Masthead header

Varlık’ın Ağustos sayısı çıktı

Varlık dergisinin Ağustos sayısı “Aktivizm” dosyasıyla yayımlandı.

Dergide yer alanlar şöyle:

Dosya: “Aktivizm” – Emre Sünter, Itır Erhat, Sema Semih, Pınar Derin Gençer, Fatma Berber

Şairin Hikâyesi: “Unutulmuş bir hikâyesiyle Celal Sılay” – Erol Gökşen

Yazı: Sanat Nasıl Anlatılır: İpek Duben ile Söyleşi (Mine Bican) – Edebiyatımızın Ekoeleştiri Öncüsü Yaşar Kemal ve Psikomitoloji (Buket Uzuner) – Sinema ve Edebiyat: Ertem Göreç ile Söyleşi (Burak Süme) – Çoksesli Şiirin Orkestra Şefi: Lâle Müldür (Elçin Sevgi Suçin) – Hiç Korkulur mu Hitchcock’tan (Deniz Özbeyli) – Vardılar… Hep Varlar (Gültekin Emre) – Güvercinler ve Tarzan (Vecdi Çıracıoğlu) – Yazı: Bir Arzu Konstrüksiyonu (Aylin Antmen) – Çağdaş Sanat: Can Aytekin ile Söyleşi (Hıdır Eligüzel) – Yapay Dev Leviathan’ın Tersine: Bir Ütopyam Bile Yok (Zehra Betül Yazıcı) – Türkçe Günlükleri (Feyza Hepçilingirler) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Şiir: Sandra Beasley, Hakan Güzeldere, Serkan Türk, Ayşe Nur Biçer, Kenan Akpınar, Furkan Eren Ekici 

Öykü: Gökhan Yılmaz, Özgü Çömezoğlu, Mehmet Kabakçı 

Desen: Özge Ekmekçioğlu

Varlık Kitaplığı: Mehmet Altun ile “Miski-i Amber” Üzerine Söyleşi (Betül Dünder) – “Sera Toplumunda Çöl Olmak” – Hüseyin Köse (Süleyman Turna) – Deniz Poyraz ile “Dünya Unutana Kalır” Üzerine Söyleşi (Dilek Üstündağ) – “Şima” – Hasan Özkılıç (Semiramis Yağcıoğlu) – “Zamanın Kapıları” – Ayşe Övür (Üzeyir Karahasanoğlu) – Hülya Soyşekerci ile “Günışığı Demeti” Üzerine Söyleşi (Semiramis Yağcıoğlu) – “Suat Derviş: Efsane Bir Kadın ve Dönemi” – Liz Behmoaras (Serhan Aytekin) 

Edebiyattan resme, sinemadan sanat tarihine, gezi izlenimlerinden felsefeye geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Şairin Hikâyesi, Çağdaş Sanat, Sinema ve Edebiyat, Türkçe Günlükleri, Nasıl Anlatılır?, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Editörden

Varlık dergisinin Ağustos 2022 sayısında odağımızda “Aktivizm” var. Dosyamıza katkıda bulunan yazarlar Emre Sünter, Itır Erhat, Sema Semih, Pınar Derin Gençer ve Fatma Berber.

Eylemlerin niteliği, tarihi ve sonuçları üzerine çok konuşuldu, yazıldı. Ama bir kavram olarak aktivizm ne ifade ediyor, nereden filizlenip ne yönde gelişiyor? Bu sorunun yanıtını arayan Emre Sünter, “Bir Aktivizm Felsefesi İçin Dört Önerme” başlıklı yazısında “aktivizm, adına ‘gündelik’ hayat denilen o türlü etkinlikler sirkinde el yordamıyla yönünü arayan eğilimlere bir meyil verecek ortamları yaratma çabası. Bir aralığın açma-germe egzersizleriyle genişletilmesi, artık tanıdık biçimlere, yapılara ve anlamlara tercüme edilemeyecek denli yoğun bir sürecin içinde, coşkunun gücüyle yeni eyleme tarzlarının, yeni yaşam biçimlerinin doğaçlanması,” diyor.

Itır Erhart, “Umutlu Gezegendaş Olmak” başlıklı yazısında “aktivizm ve ‘aktif yurttaşlık’la ilgili konuşmalara, atölyelere” “Sizin meseleniz nedir?” sorusuyla başladığını vurguluyor ve “sosyo-politik sistemleri, vahşi kapitalizmi, gelir adaletsizliğini, cinsiyetçiliği, milliyetçiliği, türcülüğü, ataerkil yapıları, otoriteyi sorgulayan, bireysel ve kolektif aksiyona davet eden bir ‘umut’tan” bahsediyor.

Son yıllarda aktivizmin kazanımlarını, karşılaştığı tepkileri ve toplumda yarattığı dönüşümü en iyi trans aktivizmi üzerinden inceleyebiliriz herhalde. Bu konuda söz alan Sema Semih, “Toplumsal Cinsiyet Karşıtlığı ve Trans Aktivizmi” başlıklı yazısında “Kadınlara dair hukuki kazanımların LGBTİ+’ların çoğalması gerekçe gösterilerek feshedilmesi Türkiye’deki feminist siyaset ya da kadın hareketi için de bir nevi ahlak sınavı niteliği taşıyor. İktidarın kabaca söylersek ‘kadınlar ve eşcinseller’ arasında yarattığı ikilik, feminist kuram ve siyaset içerisinde ‘kadınlar ve translar arasında’ kutuplaşmaların meydana gelmesine de zemin hazırladı. Trans dışlayıcı radikal feminizm tartışmaları iktidarın örgütlediği toplumsal cinsiyet karşıtlığının gölgesinde patlak verdi,” diyor.

Dosyamızın sonunda aktivizm ve performans sanatı ilişkisine odaklanıyoruz. Fatma Berber’in sorularını yanıtlayan performans sanatçısı Pınar Derin Gençer’e göre “Her aktiviste performans sanatçısı, her aktivist eyleme performans sanatı diyemeyiz.” Ama “üzerinde iktidar kurulmaya çalışılan bedeni odağına alan”, “sınırları muğlaklaştıran” “performans sanatının aktivizmin öğelerini taşıdığını söyleyebiliriz.” 

Eylül sayımızda buluşmak üzere.

Abonelik için>>>

edebiyathaber.net (29 Temmuz 2022)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r