
Salman Rushdie, Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle National Book Foundation tarafından verilen Distinguished Contribution to American Letters madalyasına layık görüldü. Rushdie, ödülün 39’uncu sahibi olacak.
Salman Rushdie, National Book Foundation tarafından verilen Distinguished Contribution to American Letters madalyasının 2026 yılı sahibi oldu. Yaşam boyu edebiyat başarılarını onurlandıran ödül, 18 Kasım’da New York’ta düzenlenecek 77. National Book Awards töreninde Rushdie’ye takdim edilecek. Ödülü yazara, Hindistan doğumlu yazar Kiran Desai sunacak.
National Book Foundation’ın 1988’den bu yana verdiği madalya, Amerikan edebiyatına olağanüstü katkı sağlayan yazarlara sunuluyor. Rushdie, ödülün 39’uncu sahibi olacak. Mumbai’de doğan ve gençlik yıllarında İngiltere’ye taşınan Rushdie, yaklaşık 20 kitabı kapsayan edebi çalışmalarıyla ödülün ABD dışında doğmuş dördüncü sahibi konumunda. Daha önce bu ödülü Kanada doğumlu Saul Bellow, Şili doğumlu Isabel Allende ve İsveç doğumlu Art Spiegelman aldı.
“Amerikan edebiyatının bir parçası olmak”
79 yaşındaki Rushdie, ödülün kendisi açısından ABD yurttaşlığıyla birlikte Amerikan edebiyatının bir parçası olma hissini güçlendirdiğini söyledi. Yazar, uzun yıllar ABD’de yaşamasına rağmen yurttaşlığın kendisini ülkeye daha derinden bağlı hissettirdiğini belirtti.
Rushdie, edebiyatını yalnızca ABD sınırları içerisinde geçen eserlerle tanımlamıyor. Güney Asya, Londra ve New York’taki yaşamının yazarlığını biçimlendirdiğini belirten yazar, kendisini farklı coğrafyalardan gelen göçmen yazarların oluşturduğu Amerikan edebiyatı geleneğinin içinde görüyor.
“Geceyarısı Çocukları” ile Booker Ödülü
Rushdie, 15 romanın yanı sıra öykü, deneme, anı ve röportaj kitapları kaleme aldı. 1981 tarihli Geceyarısı Çocukları (Midnight’s Children) ile Booker Ödülü’nü kazanan yazar, aynı zamanda Utanç, Şeytan Ayetleri, Moor’un Son İç Çekişi ve Quichotte gibi romanlarıyla Booker Ödülü’nün farklı yıllardaki kısa listelerinde yer aldı.
1988’de yayımlanan Şeytan Ayetleri, Rushdie’nin yaşamında önemli bir kırılma noktası oldu. Kitabın yayımlanmasının ardından İran’ın dini lideri Ayetullah Humeyni tarafından Rushdie hakkında ölüm fetvası çıkarıldı ve yazar uzun yıllar güvenlik önlemleri altında yaşadı.
Rushdie, 2022’de New York eyaletindeki Chautauqua Institution’da bir etkinlik sırasında sahnede bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırının ardından yaşadıklarını 2024’te yayımlanan Knife: Meditations After an Attempted Murder adlı anı kitabında anlattı. Kitap, 2024 National Book Awards’ta kurmaca dışı eser kategorisinde finale kaldı.
National Book Foundation Başkanı David Steinberger, Rushdie’nin beş on yılı aşan yazarlık kariyerinin yanı sıra ifade özgürlüğü savunuculuğuna da dikkat çekerek, yazarın çalışmalarının farklı kültürler ve kimlikler arasında bağ kurduğunu belirtti. Vakfın başkanı Ruth Dickey ise Rushdie’nin roman ve öykülerinin gerçek ve hayali coğrafyalarda geçtiğini, eserlerinin kültürel ve siyasi açıdan farklı deneyimleri edebiyat aracılığıyla görünür kıldığını söyledi.
2026 National Book Awards töreni, 18 Kasım’da New York’taki Cipriani Wall Street’te düzenlenecek.

















