuna karar veren, eğilimlerimizi değiştiren, yeni dünya düzeni ve toplumsal cinsiyet gibi konularda görüşlerimizi etkileyen dijital platformların algoritmalara dayalı çalışma sistemini sorguluyoruz.

“Algoritmalar kişinin belli bir evi kiralamak üzere uygun bir aday olup olmadığı hakkında ev sahiplerine bilgi verebilir ve bu, algoritmaların insanların barınma hakkı üzerinde karar verebileceği anlamına gelir,” diyor Oğuz Kuş ve “Algoritmik Yanlılık Meselesi: Somut Teknolojik Sorunlar ve Çözüme Ulaşmak Üzere Atılan Bebek Adımları” başlıklı yazısında sosyal bilimler perspektifinden “gelişen teknolojileri toplumsal gerçekliğin içerisinde anlamlandırmaya” çalışıyor. “Öngörücü algoritmaların barındırdığı toplumsal riskleri algoritmik yanlılık ve geri bildirim döngüsü çerçevesinde” tartışıyor.

“Kullanıcının algoritmik kürasyona nasıl tepki verdiğine, algoritmik bilgi ve farkındalığına odaklanan çalışmalar”ın sınırlı olduğunu belirten Gülşah Başlar ve Cemile Tokgöz, “Tahakküm, Tahayyül, Taktik” başlıklı yazılarında “Algoritmalarla Ne Yapacağız?” diye soruyorlar ve “Algoritmalar dijital medyada biriken büyük veriyi bir çıktıya dönüştüren, matematiksel, nesnel, mantıksal ve insan hatasının en aza indirgendiği otomatik süreçler olarak müjdelenmiştir. Halbuki teknoloji şirketleri algoritmaları aracılığıyla işlediği verilerden ürettiği enformasyonla gözetim ve denetimi derinleştirerek öngörü iktidarlarını tesis ederler,” diyorlar.

Şafak Tanır Levendeli, “Algoritmik Yanlılığın Kültürel Tekdüzeliği” başlıklı yazısında “Algoritmalar insanlar tarafından yaratılırlar ve dolayısıyla toplumda var olan önyargıları öğrenir ve sürdürürler. Bu doğrultuda, dijital hayatın tüm alanlarına nüfuz eden algoritmalar, elbette kültürel sektörlerin de yapısını değiştirdi. Müzik, film, edebiyat ve görsel sanatlar gibi alanları kapsayan kültürel ve yaratıcı endüstriler algoritmik önyargıların halihazırda sürdürüldüğü alanlardır. Bu önyargılar stereotipleri sürdürebilir, eşitsizlikleri güçlendirebilir ve çeşitli içeriklere erişimi sınırlayabilir,” diyor.

“Dijital reklam endüstrisinin kusursuz ve kârlı biçimde çalışması ile kişiselleştirme becerisi arasında güçlü bir bağ” bulunduğunu belirten Murat Uluk, “Kişiselleştirilmiş Reklamlarda Yanlılık: Algoritmalar Kurban mı? Suçlu mu?” başlıklı yazısında “algoritmaların karar sürecindeki yanlı davranışlarını” inceliyor. Yazısının sonunda bir çözüm önerisi sunuyor: “Şeffaflık, hesap verilebilirlik, mahremiyet ve veri güvenliği gibi faktörler ön planda tutulduğunda djital reklam alanındaki algoritma kaynaklı eşitsizlikler, önyargılar ve ayrımcılık kayda değer biçimde azalacaktır.”

Birkan Koç, “algoritmik yanlılığı farklı açılardan ortaya koymak ve algoritmik okuryazarlığı artırmak üzere yapılacak çalışmalara yeni bir bakış açısı kazandırmak üzere” “Sosyal Medya Algoritmaları, Algoritmik İllüzyon ve Algoritmik Teslimiyet” kavramlarını inceliyor ve “Kullanıcılar her ne kadar kendi etkileşim verileri sayesinde sistemleri yönlendirdiklerini düşünseler de ilgi alanlarını tetikleyen ve onları belli ilgi alanları etrafında toplayan sistemin ta kendisi olabilir. (…) Yaşam tarzı, alışkanlıklar ve tercihler üzerine anlamlandırma yapabilmek kullanıcının manipüle edilmesi sorununu da beraberinde getirir,” diyor.

Mehmet Erte

edebiyathaber.net (27 Şubat 2024)

Yorum yapın