Masthead header

Kendi içimize döndüğümüz pandemi döneminde okurlara yol gösterebilecek bir kitap

Patricia E. Zurita Ona’nın “Duygusal Savrulmalardan Kurtulmakadlı kitabı Timaş Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Hassas tabiatlı insanlar için Kabul ve Kararlılık Terapisi

Her şey karmaşık göründüğünde, başlangıç noktasını fark etmeye çalışın. Kendinize sorun; duygusal mekanizmamı devreye sokan o ilk duygu neydi?”

Size hiç “fazla hassas biri” olduğunuz ve duygularınızı çok abarttığınız söylendi mi?

Duygularınızın ağırlığı altında ezildiğinizi hisseder misiniz?

Gözyaşı yağmurlarında, yakıcı öfke ataklarının ortasında, ıstırabın kucağında kalakaldığınız olur mu?

Sanki bir düğmenize basılmış gibi kontrolden çıkar mısınız?

O an tam da hissettiğiniz gibi davrandığınız için sonrasında pişman olur musunuz?

Yorucu duyguların iniş çıkışından, sizi sağa sola savurmasından yorgun düşer misiniz?

Bunların hepsi sadece “çok-hisseden” biri olmanızdan kaynaklanıyor.

İyi hissetmek ve dengede kalmak için daha az hissetmeniz, kendinizi değiştirmeniz ve başkaları gibi olmaya zorlamanız gerekmiyor.

Bu kitap; kendi değerlerinizi temel alarak daha sevecen, tatminkâr ve canlı bir hayat yaşamanız için ACT (Kabul ve Kararlılık Terapisi) teknikleri doğrultusunda adım adım ilerleyen bir yol haritası sunuyor.

Çok-hissedenlerden misiniz? Doğru yerdesiniz!

Kitaptan Alıntılar

* Eğer zor duygular geldiğinde onlarla ilgili hiçbir şey yapmadan gelip gitmelerine izin verirseniz gelirler ve giderler. Duygusal ıstırap içinde kapana kısılmanıza gerek yok. Mesele şu; bazı duygular öyle acı vericidir ki, onları durdurmaya çalışırsınız. Ancak, bu rahatsız edici duyguları bastırmaya çalıştığınızda, diğer acı veren duygular da ortaya çıkar ve duygusal bir döngüde sıkışıp kalırsınız.

* Hassas insanların dünyasında utanç devreye girdiğinde genellikle yalnızlıktan kopukluğa kadar giden ve aradaki her şeyi kapsayan bir dizi duygu deneyimlenir.

* Duygusal ıstırabınız ne düzeyde olursa olsun değişim mümkün. Bu kitap, duygusal mekanizmanızı nasıl evcilleştireceğinizi adım adım gösterecek. Önünüzde yeni fırsatlar ve yaşanacak bir hayat var.

* Bir duygunun size ne anlatmaya çalıştığını tanımlamak, onun hakkında farklı insanlarla defalarca konuşmaktan, sayfalarca günlük tutmak veya tekrar tekrar düşünmekten çok farklı bir deneyimdir. Bunların hepsi, duyguların yoğunluğunu ve süresini gerçekten artırır. Böylece bu duygular güçlenir. Örneğin öfke üzerine yapılan araştırmalar, öfkeyi dışa vurmanın sizi daha çok üzeceğini gösteriyor. Buharı tüttürmek zihniniz veya vücudunuz için yararlı değildir, ilişkilerinize de katkıda bulunmaz.

* Duygusal durumunuzu adlandırmak, beyninizdeki duygusal tepkilerinizden sorumlu organ olan amigdaladaki aktiviteyi azaltır. Duygularınızı isimlendirme becerisi, aşırı aktif amigdalanızı sakinleştirmeye yardımcı olacaktır. Duygularınızı geldikleri gibi fark etmek ve onları adlandırmak, özellikle incindiğinizde, duygusal mekanizmanız hareket geçtiğinde temel bir beceri oluverir.

* Yoğun hisler yaşayan, bir durum karşısında aniden, çok hızlı ve çok derin hislere kapılan, başka bir olasılığın mümkün olduğunu düşünemeyecek kadar gerçekçi ve derin bir hissediş içine giren ve buna göre tepki ve kararlar veren insanlar aynı zamanda nörobiyolojik açıdan da farklı yapısal özelliklere sahiptir.

edebiyathaber.net (18 Mayıs 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r