Masthead header

Unutulmaz aşkların yazarı Güzide Sabri’nin unutulmayacak romanları

Güzide Sabri’nin “Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi” ve “Nedret” adlı romanları Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Karasevda romanı denince ilk akla gelen eser olan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi ve yazarın bu kitaptan 18 yıl sonra devam kitabı olarak yazdığı Nedret, yenilenmiş baskılarıyla, bir kez daha…

Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi

Ah, ben bu zaafı onların yanında neden göstermiştim? Şimdi ne kadar utanıyorum! Ne söyleyeceğimi şaşırmıştım. Bunu ancak yine metanetimle tamir edebileceğimi düşündüm. Bu anda her şeyden, hatta kendimden bile iğreniyordum. Artık beyhude yorgunluk, bu faydasız didişmeden bıktım… Gözlerimden akan yaşlar, ruhumda yanan ateşle kurumuştu.

“Romanlarında kırılgan aşkların duygu yüklü dünyasını aksettiren Güzide Sabri’nin en önemli romanı, ilk baskısı 1905’te yapılan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi‘dir. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, dönemin karasevda romanlarının tipik özelliklerini yansıtan bir roman olarak ön plana çıkar.”
Necati Tonga

Güzide Sabri’nin yazıldığı günden beri sevilerek okunmuş, iki defa filme alınmış kült romanı Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, sonraki yıllarda yazılmış birçok aşk romanını da etkilemiş, öncü bir eser.

#edebiyatımızınmirası #karasevda #gözyaşı #çiftlik #ölüm #günlük

Yazar: Güzide Sabri
Dizi: Miras
Tür: Roman
Sayfa sayısı: 152
Fiyat: 11 TL 

Nedret

Nedret burada birkaç defa kendi duygularına daldı. Kalbinin derin bir köşesinde, kendisine gizli gizli gülümseyen, ümide benzer bir şey vardı. Tekmil varlığını, ince ipek bir ağın cazibesi sarıyor, bunun düğümlerini ezelî bir kudretin yardımıyla bağlıyordu. Şu dakikada öksüzlük ve kimsesizlik eleminden daha acı bir mahrumiyet ıstırabı hisseden Nedret tahammülü kıran bir ruh mücadelesi içinde çırpınıyordu. Gözlerinde süzgün bir yeis vardı. Genç ve güzel çehresinin ince hatları üzerinde, geçen günlerin, ölmüş kurumuş hayallerinin gamlı ve solgun gölgeleri dolaşıyordu.

Güzide Sabri’nin, en çok okunan romanı Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi‘nin devamı olarak, ondan 18 yıl sonra yazdığı Nedret, ilk romanın talihsiz kahramanı Fikret’in kızı olan Nedret’in hikâyesinin konu edildiği, öncülü kadar sürükleyici bir roman. Genç Nedret, yüzünü bile hatırlamadığı annesinden kalan notlarla ve mazide kalmış hikâyenin kahramanı insanların hayatına girmesiyle geçmişin puslu perdesini aralamaya çalışırken kendi de annesininkine hiç de uzak olmayan yeni bir aşk hikâyesinin kahramanına dönüşmektedir.

#edebiyatımızınmirası #aşk #gözyaşı #hatıralar #gençlik #özlem

Yazar: Güzide Sabri
Dizi: Miras
Tür: Roman
Sayfa sayısı: 200
Fiyat: 12 TL   

GÜZİDE SABRİ (AYGÜN), 1883’te İstanbul’da doğdu. Adliye Nezareti memurlarından Salih Reşat Bey ile Nigâr Hanım’ın kızıdır. Özel öğrenim gördü. Babasının önce Sivas’a ardından Tokat’a sürülmesi yazarı derinden etkiledi. Küçük yaşta Beyoğlu birinci noteri Ahmet Sabri Aygün’le evlendi. 16 yaşındayken kaleme aldığı, yakın bir arkadaşının ölümünü anlatan Münevver adlı ilk romanı, 1899’da Hanımlara Mahsus Gazete‘de tefrika edildi, 1901’de kitap olarak yayımlandı. Bazı yazı ve şiirlerini “Güzide Osman” ve “Güzide” müstearlarıyla neşretti. Yazar, esas ününü ilk baskısı 1905’te yapılan ve ilerleyen yıllarda defalarca basılan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi adlı romanıyla kazandı. Bu romanı Yaban Gülü (1920), Nedret (1923), Hüsran (1928), Hicran Gecesi (1937), Necla (1941), Mazinin Sesi (1944) romanları takip etti. Hikâyelerini Gecenin Esrarı (1934) adıyla kitaplaştırdı. Güzide Sabri, romantik bir duyarlıkla kaleme aldığı sekiz romanıyla döneminin çok okunan yazarlarından oldu ve popüler roman türünün edebiyatımızdaki önemli temsilcilerinden biri olarak ön plana çıktı. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, Yaban Gülü ve Hicran Gecesi sinemaya uyarlandı. Eserlerinden bazıları Ermeniceye ve Sırpçaya çevrildi. 1946 yılında Giresun’da öldü.

edebiyathaber.net (30 Temmuz 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r