Masthead header

Soğuk Savaş’ın gidişatını değiştiren ajan: Gordievsky | Deniz Poyraz

Geçtiğimiz günlerde Say Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan Casus ve Hain adlı eser, Soğuk Savaş dönemine dair pek çok casusluk hikâyesini belgesel-roman formatında kaleme alan, bu konuda yetkin çalışmaları bulunan yazar Ben Macintyre imzası taşıyor. Şu sıralar The Times’ta köşe yazarlığı ve yardımcı editörlük yapan Macintyre’ın bazı çalışmaları, BBC belgesellerine de ilham olmuş durumda. Dilimize Nurdan Soysal tarafından çevrilen Casus ve Hain adlı eseri ise, Soğuk Savaş’ın özellikle son yirmi yılına damgasını vuran çift taraflı bir ajanın, Oleg Antonyevich Gordievsky’nin hikâyesi…

KGB Albayı Oleg Gordievsky, kariyerinin zirvesinde bir ajan. Sovyet istihbarat teşkilatının dâhilerinden biri olan Gordievsky, İskandinavya’da, Moskova’da ve İngiltere’de hizmet ederek lekesiz siciliyle özenle ve sebatla yükselmiş vaziyette. Kırk yaşındayken, Londra’daki KGB istasyonunun şefliğine, herkesin istediği bir makama terfi ettirilmiş, KGB’nin başkanı tarafından resmen seçilmek üzere Moskova’ya dönmesi için davet ediliyor. Bu benzersiz ajanlık hikâyesi daha ilk sayfadan, tüm dinamizmiyle işte böyle açılıyor.

Tıknaz ve atletik yapılı Gordievsky, havaalanının kalabalığının içinde güvenle yürüyor. İçinde kabaran bir miktar korku var. Çünkü kıdemli KGB mensubu, Sovyetler Birliği’nin sadık hizmetkârı Oleg Gordievsky, aslında bir İngiliz casusu! İngiliz dış istihbarat teşkilatı MI6 tarafından on iki yıl öncesinde angaje edilen NOCTON kod adlı ajan, teşkilatın tarihindeki en değerli casuslardan biri. İngiliz yöneticilerine verdiği büyük miktarda bilgi, Sovyet casus şebekesini gözler önüne sererek Soğuk Savaş’ın gidişatını değiştirmiş, nükleer savaşın engellenmesine yardımcı olmuş ve Batı’ya, dünya meselelerindeki son derece tehlikeli dönemlerde, Kremlin’in düşüncesine ilişkin benzersiz bilgiler sağlamış. 

Ronald Reagan da Margaret Thatcher da Rus casusun sağladığı olağanüstü sırlar hazinesi hakkında bilgilendirilmiş durumdalar. Gerçi Amerikan başkanı da İngiliz başkanı da onun gerçek kimliğini bilmiyorlar. Gordievsky’nin ikili hayatından genç karısının bile haberi yok. Gordievsky, işini iyi yapan kusursuz bir profesyonel!

Oysa Gordievsky, KGB subayları ile ailelerinin yaşadığı Moskova’daki yüksek binasının sekizinci katında bulunan dairesine girdiğinde, bir anlığına kanı donacak. Dairesine girildiğini, her yerin didik didik arandığını, sağa sola dinleme cihazları yerleştirildiğini fark edecek. Biri ve birilerinin ona ihanet ettiğini kısa sürede anlayacak. Öyle ki KGB, onun aslında bir İngiliz işbirlikçisi olduğunu fark etmiş ve Gordievsky’yi izlemeye almış çoktan. Ünlü casus, diğer casus yoldaşlar tarafından gizlice dinlenmeye, takip edilmeye başlanmış. İki ateş arasında kalan Gordievsky, bu durumdan nasıl kurtulacak? Hikâyenin devamı sayfalar çevrildikçe derinleşiyor ve okur, uluslararası istihbarat teşkilatlarının yapılarına dair pek çok çarpıcı ve ince detay karşısında şaşkınlığa düşüyor.

Şüphesiz, Gordievsky’nin tüm bir yaşamı, casusluk tarihinin en sıra dışı hikâyelerinden de biri. O Sovyetler Birliği için halk düşmanı bir hain, Batı demokrasisi içinse bir kahraman. Soluksuz okunan bu hacimli ancak oldukça akıcı metin, içerdiği tarihsel materyalle, yakın dönemin en kritik ve kuytu köşe alanlarından birine ışık tutuyor. Kuşe kâğıda baskılı fotoğraflarla, verilerle ve engin kaynakçasıyla, meseleye ilgi duyan hemen herkes için bir başucu kitabı. Casus ve Hain, gerçeklikten yola çıkılarak kaleme alınmış tarihi bir roman olarak tariflenebilir. İyi okumalar…

edebiyathaber.net (28 Aralık 2021)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r